✍️ Roj Arslan-Gülçehre

e-posta: rojarslan@hotmail.com

“72 millete aynı nazarla bakmayı öğütleyen bir Yol’un canları, kendi içinde birbirine hangi nazarla bakıyor?”

✍️ Roj Arslan-Gülçehre

Alevilik söz konusu olduğunda en sık dile getirdiğimiz değerlerden biri, insanı kimliğine, diline, kökenine ya da inancına göre ayırmamaktır. “72 millete bir nazarla bakmak” derken aslında çok güçlü bir yaşam anlayışından söz ederiz: İnsan insandır. Her can ayrı bir renktir; ama hiçbir renk diğerinden üstün değildir.

Peki bu anlayışı dışarıya karşı savunurken kendi içimizde ne kadar yaşayabiliyoruz?

Asıl sorgulamamız gereken yer belki de tam burasıdır.

72 Millete Bir Gözle Bakıyoruz da 72 Parçaya mı Bölünüyoruz?

Bir Sünni’ye, Hristiyan’a, Yahudi’ye, Êzidî’ye, ateiste ya da başka bir inançtan insana hoşgörüyle yaklaşılması gerektiğini söylüyoruz. Türk’ün, Kürt’ün, Ermeni’nin, Arap’ın, Alman’ın ve dünyadaki bütün halkların eşit olduğunu savunuyoruz.

Doğru olan da budur.

Fakat sıra kendi içimize geldiğinde aynı genişliği her zaman gösteremiyoruz.

“Benim Aleviliğim doğru.”

“Onların erkânı yanlış.”

“Bizim ocak daha hakiki.”

“Onların sürekleri bize uymaz.”

“Biz gerçek Aleviyiz.”

“Onlar Aleviliği yanlış yaşıyor.”

Kimi zaman coğrafyaya göre ayrışıyoruz. Kimi zaman dil üzerinden. Kimi zaman ocak, dergâh, sürek veya erkân üzerinden. Kimi zaman Aleviliğin nasıl tanımlanacağı konusunda birbirimizi dışlıyoruz. Kimi zaman da siyasi tercihlerimizi Yol’un ölçüsü hâline getiriyoruz.

Sonra herkes kendi küçük hakikatinin çevresine bir duvar örüyor.

Peki 72 millete bir gözle bakmak, kendi canımıza gelince neden sona ersin?

“Yol Bir, Sürek Binbir” Sadece Güzel Bir Söz mü?

Yol bir, sürek binbir” diyoruz.

Bu sözün değeri tam da farklılıklarımızı kabul ettiğimiz yerde ortaya çıkar.

Süreklerin binbir olması, herkesin birbirinin aynısı olması gerekmediğini anlatır. Dersim’deki bir Alevi canın kültürel dünyasıyla Sivas’taki, Maraş’taki, Erzincan’daki, Malatya’daki, Tokat’taki veya başka bir coğrafyadaki canın dili, ritüeli ve yerel pratiği birebir aynı olmak zorunda değildir.

Bir can kendisini Kızılbaş olarak ifade edebilir, bir başkası Alevi diyebilir. Farklı ocaklardan, farklı süreklerden, farklı dillerden gelebiliriz. Türkçe, Kurmancî, Kirmanckî/Zazakî veya başka bir dille Yol’u anlatabiliriz.

Farklılık neden ayrılık olsun?

“Yol bir, sürek binbir” diyorsak, bunun anlamı birbirimize karşı saygı ve anlayış gösterebilmektir.

Binbir süreği kabul edip yalnız kendi süreğimizi doğru saymak, sözün özünü ortadan kaldırmaz mı?

Başkasını Ötekileştirirken Kendimizden Ne Kaybediyoruz?

Bir başka çelişkimiz daha var.

Aleviler tarih boyunca ötekileştirilmekten, yok sayılmaktan, asimilasyondan ve kendi inancını özgürce yaşayamamaktan haklı olarak yakınmıştır.

Peki ötekileştirilmenin acısını bilen bir toplumun kendi içinde ötekiler üretmesi nasıl açıklanabilir?

Bize yapılmasını istemediğimiz şeyi birbirimize yaptığımız anda, eleştirdiğimiz zihniyetin bir parçasını kendi içimizde yeniden üretmiş olmaz mıyız?

Bir canı düşüncesinden dolayı dışladığımızda;

bir başka canın süreğini küçümsediğimizde;

dilini, yöresini veya ocağını değersizleştirdiğimizde;

siyasi düşüncesini Aleviliğinin ölçüsü yaptığımızda;

“sen bizden değilsin” demeyi kolaylaştırdığımızda;

hangi Yol’un rızalığını kuruyoruz?

Bu soruyu artık birbirimize değil, önce kendimize sormamız gerekiyor.

Birlik Aynılaşmak Değildir

Burada birlikten söz ederken bütün Alevilerin aynı düşünmesi gerektiğini söylemiyorum.

Tam tersine.

Aleviliğin zenginliği zaten farklılıklarının içinde yaşar.

Birlik, tek tip olmak değildir.

Birlik; farklılıklarımızla cancana durabilmektir.

Birbirimizi eleştirebiliriz. Tartışabiliriz. Aleviliğin tarihi, öğretisi, kurumları ve geleceği konusunda birbirimizden tamamen farklı düşünebiliriz.

Fakat tartışmanın sonunda birbirimizin Aleviliğini sorgulamaya başlıyorsak orada düşünsel tartışma bitmiş, ötekileştirme başlamıştır.

İşte bunun son bulması gerekiyor.

“Alevi Alevidir” Ne Demektir?

“Alevi Alevidir” sözü, farklılıkları yok saymak anlamına gelmemeli.

Tam tersine:

Alevi Alevidir; çünkü farklılığıyla Yol’un bir parçasıdır.

Kendisini hangi yöresel veya kültürel tanımla ifade ederse etsin; hangi dili konuşursa konuşsun; hangi ocaktan veya sürekten gelirse gelsin, başka bir canın onu küçültme veya Aleviliğini elinden alma hakkı olmamalıdır.

Birbirimizin kimliğine hükmeden makamlar değil, birbirinin rızalığını gözeten canlar olmalıyız.

Çünkü Yol’un büyüklüğü hepimizi birbirimize benzetebilmesinde değil, farklılıklarımızı birbirimizi tarumar etmeden aynı meydanda buluşturabilmesindedir.

“Bir Olalım, İri Olalım, Diri Olalım”

Bu sözü de sıkça tekrar ediyoruz.

Fakat onu yalnızca bir temenni olmaktan çıkarmalıyız.

Ben bunu bugünün diliyle şöyle okuyorum:

Hepimiz birimiz için, birimiz hepimiz için.

Bir canın hakkı çiğnendiğinde diğerleri susmuyorsa birlik vardır.

Bir kurum zor durumda kaldığında diğer kurumlar rekabet etmek yerine omuz veriyorsa birlik vardır.

Gençlerimizin eğitiminde, kültürümüzün korunmasında, cemevlerimizin geleceğinde, ekonomik dayanışmada ve toplumsal haklarımızda ortaklaşabiliyorsak birlik vardır.

Birbirimizin başarısını tehdit değil ortak kazanım olarak görebiliyorsak birlik vardır.

Yoksa yüzlerce kurumumuz, federasyonumuz, derneğimiz ve cemevimiz olabilir; fakat birbirimizden kopuksak kalabalık oluruz, birlik olamayız.

72 Renk, Bir Yol

Belki artık kendimize yeni bir ayna tutmanın zamanıdır.

Dışarıdaki dünyaya anlattığımız hoşgörüyü önce kendi içimizde yaşatalım.

72 millete gösterdiğimiz saygıyı 72 Alevi anlayışından da esirgemeyelim.

Birbirimizin süreğini tehdit değil zenginlik, dilini ayrılık değil kültürel miras, farklı düşüncesini düşmanlık değil düşünsel çoğulluk olarak görelim.

Çünkü bizi geleceğe taşıyacak olan, kimin “daha doğru Alevi” olduğunu kanıtlamak değildir.

Bizi geleceğe taşıyacak olan, bütün farklılıklarımıza rağmen birbirimizin varlığına rıza gösterebilme olgunluğudur.

Bu nedenle belki de yeni dönemin sözü çok daha açık olmalıdır:

Alevi Alevidir. Nokta.

Alevi, başka bir Alevinin ötekisi değildir.

Yol bir, sürek binbirdir; çünkü farklılık ayrılığın değil, birbirimize duyduğumuz saygı ve anlayışın zenginliğidir.

Aleviler birbirinden koparılacak parçalar değil; farklı renkleriyle birbirini tamamlayan, ayrılmaz bir bütündür.

Bir olalım, iri olalım, diri olalım: Hepimiz birimiz için, birimiz hepimiz için.

72 millete bir nazarla bakıyorsak, önce birbirimize aynı nazarla bakalım.

İşte o zaman “birlik” yalnız dilimizde söylediğimiz güzel bir söz olmaktan çıkar; cemimizde, kurumlarımızda, soframızda, mücadelemizde ve birbirimize verdiğimiz rızalıkta yaşayan bir hakikate dönüşür.

Alevi Alevidir. Birbirinden ayrılmaz bir bütündür.

Àsk ile 🙏,
Roj


WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir