Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun girişimiyle, Madımak’ta katledilen Hasret Gültekin’in adının Köln’de bir sokağa verilmesi yolunda önemli bir aşama kaydedildi.

AHA Haber Merkezi – Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Sekreteri Ufuk Çakır’ın öncülüğünde, Köln-Porz Cemevi Başkanı Abbas Fidan ve Köln-Chorweiler Cemevi Başkanı Gökhan Berk’in ortak girişimiyle 2 Temmuz 2025 tarihinde başlatılan çalışma önemli bir başarıya ulaştı.

Hasret Gültekin’in adı, Köln’de gelecekte isimlendirilecek sokaklar için oluşturulan resmî listesine alındı. Böylece değerimizin kentte kalıcı olarak yaşatılması yönünde önemli bir adım atılmış oldu.

Bir Dilekçeden Çok Daha Fazlası: Emek, Kararlılık ve Siyasi Diyalog

Bu gelişmenin arkasında yalnızca resmî bir başvuru değil, uzun soluklu ve kararlılıkla yürütülen bir çalışma bulunuyor.

Girişimin temelleri, Köln-Porz Cemevinde Sivas Katliamı ve NSU cinayetleri üzerine düzenlenen, Belediye Başkanın da katıldığı bir panelde atıldı. Panelde, Sivas Katliamı’nın yalnızca Türkiye’nin değil, Almanya’nın da tarihsel yüzleşme ve adalet sorumluluğunu ilgilendirdiği vurgulandı. Aynı zamanda Hasret Gültekin’in Köln’de yaşamış ve sanat üretmiş bir kişilik olarak bu kentin kültürel hafızasında hak ettiği yeri alması gerektiği ifade edildi.

Ardından belediye yöneticileri, siyasi temsilciler, meclis üyeleri ve yetkili makamlarla yürütülen görüşmelerle girişim somutlaştırıldı.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır, şunları ifade etti:

“Bu kazanım, yalnızca bir dilekçenin verilmesiyle kendiliğinden ortaya çıkmış sıradan bir idari sonuç değildir. Arkasında ciddi bir emek, özveri, kararlılık ve karşılıklı güven temelinde yürütülen yoğun bir diyalog süreci bulunmaktadır. Biz yalnızca bir talepte bulunmadık; bu talebin tarihsel, kültürel ve toplumsal önemini anlattık. Bugün ulaştığımız nokta, ortak emeğimizin ve demokratik katılımın somut bir başarısıdır.”

Hasret Gültekin, Köln’ün de Evladıydı

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde katledilen Hasret Gültekin, Anadolu müziğinin en özgün ve yetenekli temsilcilerinden biriydi.

Bağlamadaki olağanüstü ustalığı, besteleri ve kendine özgü yorumuyla binlerce gence ilham veren Gültekin, yalnızca yaşadığı dönemin değil, sonraki kuşakların da müzikal dünyasında derin izler bıraktı.

Köln’de yaşamış ve sanat üretmiş olması, bu girişime ayrıca özel bir anlam kazandırıyor.

Çakır, bu noktaya dikkat çekerek, “Hasret Gültekin yalnızca Anadolu’nun değil, Köln’ün de evladıydı. Bu kentte yaşadı, üretti ve kültürel izler bıraktı. Onun adı, bu kentin ortak hafızasında da yaşamalıdır” ifadelerini kullandı.

Bir Sokak İsmi Yalnızca Sembol Değildir

Girişimin temelinde, hatırlama kültürünün yalnızca belirli anma günleriyle sınırlı kalmaması gerektiği düşüncesi bulunuyor.

Bir sokağa Hasret Gültekin’in adının verilmesi, tarihsel hafızanın gündelik yaşamın parçası haline gelmesi anlamını taşıyor.

Amaç, Sivas Katliamı’nın yalnızca Aleviler, aydınlar ve demokratlar tarafından hatırlanması değil, Almanya’da yaşayan bütün insanların bu tarihsel gerçeklikle karşılaşması, sorgulaması ve yüzleşmesidir.

Çakır, bu yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:

“Bir sokak ismi yalnızca bir sembol değildir. O isim, hafızayı gündelik hayatın içine taşır. İnsanları merak etmeye, araştırmaya, sorgulamaya ve geçmişle yüzleşmeye davet eder. Biz istiyoruz ki Madımak katliamı yalnızca 2 Temmuzlarda hatırlanmasın. Hasret Gültekin’in adı, bu ülkede yaşayan herkes için bir farkındalık vesilesi olsun.”

Bu anlayış, yalnızca geçmişte yaşanan acıların paylaşılmasını değil, aynı zamanda katledilen insanların savunduğu değerlerin tanınmasını ve yaşatılmasını esas alıyor.

Sanat özgürlüğü, inançların eşitliği, kültürel çoğulculuk, insan onuru ve demokratik birlikte yaşam, bu hafızanın temel değerlerini oluşturuyor.

Sivas’ın Hafızası Sınır Tanımaz

AABF açısından girişimin bir diğer önemli boyutu, Sivas Katliamı’nın Almanya’nın toplumsal hafızasındaki yeridir.

Çakır, bu konuda şu değerlendirmede bulundu:

“Sivas Katliamı’nın coğrafi adresi Türkiye’dir. Ama Sivas’ın acısı, hafızası ve adalet arayışı sınır tanımaz. Sivas, Almanya’nın da hatırlama ve tarihsel yüzleşme kültürünün bir parçası olmalıdır. Çünkü bizim acılarımız da, kültürümüz de, bu topluma kattığımız değerler de bu ülkenin ortak tarihinin bir parçasıdır.”

Sivas Katliamı’nın katillerin bazılarının Almanya’ya kaçmış olması, bu tarihsel yüzleşmenin yalnızca toplumsal hafızayla değil, adalet ve hukuki sorumlulukla da bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. İşlenen insanlığa karşı suç olması vesilesiyle uluslararası hukuka göre burada yargılanmalılardır ve cezaevini burada çekmedilerdir.

Gerçek bir hatırlama ve anma kültürü, yalnızca geçmişi anmak değil; geçmişin sorumluluğuyla yüzleşmek, adalet arayışını canlı tutmak ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluk üstlenmektir.

“Biz Yalnızca Geçmişi Hatırlamıyoruz, Geleceğin Toplumsal Hafızasını da İnşa Ediyoruz”

Hasret Gültekin’in adının Köln’de yaşatılması yönünde elde edilen bu kazanım, Alevi toplumunun tarihsel hafızasının ve kültürel mirasının kamusal alanda görünür olması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır, sürece katkı sunan herkese teşekkür ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Sivas’ta 33 canımızın yaşamına son verdiler. Ama onların seslerini susturamadılar. Sanatlarını, düşüncelerini ve insanlığa bıraktıkları değerleri yok edemediler.

Biz yalnızca kaybettiklerimizi anmıyoruz. Onların uğruna yaşadıkları değerleri de yaşatıyoruz.

Biz yalnızca geçmişi hatırlamıyoruz. Geleceğin toplumsal hafızasını da inşa ediyoruz.

Çünkü hatırlamak, yalnızca kaybettiklerimize karşı değil, gelecek kuşaklara karşı da sorumluluğumuzdur.

Unutmadık, unutturmayacağız!

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir