Biz bugün İdris-i Bitlisî’yi tarihsel rolü üzerinden tartışıyor ve eleştiriyorsak, tarihten çıkarmamız gereken asıl ders “böl, parçala ve yönet” siyasetine karşı uyanık olmak değil midir?

✍️ Ali Özcan

Öncelikle sözümün başını açık koymak istiyorum:

Bütün Alevi ocaklarına, pirlerimize, dedelerimize, analarımıza ve yolumuza hizmet eden bütün canlara saygım ve niyazım sonsuzdur.

Ben bu yazıyı hiçbir ocağı, hiçbir piri, dedeyi ya da canı hedef almak için yazmıyorum.

Tam tersine, bir Alevi olarak kendi yolumuz adına bir soru soruyorum.

31 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan Alevi Aydınlar Bildirgesi’ndeki endişelere destek veren 44 ocak mensubunun ortak bir açıklama altında buluşmasını gördük.

Hızır Şamut Baba, Sultan Sinemilli, Ağuiçen, Şah İbrahim Veli, Kureşan, Baba Mansur, Güvenç Abdal, Dede Kargın, Hıdır Abdal, Cemal Abdal, Arzuman, Ali Dost, Seyit Garip Musa, Kızıldeli Seyit Ali Sultan, Sarısalık, Derviş Cemal, Şeyh Ahmet Dede ve diğer yol süreklerimizin mensupları ortak söz söyleyebiliyor, ortak kaygının altına imza atabiliyor.

Buna saygı duyuyorum.

Ama şimdi aynı ocaklarımıza, aynı pirlerimize, dedelerimize ve Alevi aydınlarımıza başka bir soru soruyorum:

Bir mesele karşısında 44 can bir araya gelip ortak bildiri yayımlayabiliyorsa, devletin Aleviliği kendi eliyle tanımlamasına, kendi kurumları üzerinden şekillendirmesine ve Alevilerin bağımsız örgütlenme iradesine müdahale etmesine karşı neden aynı büyüklükte ortak bir açıklama ve imza göremiyoruz?

Tarih Hakkında Konuşurken Gösterdiğimiz Cesareti Bugün de Gösterelim

Biz bugün İdris-i Bitlisî’yi tarihsel rolü üzerinden tartışıyor ve eleştiriyorsak, tarihten çıkarmamız gereken asıl ders “böl, parçala ve yönet” siyasetine karşı uyanık olmak değil midir?

O halde tarih hakkında konuşurken gösterdiğimiz cesareti bugünün karşısında da göstermeliyiz.

Benim itirazım tam da buradadır.

Devletin makbul gördüğü bir Alevilik yaratmasına karşı neden 44 değil, 444 ocak mensubu ayağa kalkmıyor?

Neden pirlerimiz, dedelerimiz, analarımız ve Alevi aydınlarımız bir araya gelerek:

“Alevilik devletin masasında biçimlendirilemez.
Aleviliğin sahibi devleti yönetenler değil, bu yolu yüzyıllardır süren canlardır.
Ocaklarımız devlet kurumlarının değil, Hakk-Muhammed-Ali yolunun ve talibinin karşısında sorumludur.”

diye ortak bir bildiriye imza atmıyor?

Benim sizlerden beklediğim tam da budur.

Yalnızca Geçmişi Değil, Bugünün Politikalarını da Konuşalım

Gelin, yalnızca geçmişin İdris-i Bitlisî’sini konuşmayalım.

Bugünün politikalarını da konuşalım.

Geçmişte Alevileri bölmeye, kimliğini dönüştürmeye ve iradesini kırmaya çalışan anlayışlara nasıl karşı çıkıyorsak, bugün Aleviliği yukarıdan biçimlendiren her türlü devlet politikasına karşı da aynı kararlılığı gösterelim.

Bir konuda yan yana gelebiliyorsak bunda da yan yana gelelim.

Bir konuda bildiri yayımlayabiliyorsak bunun için de bildiri yayımlayalım.

Bir konuda 44 imza toplayabiliyorsak Aleviliğin bağımsız iradesi için 444 imza toplayalım.

“Ocaklarımız Bizim Tarihsel Hafızamızdır”

Çünkü ocaklarımız bizim tarihsel hafızamızdır.

Pirlik ve dedelik yalnızca geçmişi anlatmak değildir; bugün yolun karşı karşıya bulunduğu tehlikeler karşısında da söz söyleyebilmektir.

Ben bir Alevi can olarak bütün ocaklarımıza, pirlerimize, dedelerimize, analarımıza ve Alevi aydınlarımıza buradan çağrı yapıyorum:

Gelin, devlet Aleviliğine karşı da bir can olalım.
Gelin, Aleviliğin kendi iradesine hep birlikte sahip çıkalım.
Gelin, bunun için de ortak açıklama yapalım ve imzamızı atalım.

Benim size söyleyeceğim söz budur.

Yol cümleden uludur.
Yolumuz bir, sözümüz bir, mücadelemiz bir olsun.

Aşk ile.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir