✍️ Hasan Subaşı

e-posta: subasikocer@gmail.com

Alevi Yolunun gücü, hiç kimsenin hata yapmamasında değildir. İnsan hata yapabilir. Asıl mesele, hatayla yüzleşebilmek, özeleştiri verebilmek, kırılan gönlü onarabilmek ve yeniden rızalık üretebilmektir.

✍️ Hasan Subaşı

Alevilik yalnızca birtakım inanç ritüellerinin yerine getirildiği bir yol ve inanç değildir. Aynı zamanda insanın kendisiyle, toplumla, doğayla ve Hak ile kurduğu ilişkiyi belirleyen bir yaşam öğretisidir. Bu öğretinin merkezinde insanın davranışlarından sorumlu olması, kendi nefsini sorgulaması, başkasının hakkına riayet etmesi ve toplumsal yaşamı rızalık temelinde sürdürmesi vardır.
Bu nedenle Alevilikte rızalık, görgü ve dar, birbirinden bağımsız üç kavram olarak düşünülemez. Bunlar birbirini tamamlayan, yolun toplumsal ve ahlaki düzenini oluşturan temel değerlerdir. Rızalık olmadan birlik, görgü olmadan toplumsal sorumluluk, dar olmadan da kişinin kendisiyle ve toplumla yüzleşmesi eksik kalır.

Rızalık: Yolun Temel İlkelerinden Biri

Alevilikte rızalık, basit anlamıyla bir kişinin diğerine “razı olması” değildir. Çok daha derin bir toplumsal ve ahlaki anlam taşır.
Rızalık; kişinin çevresindeki insanlarla ilişkilerinde hak gözetmesi, haksızlık yapmaması, kul hakkı yememesi ve varsa kırgınlıklarını, anlaşmazlıklarını yolun ilkeleri doğrultusunda çözmesi anlamına gelir.
Cem meydanında canların yan yana durabilmesinin temel koşullarından biri de budur. Çünkü gönüller birlenmeden meydanın birlenmesi mümkün değildir. Bir kişinin başka bir canın hakkını çiğneyerek, gönlünü kırarak ya da toplum içinde ciddi bir anlaşmazlığı çözümsüz bırakarak hiçbir şey olmamış gibi yol meydanına çıkması Aleviliğin rızalık anlayışıyla bağdaşmaz.
Bu nedenle rızalık, yalnızca bireysel vicdan meselesi değildir. Aynı zamanda toplumsal barışın ve ortak yaşamın ahlaki temelidir.

Görgü: İnsan Önce Kendisine Bakmalıdır

Görgü, Alevilik Yolu’nun çok önemli bir yol ilkesi, kuralı ve erkânıdır.
Görgüyü yalnızca bir inanç erkânı olarak değerlendirmek eksik olur. Görgü aynı zamanda kişinin yaşamını, davranışlarını ve toplumla ilişkisini sorguladığı bir yüzleşme alanıdır. Ben nasıl bir insanım ve birlikte yaşadığım insanlara karşı sorumluluklarımı yerine getiriyor muyum? İnsan başkasının kusurunu aramadan önce kendi davranışlarına bakmalıdır. Kırdığı bir gönül var mı? Birinin hakkını yemiş mi? Verdiği ikrara bağlı kalmış mı? Toplum karşısındaki sorumluluklarını yerine getirmiş mi? Görgü, insanı yalnızca başkalarının karşısında değil, kendi vicdanının karşısında da sorgulamaya çağırır. Bu yönüyle görgü, kişinin kendisini aklamasının değil, kendisiyle yüzleşmesinin meydanıdır.

Dar: Yol Meydanında Hesap Verebilmek

Alevilikte dar kavramının da özel bir anlamı vardır. Dara durmak, yalnızca fiziksel olarak belirli bir biçimde meydanda durmak değildir. Dar, kişinin yol karşısında sorumluluk üstlenmesini, yaptığıyla yüzleşmesini ve gerektiğinde hesabını vermesini ifade eder. Dara duran can, kendisini toplumun ve Yolun üzerinde görmez. Tam tersine, “Ben de bu Yolun bir parçasıyım ve yaptıklarımdan sorumluyum” diyerek meydana çıkar. Bu nedenle dar, bir aşağılama ya da cezalandırma anlayışı olarak görülmemelidir. Özünde yüzleşme, sorumluluk, özeleştiri ve rızalığa ulaşma vardır. Alevi öğretisinde kişinin makamı, unvanı ya da toplum içindeki konumu onu yol karşısında ayrıcalıklı hâle getirmez. Mürşit’te, dede de, ana da, yönetici de, talip de yolun ilkeleri karşısında sorumludur. Çünkü Yol cümleden uludur.

Rızalık, Görgü ve Dar Birbirinden Ayrılamaz

Bu üç kavramın kopmaz bağlarla birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Rızalık toplumsal ilişkinin temelini oluşturur. Görgü, bu ilişkinin sorgulandığı ve değerlendirildiği meydandır. Dar ise insanın kendi sorumluluğuyla yüzleşmesinin ifadesidir. Amaç insanı cezalandırmak değil, bozulan toplumsal ilişkiyi yeniden onarmaktır. Amaç bir canı toplumdan dışlamak değil, mümkün olduğu ölçüde onu yeniden rızalıkla toplumsal bütünlüğün parçası hâline getirmektir.
Bu nedenle Alevi Yolunun adalet anlayışında yalnızca “Kim suçlu?” sorusu yoktur. Bunun yanında “Bozulan rızalık nasıl yeniden kurulacak, kırılan gönül nasıl onarılacak?” sorusu da vardır.

Rızalık Her Şeye Razı Olmak Değildir

Burada önemli bir ayrımın altını çizmek gerekir. Rızalık, haksızlık karşısında susmak değildir. Birlik adına eleştiriden vazgeçmek, yanlışları görmezden gelmek veya haksızlığa boyun eğmek de değildir. Aksine gerçek rızalık, sorunların üzerinin örtülmesini değil, konuşulmasını ve çözülmesini gerektirir. Çünkü zorla sağlanan sessizlik rızalık değildir. Bir insanın gönülden razı olmadığı bir konuda baskıyla susturulması, Aleviliğin rızalık anlayışıyla bağdaşmaz. Rızalık özgür iradeye dayanır.

Yolun Dili Kırmak Değil, Onarmaktır

Günümüzde Alevi toplumunun ve kurumlarının karşı karşıya kaldığı tartışmalarda rızalık, görgü ve dar kavramlarının yeniden hatırlanması önem taşıyor. Çünkü yolun değerleri yalnızca Cemlerde söylenecek güzel sözlerden ibaret değildir. Eğer rızalıktan söz ediyorsak birbirimizin hakkını gözetmek zorundayız. Eğer görgüden söz ediyorsak önce kendimizi sorgulayabilmeliyiz. Eğer dardan söz ediyorsak yaptığımız yanlışların sorumluluğunu üstlenebilmeli ve gerektiğinde toplum karşısında hesap verebilmeliyiz.

Alevi Yolunun gücü, hiç kimsenin hata yapmamasında değildir. İnsan hata yapabilir. Asıl mesele, hatayla yüzleşebilmek, özeleştiri verebilmek, kırılan gönlü onarabilmek ve yeniden rızalık üretebilmektir. Çünkü Yolun amacı insanı küçültmek değil, insanı olgunlaştırmaktır. Rızalık bunun vicdanıdır. Görgü bunun meydanıdır. Dar ise bunun sorumluluğudur. Bütün bunların üzerinde Yol vardır. Yol cümleden uludur.


WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir