Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde Demir Madencilik’e ait kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında 3 madenci yaşamını yitirdi, 2’si ağır 5 madenci yaralandı. Ağır yanıkları bulunan iki madenci Ankara’ya sevk edilirken Umut-Sen, maden ocağındaki iş güvenliği önlemlerinin, denetim raporlarının ve üretim izinlerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

AHA Haber Merkezi – Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinin Dereiçi mevkisinde faaliyet gösteren Demir Madencilik’e ait kömür ocağında 23 Ekim 2026 Cuma günü saat 10.00 sıralarında meydana gelen grizu patlaması, üç madencinin yaşamını yitirmesine, beş madencinin yaralanmasına neden oldu.

Patlamanın ardından bölgeye AFAD, UMKE, jandarma, sağlık ve kurtarma ekipleri sevk edildi. İlk belirlemelerde iki olarak açıklanan can kaybı, ocakta mahsur kalan üçüncü madencinin de yaşamını yitirdiğinin anlaşılmasıyla üçe yükseldi.

Umut-Sen’in açıklamasında, hayatını kaybeden madencilerden ikisinin Cengiz Bökrübaşı ve Recep Çolakoğlu olduğu belirtildi.

Yaralanan beş madenciden ikisinin vücutlarında ağır yanıklar oluştuğu ve ilk müdahalelerinin ardından ileri tedavi amacıyla Ankara’daki hastanelere sevk edildiği bildirildi.

Yaşanan patlama, Türkiye’de madencilerin çalışma koşullarını, iş güvenliği önlemlerini ve maden işletmelerine yönelik denetimlerin yeterliliğini yeniden gündeme taşıdı.

Umut-Sen: “Holdinglere Daha Kaç Madenci Canı Lazım?”

Yaşanan can kayıplarının ardından açıklama yapan emek örgütü Umut-Sen, madenlerdeki çalışma koşullarına, iş güvenliği uygulamalarına ve şirketlerin sorumluluklarına dikkat çekti.

“Holdinglere daha kaç madenci canı lazım?” sorusuyla başlayan açıklamada, yaşamını yitiren madencilerin ailelerine ve sınıf arkadaşlarına başsağlığı dilenirken yaralı işçiler için acil şifa dilekleri iletildi.

Umut-Sen, madencilerin yaşamını tehdit eden çalışma koşullarının yalnızca patlamaların ardından değil, üretim süreçleri, denetim mekanizmaları ve iş güvenliği önlemleri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Demir Madencilik’in Geçmişindeki İş Kazaları Yeniden Gündemde

Umut-Sen açıklamasında, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) sahalarında rödövans sistemiyle kömür üretimi yapan Demir Madencilik’in geçmişindeki iş kazalarına da yer verdi.

Açıklamada, şirketin eski yönetim kurulu başkanı Mehmet Salih Demir’in geçmişte Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yaptığı, 2015 ve 2018 yıllarında AKP’den milletvekili aday adayı olduğu belirtildi.

Umut-Sen’in aktardığına göre, 2008 yılında şirketin iş yerinde çalışan Ersan Eliusta, elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi. Bu olayla ilgili bilirkişi raporlarında iş güvenliği eksikliklerinin belgelendiği ileri sürüldü.

2014 yılında ise şirketin rödövans sahasında faaliyet gösteren taşeron Erci Madencilik’e ait ocakta meydana gelen göçükte dokuz işçinin mahsur kaldığı hatırlatıldı.

Açıklamada, söz konusu ocağın havalandırma ve gaz ölçüm sistemlerindeki eksiklikler nedeniyle daha önce durdurulduğu, buna rağmen üretimin sürdürüldüğü iddia edildi.

“Son Denetimi Yapanlar ve Üretime İzin Verenler Açıklansın”

Umut-Sen, üç madencinin yaşamını yitirdiği patlamanın ardından yetkili kamu kurumlarına ve şirket yönetimine çağrıda bulunarak maden ocağındaki denetim süreçlerinin şeffaf biçimde ortaya konulmasını istedi.

Patlama öncesinde gerçekleştirilen gaz ölçümlerinin, iş güvenliği kontrollerinin, denetim raporlarının ve tespit edilen eksikliklerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Umut-Sen, özellikle son denetimi gerçekleştirenlerin ve üretimin sürdürülmesine izin veren yetkililerin açıklanmasını talep etti.

Emek örgütü, şirket yönetiminden taşeronlara ve ilgili kamu görevlilerine kadar sorumluluğu bulunan herkesin hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

Umut-Sen, yaşananların yalnızca işletme düzeyinde değil, siyasi ve idari sorumluluklar açısından da araştırılması gerektiğini savundu.

“Madencilerin Canını Patronların Kârına Teslim Eden Düzene Karşı Hesap Soracağız”

Umut-Sen, açıklamasının sonunda madencilerin yaşam hakkının ve güvenli çalışma koşullarının ekonomik çıkarların gerisine itilmemesi gerektiğini vurguladı.

Yaşamını yitiren madencilerin ardından duyulan öfkenin örgütlü mücadeleyle karşılık bulacağını belirten emek örgütü, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Yastayız, öfkeliyiz! Madencilerin canını patronların kârına teslim eden holdingci düzene karşı örgütlü gücümüzle hesap soracağız.”

Can Kaybı Üçe Yükseldi, İki Madencinin Tedavisi Ankara’da Sürüyor

Patlamanın ardından yapılan ilk açıklamalarda iki madencinin yaşamını yitirdiği bildirilirken, ocakta mahsur kalan üçüncü madencinin de hayatını kaybetmesiyle can kaybı üçe yükseldi.

Patlamada yaralanan beş madenciden ikisinin vücutlarında ağır yanıklar oluştuğu, ilk müdahalelerinin ardından Ankara’daki hastanelere sevk edildikleri bildirildi. Diğer yaralı madencilerin tedavileri de sürüyor.

Patlamanın kesin nedeninin belirlenmesi ve olası ihmallerin ortaya çıkarılması amacıyla inceleme başlatıldı.

Üç madencinin yaşamını yitirdiği Gelik’teki patlama, maden ocaklarında iş güvenliği denetimlerinin etkinliğini ve çalışanların yaşam hakkını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şimdi yanıt bekleyen temel sorular, patlamadan önce gerekli güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığı, gaz ölçümlerinin düzenli yapılıp yapılmadığı ve denetimlerde tespit edilen olası eksikliklere rağmen üretimin sürdürülmesine izin verilip verilmediği.

Bu soruların yanıtlanması, hem yaşamını yitiren madencilerin ailelerinin adalet beklentisi hem de benzer faciaların önlenmesi açısından önem taşıyor.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir