Herkes Alevileri bir kategoriye sokmaya çalışıyor: siyasal Alevilik, radikal Alevi, mezhepçi Alevi, bölücü Alevi… Aleviliğin ne olduğunu, nasıl inanıldığını belirlemek kimin haddine? Bunu Aleviler söylesin. Biz kimiz, neye inanıyoruz, neyi talep ediyoruz?

DEM Parti İstanbul Milletvekili ve Garip Dede Dergâhı Başkanı Celal Fırat, son günlerde Aleviler üzerinden yürütülen tartışmalarda kullanılan dile dikkat çekerek, Aleviliğin bir güvenlik başlığı altında ele alınmasına tepki gösterdi. “Siyasal Alevilik” ve “radikal Alevi örgütler” gibi tanımlamaların toplumsal kaygıları büyüttüğünü belirten Fırat, Alevilerin barıştan yana olduğunu vurguladı. Fırat, “Barış, birilerinin yenilmesi değil, hepimizin birbirine yeniden güvenebilmesidir. Bizim yolumuzda buna rızalık deriz” ifadelerini kullandı.

AHA Haber Merkezi – DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Aleviler üzerinden son günlerde yürütülen tartışmalara ilişkin kaleme aldığı yazısında, kullanılan kavramların ve dilin yaratabileceği toplumsal sonuçlara dikkat çekti.

Aleviliğin suç, şiddet veya güvenlik kavramlarıyla yan yana getirilmesine karşı çıkan Fırat; Alevilerin taleplerinin eşit yurttaşlık, cemevlerinin statüsü, zorunlu din dersleri ve inançlarını özgürce yaşama hakkı olduğunu vurguladı.

Türkiye’de yürütülen barış tartışmalarının kıymetli olduğunu belirten Fırat, barışın yeni korkular ve karşıtlıklar üretilmeden kurulması gerektiğini ifade etti.

Celal Fırat’ın yazısını olduğu gibi yayımlıyoruz:

Alevileri Hedef Tahtasına Koymayın

✍️ Celal Fırat

Birkaç gündür Aleviler üzerinden yürütülen tartışmaları izliyorum ve kaygılarım artıyor.

Kullanılan dil ve tartışma biçimi iyi bir gelecek işaret etmiyor. Önce “siyasal Alevilik” kavramı ortaya atılarak Alevilerin hak talepleri kriminalize edildi, hedef gösterildi. Kimileri Aleviliğin ne olduğunu, Alevinin nasıl düşünmesi ve nerede durması gerektiğini bize tarif etmeye kalktı.

Şimdi de Yeni Şafak “radikal Alevi örgütler” diye yeni bir kavram kullanıyor. Tam olarak neden bahsediyorsunuz?

Bir örgütten bahsediyorsanız adını söyleyin, bir suçtan bahsediyorsanız suçluyu gösterin. Hukuk gereğini yapsın.

Ancak sürekli olumsuz anlam yükleyerek “Alevi” kelimesini önüne koyup yeni tartışmalar ve toplumsal kaygılar üretmeyin.

Aleviler bu topraklara dün gelmedi. Yüzyıllardır buradayız. Köylerinde, kentlerinde, fabrikalarında, tarlalarında, okullarında, sanatında, edebiyatında, mücadelesinde, Meclisinde ve tarihin her aşamasında varız.

Alevilik üzerinden suç tarifi yapılamaz. Alevilik bir güvenlik başlığı değildir.

Herkes Alevileri bir kategoriye sokmaya çalışıyor: siyasal Alevilik, radikal Alevi, mezhepçi Alevi, bölücü Alevi… Aleviliğin ne olduğunu, nasıl inanıldığını belirlemek kimin haddine? Bunu Aleviler söylesin. Biz kimiz, neye inanıyoruz, neyi talep ediyoruz?

Neden sürekli başkalarının kurduğu cümlelerin içinde kendimizi anlatmak zorunda kalıyoruz?

Aleviler bu toprakların insanıdır. Acısıyla, lokmasıyla, sazıyla, sözüyle, cemiyle, semahıyla, komşuluğu ve dostluğuyla buradadır. Kimsenin yerini almaya, kimsenin hakkını ihlal etmeye gelmedik. Zaten bütün köklerimizle buradayız.

Bu ülkede bir tek kelimenin bile nelere mal olduğunu tarihimizdeki acı tecrübelerle biliyoruz. Önce bir söz söylenir, sonra tekrar edilir, gazete başlığı olur, televizyonlarda konuşulur. İnsanlar o kavramlara yüklenen olumsuz anlama alışır. Gün gelir milyonların oluşturduğu bir topluluk hakkında şüphe ve kara iftiralar normalleşir. O yüzden Alevilerle ilgili böyle bir dil kurulmasın.

Türkiye’nin barış gündemi kıymetlidir. Yıllardır ağlayan annelerin artık ağlamamasını kim istemez?

Bir Kürt annesinin evladının yaşamasına bir Alevi neden sevinmesin?

Bir Türk annesinin evladının sağ salim evine dönmesi kimi rahatsız edebilir?

Acının mezhebi olmaz. Annenin Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si olmaz; annenin gözyaşı vardır.

O gözyaşı dinsin istiyoruz.

Ama barışı kurarken yeni korkular üretmeyelim. Bir toplumsal kesimi diğerinin karşısına koymayalım. Hele Alevileri kimsenin olumsuz karşılığı, tehdidi veya güvenlik problemi gibi göstermeyelim.

Alevilerin doldurmak istediği boşluk eşit yurttaşlık boşluğudur.

Cemevlerimizin çözülemeyen statüsünü, çocuklarımızın zorunlu din dersleri karşısındaki durumunu, inancımızın başkaları tarafından tarif edilmesini, Alevi köyüne Aleviye sormadan yapılanı konuşmak istiyoruz. Meselemiz bunlardır.

Alevileri tek bir politik hareketin içine sığdırıp onun ideolojik ölçüleriyle yargılamaktan vazgeçelim. Alevi dediğiniz milyonlarca insandan oluşan bir topluluktur. Türkü var, Kürdü var. Farklı politik tutumları, farklı partilere oy verenleri, hiçbirine gönül vermeyenleri var. Hepsini tek bir siyasi örgütlenme gibi görmek büyük hatadır.

Alevilik bir yoldur. O yolun öğrettiği basittir: İnsana insan olduğu için bak, onun diliyle, kimliğiyle, mezhebiyle kavga etme.

Alevileri hedef tahtasına koymayın.

Suç varsa suçluyu, örgüt varsa adını, siyasi düşünce varsa oturup tartışalım.

Ama Aleviliği suçun, şiddetin, radikalliğin önüne sıfat yapmayın.

Çocuklarımıza yeni düşmanlıklar bırakmak istemiyoruz. Bu memleket yeterince acı gördü. Artık birbirimizin yarasını kaşımak yerine o yaraya merhem olmayı deneyelim. Barış, birilerinin yenilmesi değil, hepimizin birbirine yeniden güvenebilmesidir. Bizim yolumuzda buna rızalık deriz.

Birbirimizden razı olacağımız bir memleket istiyoruz.

O memlekette herkese yeterince yer var.

Aşk ile, muhabbet ile.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir