Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Ürdün’ün Kerek kentindeki Rum Ortodoks Kilisesi’nde 23 Ekim’de meydana geldiğini belirttiği, 7 kişinin yaşamını yitirdiği ve 40 kişinin yaralandığı saldırıyı kınadı. Arap Hristiyanlarla tarihsel kardeşlik ve dayanışma bağlarına dikkat çeken Federasyon, saldırının sorumlularının ortaya çıkarılmasını, ibadethanelerin güvenliğinin sağlanmasını ve Orta Doğu’daki kadim inanç topluluklarının korunması için uluslararası mekanizmaların harekete geçirilmesini istedi.

AHA Haber Merkezi – Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Ürdün’ün Kerek kentinde 23 Ekim 2026 tarihinde Rum Ortodoks Kilisesi’nde sivilleri hedef aldığı belirtilen saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Federasyon, 24 Ekim 2026 tarihinde Almanya’nın Neuss kentinden yaptığı açıklamada, 7 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 40 kişinin yaralandığını bildirdiği saldırıyı sert sözlerle kınayarak yaşamını yitirenlerin ailelerine, Arap Hristiyan toplumuna ve Ürdün halkına başsağlığı diledi.

Saldırının yalnızca bir inanç topluluğunu değil, Orta Doğu’nun tarihsel çok kültürlü yapısını ve halkların bir arada yaşama iradesini hedef aldığını belirten AAAF, uluslararası toplumu sorumluluk üstlenmeye çağırdı.

“Arap Hristiyan Kardeşlerimizle Bir Can, Bir Kanız”

Mezopotamya ve Orta Doğu’nun farklı inançların, kültürlerin ve kimliklerin yüzyıllardır birlikte yaşadığı ortak bir insanlık mirası olduğunu vurgulayan Federasyon, Arap Hristiyanların bölgenin en köklü topluluklarından biri olduğuna dikkat çekti.

Arap Alevilerinin Arap Hristiyanlarla tarihsel ve toplumsal dayanışmasına vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Arap Alevi toplumu olarak; Arap Hristiyan kardeşlerimizle bir can, bir kan olduğumuzu tarihsel sorumluluğumuzla buradan bir kez daha vurgulamayı gerekli ve elzem görüyoruz!”

Federasyon, inanç farklılıklarının halklar arasında ayrışma ve düşmanlık gerekçesine dönüştürülemeyeceğini belirterek insan yaşamının kutsallığına dikkat çekti.

Açıklamada, “Bizim nazarımızda insan yaşamı kutsaldır; biz Aleviler olarak hiçbir zaman din, mezhep ve inanç ayrımı yapmadık, yapmıyoruz ve asla yapmayacağız” denildi.

Arap Hristiyan toplumunun karşı karşıya kaldığı tehditlerin Arap Alevileri açısından da ortak bir sorumluluk oluşturduğu ifade edilerek, “Arap Hristiyan kardeşlerimizin acısı bizim acımız, uğradıkları haksızlık ve tehdit bizim meselemizdir” vurgusu yapıldı.

“Amaç, Bölgenin Çok Kültürlü Dokusunu Yok Etmek”

AAAF, açıklamasında Orta Doğu’da farklı inanç topluluklarını hedef alan saldırıların tarihsel ve toplumsal sonuçlarına dikkat çekti.

IŞİD ve benzeri tekfirci, cihatçı yapılanmaların saldırılar yoluyla bölgenin kadim topluluklarını sindirmeyi, yaşadıkları topraklardan uzaklaştırmayı ve çok kültürlü toplumsal yapıyı ortadan kaldırmayı amaçladığını belirten Federasyon, Mısır, Suriye ve Irak’ta yaşanan saldırıları hatırlattı.

Federasyon, Ürdün’de meydana geldiğini bildirdiği saldırının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Açıklamada, bu tür saldırıların yalnızca hedef alınan topluluklara değil, insan onuruna, vicdan özgürlüğüne ve halkların birlikte yaşama iradesine yönelik olduğu belirtildi.

Ürdün Makamlarına Çağrı: “Sorumlular Adalete Teslim Edilmeli”

Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, saldırının bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirterek Ürdün makamlarına ve uluslararası güvenlik birimlerine çağrıda bulundu.

Federasyon, saldırının faillerinin, azmettiricilerinin ve olası örgütsel bağlantılarının ortaya çıkarılmasını istedi.

Olayın kapsamlı ve şeffaf biçimde soruşturulmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, sorumluların adalet önüne çıkarılması ve benzer saldırıların önlenmesi için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması gerektiği vurgulandı.

Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kurumlara Koruma Çağrısı

AAAF, Orta Doğu’da yaşayan inanç topluluklarının ve ibadethanelerin korunması amacıyla uluslararası kurumların daha etkin sorumluluk üstlenmesini talep etti.

Federasyon, Birleşmiş Milletler (BM) ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ni (OHCHR), bölgedeki azınlıkların ve ibadethanelerin güvenliğini izlemek üzere bağımsız bir inceleme mekanizması oluşturmaya davet etti.

Avrupa Birliği’ne (AB) ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) de çağrıda bulunan Federasyon, köktendinci şiddetle mücadelede somut adımlar atılmasını ve insanlığa karşı suç niteliği taşıyan eylemlerin cezasız kalmamasını istedi.

AAAF ayrıca Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO), Orta Doğu’nun kadim inanç topluluklarının tarihsel, kültürel ve dinsel mirasının korunması için acil tedbirler geliştirmesi gerektiğini belirtti.

“Kadim İnanç Toplulukları Anayurtlarında Korkusuzca Yaşamalı”

Federasyon, Arap Hristiyanların ve bölgedeki diğer inanç topluluklarının yaşadıkları topraklarda güvenlik içinde, eşit haklarla ve özgürce varlıklarını sürdürebilmelerinin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı.

Açıklamada, din ve mezhep temelli ayrımcılığa, fanatizme ve teröre karşı evrensel insan haklarının, eşit yurttaşlığın ve laikliğin savunulmaya devam edileceği belirtildi.

AAAF, Orta Doğu’da kalıcı barışın ancak farklı inanç ve kimliklerin eşitliği, karşılıklı saygı ve birlikte yaşam kültürünün korunmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekti.

“Nefret ve Fanatizm Halkların Ortak İradesini Teslim Alamayacak”

Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, açıklamasının sonunda Arap Hristiyan toplumuyla dayanışmasını yineleyerek Orta Doğu’nun kadim halklarının ve inanç topluluklarının ortak yaşam mirasına sahip çıkılması çağrısında bulundu.

Federasyon, gericiliğe, fanatizme ve teröre karşı mücadelenin sürdürüleceğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Nefret ve fanatizm halkların ortak iradesini teslim alamayacak; Mezopotamya ve Orta Doğu’nun köklü kardeşlik mirası kazanacaktır.”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir