“Emek, barış, demokrasi talebinde ısrarcıyız, adalet istemeye devam ediyoruz” mesajının öne çıktığı açıklamada, katliamın bütün boyutlarıyla aydınlatılması ve sorumluluğu bulunanların hesap vermesi talebi yinelendi.

10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11. yılında Datça’da bir araya gelen yurttaşlar, yaşamını yitirenleri anarak barış, demokrasi ve adalet taleplerini yineledi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından Barış Parkı’na kadar insan zinciri oluşturuldu. Katliamda yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunurken fotoğrafları parka asıldı. Anmada, 104 canın hatırasını yaşatmak amacıyla Barış Parkı’na kalıcı bir eser kazandırılması için çalışma başlatılacağı da duyuruldu.

Hasan Hüseyin Dönemz / AHA – Türkiye tarihinin en ağır kitlesel saldırılarından biri olan 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti. 10 Ekim 2015 sabahı emek, barış ve demokrasi talepleriyle Ankara Garı önünde bir araya gelen insanların hedef alındığı katliamın yarattığı acı, aradan geçen yıllara rağmen toplumsal hafızadaki yerini koruyor.

Katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri, yakınları, arkadaşları ve mücadele yoldaşları, 11 yıldır aynı talebi dile getiriyor: Katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması, sorumluların ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması.

10 Ekim 2026 Cumartesi günü Türkiye’nin farklı kentlerinde gerçekleştirilen anma programlarında mezarlık ziyaretleri, yürüyüşler, basın açıklamaları, fotoğraf sergileri ve gösterimler düzenlendi. Emek ve demokrasi örgütleri, yaşamını yitirenlerin anısını yaşatmanın yanı sıra barış, adalet ve demokrasi mücadelesini sürdürme kararlılıklarını yineledi.

Bu anmaların gerçekleştirildiği yerlerden biri de Muğla’nın Datça ilçesi oldu.

Datça’da emek ve demokrasi güçleri ile yurttaşlar, Cumhuriyet Meydanı’ndan Barış Parkı’na uzanan bir anma programında buluştu. Katliamda yaşamını yitirenlerin isimleri ve fotoğraflarıyla yaşatılan ortak hafıza, barış ve adalet talepleriyle bir kez daha

görünür kılındı.

Cumhuriyet Meydanı’nda Barış ve Adalet Talebi

10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11. yıl dönümünde Datçalılar, Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Datça Demokrasi Platformu’nun (DDP) “Barış için yola çıktılar, katliamla susturulmak istendiler” çağrısıyla gerçekleştirilen anmada, yaşamını yitirenler saygı duruşuyla anıldı.

Anmada, DİSK, KESK, TMMOB, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve 10 Ekim Barış Derneği’nin ortak basın açıklaması okundu.

KESK adına açıklamayı Eğitim Sen Datça Temsilciliğinden Seyran Sakarya yaptı.

Ortak açıklamada, 10 Ekim’in yalnızca geçmişte yaşanan bir katliamın yıl dönümü olmadığı, aynı zamanda hakikat ve adalet arayışının sürdürüldüğü bir mücadele günü olduğu vurgulandı.

“Emek, barış, demokrasi talebinde ısrarcıyız, adalet istemeye devam ediyoruz” mesajının öne çıktığı açıklamada, katliamın bütün boyutlarıyla aydınlatılması ve sorumluluğu bulunanların hesap vermesi talebi yinelendi.

Emek ve meslek örgütleri, benzer acıların yeniden yaşanmaması için demokratik hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.

Cumhuriyet Meydanı’ndan Barış Parkı’na İnsan Zinciri

Cumhuriyet Meydanı’ndaki basın açıklamasının ardından anmaya katılan yurttaşlar, meydandan Barış Parkı’na kadar insan zinciri oluşturdu.

Katılımcıların birlikte gerçekleştirdiği bu yürüyüş ve insan zinciri, katliamda yaşamını yitirenlerin anısını yaşatma ve adalet talebini sürdürme iradesinin simgesel bir ifadesi oldu.

Anma programı Barış Parkı’nda devam etti.

Burada katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları parka asıldı, isimleri tek tek okundu.

Böylece 10 Ekim’de yitirilen canların yalnızca sayılardan ibaret olmadığı, her birinin bir yaşamı, bir hikâyesi, bir ailesi ve yarım bırakılmış umutları bulunduğu bir kez daha hatırlatıldı.

Semra Subaşı: “Bu Yüzleşme Olmadan Bu Topraklara Ne Barış Ne de Özgürlük Gelir”

Barış Parkı’ndaki anmada Datça Demokrasi Platformu adına Semra Subaşı konuştu.

Subaşı, 10 Ekim 2015 sabahı Ankara’ya gelen insanların savaşın ve çatışmaların karşısında barışın toplumsal bir iradeye dönüşmesini amaçladıklarını belirtti.

Katliamın yalnızca orada bulunan insanların yaşamlarını değil, toplumun ortak geleceğe ilişkin umutlarını da hedef aldığını vurgulayan Subaşı, şu ifadeleri kullandı:

“O sabah Ankara’ya gelenler, barışı toplumsallaştırmak istemişlerdi. Onlar, savaşın kenarına sürüklenen bir coğrafyada, silahların değil, sözün galip gelmesini ummuşlardı. Ama patlamalar, o umudu parçaladı. Parçalanan bedenler, aynı zamanda bir halkın ortak gelecek hayalini de paramparça etti. Geride kalanlar, her yıl aynı tarihte aynı soruyu soruyor: Bu yüzleşme olmadan, bu topraklara ne barış ne de özgürlük gelir.”

Subaşı’nın açıklamasında, katliamla yüzleşmenin yalnızca geçmişe ilişkin bir sorumluluk olmadığı, toplumsal barışın ve demokratik geleceğin kurulabilmesi açısından da önem taşıdığı mesajı öne çıktı.

Barış Mitingi 10 Ekim 2015’te Kana Bulanmıştı

10 Ekim 2015 sabahı, “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” için Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen binlerce insan Ankara Tren Garı önünde toplandı.

Savaşın sona ermesi, toplumsal barışın sağlanması ve demokratik taleplerin dile getirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek miting öncesinde, saat 10.04 sıralarında kalabalığın içinde peş peşe iki canlı bomba saldırısı düzenlendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, saldırının DEAŞ/IŞİD mensubu iki canlı bomba tarafından gerçekleştirildiği tespit edildi.

Türkiye tarihinin en ağır kitlesel saldırılarından biri olarak kayıtlara geçen katliamda çok sayıda insan yaşamını yitirirken yüzlerce kişi yaralandı.

Katliamın ardından yaşamını yitirenlerin aileleri, yaralılar ve demokratik kitle örgütleri, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların yargılanması için mücadele başlattı.

İhmal ve Sorumluluk Tartışmaları 11 Yıldır Sürüyor

10 Ekim Katliamı’nın ardından yürütülen adli ve idari süreçlerde, saldırı öncesindeki istihbarat bilgileri ve güvenlik önlemlerinin yeterliliği uzun süre tartışma konusu oldu.

Katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları, mağdurlar ve avukatları, saldırının önlenmesine ilişkin sorumlulukların daha kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini savundu.

Özellikle kamu görevlilerinin olası ihmallerinin ortaya çıkarılması, saldırı öncesinde elde edilen istihbarat bilgilerinin değerlendirilmesi ve sorumluluğu bulunanların yargılanması talepleri öne çıktı.

Buna karşılık bazı idari yargı kararlarında, idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Aradan geçen 11 yıla rağmen katliamla ilgili yargı süreci tamamen sona ermiş değil.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde firari sanıklar yönünden ayrılan dosyanın yargılaması devam ediyor.

25 Eylül 2026 tarihli duruşmalardan birinde mahkeme, Türkiye’ye getirildiği belirtilen IŞİD mensupları hakkında Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Terörle Mücadele birimlerinden bilgi istenmesine karar verdi.

Davaya katılanların avukatları ise kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılması ve katliamın “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi yönündeki taleplerini yineledi.

Bu talepler, katliamın yalnızca doğrudan saldırıyı gerçekleştiren kişiler yönünden değil, saldırıya giden süreçteki olası ihmal ve sorumluluklar bakımından da aydınlatılması gerektiğine ilişkin adalet arayışını yansıtıyor.

Barış Parkı’na 104 Canın Anısını Yaşatacak Kalıcı Eser

Datça’daki anmanın dikkat çeken gelişmelerinden biri de 10 Ekim’de yaşamını yitirenlerin hatırasını gelecek kuşaklara taşıyacak kalıcı bir eser yapılmasına yönelik girişim oldu.

Eğitim Sen Datça Temsilcisi İdris Eroğlu, Barış Parkı’nda yaptığı açıklamada, ortak toplumsal hafızanın güçlendirilmesi amacıyla 10 Ekim Katliamı’nda kaybedilen 104 canın anısına parka kalıcı bir eser kazandırılması için çalışma başlatılacağını duyurdu.

Bu girişimle, 10 Ekim’de yaşamını yitirenlerin anısının yalnızca yıl dönümlerinde değil, yılın her günü kamusal alanda yaşatılması amaçlanıyor.

Barış Parkı’nda oluşturulması planlanan kalıcı eserin, hem katliamda yaşamını yitirenleri anma hem de barış, demokrasi ve adalet taleplerini gelecek kuşaklara aktarma açısından anlam taşıması bekleniyor.

Datça’dan Yükselen Ortak Ses: “Unutmadık, Unutturmayacağız!”

Datça’da Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan ve Barış Parkı’nda devam eden anma programı, katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerinin okunması, fotoğraflarının sergilenmesi ve adalet talebinin yinelenmesiyle sona erdi.

Anmada, 10 Ekim’in toplumsal hafızadan silinmeyeceği ve yaşamını yitirenlerin barış, emek ve demokrasi taleplerinin yaşatılacağı vurgulandı.

Katliamın üzerinden geçen 11 yıl boyunca yakınlarını kaybeden ailelerin ve saldırıdan sağ kurtulanların sürdürdüğü adalet arayışı, Datça’da da ortak bir sesle dile getirildi:

“10 Ekim’i unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir