İnsan, evladını kaybettiğinde yalnızca sevdiği birini kaybetmez. Onunla birlikte geleceğe açılan kapıları, birlikte kurulacak cümleleri, henüz yaşanmamış günleri de özler. Bir daha duyulamayacak bir sesin, yarım kalmış bir sarılmanın, birlikte yaşanması düşlenen zamanların boşluğu kalır geriye.

✍️ Türkan Doğan

Bazı insanlar vardır; yaşamlarını yalnızca kendileri için kurmazlar. Sahnede sözü çoğaltır, hayatın karşısında saf tutar, halkın acısını kendi acısından ayrı düşünmezler.

Orhan Aydın, sanatını yaşamdan, yaşamını insandan, insanı da özgürlük ve eşitlik arayışından ayrı görmeyen bir tiyatro insanı, bir devrimci aydın.

Ama insan, bütün düşüncelerinin, mücadelelerinin ve hayata karşı geliştirdiği direncin ötesinde, aynı zamanda bir babadır. Ve bazen hayat, insanın göğsünde taşıdığı en büyük sevgiyi, en büyük yaraya dönüştürür.

6 Şubat depremleri, binlerce insanın yaşamını aldı; geride yarım kalmış hayatlar, suskun evler, cevapsız sorular ve dinmeyen özlemler bıraktı. Orhan Aydın da o büyük yıkımda kızı Eylem Şafak Aydın’ı kaybetti. Bir ülkenin ortak acısına dönüşen o büyük felaketin içinde, bir babanın dünyası da yıkıldı.

İnsan, evladını kaybettiğinde yalnızca sevdiği birini kaybetmez. Onunla birlikte geleceğe açılan kapıları, birlikte kurulacak cümleleri, henüz yaşanmamış günleri de özler. Bir daha duyulamayacak bir sesin, yarım kalmış bir sarılmanın, birlikte yaşanması düşlenen zamanların boşluğu kalır geriye.

Belki de özlemin en ağır yanı budur: İnsan, geçmişte yaşadığı güzel günleri hatırladığı kadar, hiç yaşayamayacağı günlerin de yasını tutar.

Peki, bir baba bu acıyla nasıl yaşar? Bir devrimci, bir sanatçı, hayatı ve insanı anlamaya çalışan bir aydın, böylesine büyük bir kaybın karşısında hangi sözcüğe sığınır?

Belki hiçbir sözcük yetmez. Çünkü bazı acılar anlatılmak için değil, insanın bütün varlığında taşınmak için vardır. Felsefe, insanın neden acı çektiğini açıklamaya çalışabilir; edebiyat, acının içinden bir cümle kurabilir. Ama hiçbiri bir babanın kızına duyduğu özlemi sona erdiremez.

Orhan Aydın’ı düşünürken, sahnede hayat bulan karakterlerin, insanın eşitlik ve özgürlük arayışının, sanatın dönüştürücü gücünün yanında, yüreğinde kızına ayrılmış o sessiz yere de bakıyorum. Çünkü insanı gerçekten anlamak, yalnızca söylediklerini değil, sustuğu yerde taşıdıklarını da duyabilmektir.

Bir sanatçı, sahnede başka hayatlara ses verir. Bir devrimci, dünyanın değişebileceğine inanarak yürür. Bir baba ise evladını, dünyanın bütün değişimlerinden bağımsız, eşsiz ve vazgeçilmez bir sevgiyle taşır içinde.

Ve kimi kayıplar, insanın içindeki zamanı ikiye böler: Öncesi ve sonrası…

Eylem’in ardından kalan özlem, yalnızca bir babanın özlemi değildir artık. O özlem, depremde evladını kaybeden bütün anne babaların ortak acısına da dokunur. Her biri kendi evladının adını, sesini, gülüşünü taşır içinde. Hiçbirinin acısı bir diğerinin aynısı değildir; ama hepsinin yüreğinde, dünyadan eksilen bir geleceğin ağırlığı vardır.

Ben Orhan Aydın’ı düşünürken, yalnızca bir tiyatro insanını ya da devrimci bir aydını görmüyorum. Bütün toplumsal kimliklerinin ardında, kızını özleyen bir babanın insan yanını görüyorum.

Çünkü insan olmak, yalnızca dünyayı değiştirmek için mücadele etmek değildir; değiştiremediğimiz şeylerin karşısında kırılabilmek, sevdiğimiz birinin yokluğuyla yaşamayı öğrenmeye çalışmak ve bütün bunlara rağmen insandan vazgeçmemektir.

Belki hayatın en ağır çelişkisi de burada saklıdır: İnsan, bir yandan daha güzel bir dünya kurmak için mücadele ederken, diğer yandan kendisinden koparılan bir parçanın özlemiyle yaşamak zorunda kalır.

Orhan Aydın’ın kızına duyduğu özlemin önünde söylenecek her söz biraz eksik, her cümle biraz yarımdır.

Yine de insan, sevdiği insanları anlatmaktan vazgeçmemeli. Çünkü bazen bir isim, bir yüz, bir hatıra; yokluğun karşısında söylenebilecek en güçlü sözdür.

Eylem Şafak Aydın’ın adı, babasının yüreğinde taşıdığı sevgiyle; Orhan Aydın’ın sanatı ve mücadelesi ise insanın daha özgür, daha eşit, daha yaşanabilir bir dünya arayışıyla yaşamaya devam ediyor.

Ve biz, bir babanın kızına duyduğu özlemi hiçbir cümlenin dindiremeyeceğini bilerek, o özlemin karşısında saygıyla duruyoruz.


WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir