Marmara Bölgesi’nin sekiz ilinden 11 ekoloji örgütünün temsilcileri, Kocaeli’de düzenlenen “Marmara Yan Yana: Ekolojik Haklar ve Dayanışma Buluşması”nda bir araya geldi. Madencilik, enerji, sanayi yatırımları ve yapılaşma baskısı altındaki bölgenin ekolojik sorunlarını ortak bir mücadele gündeminde buluşturan doğa savunucuları, yerel direnişleri kalıcı bir bölgesel dayanışma ağına dönüştürme kararı aldı. Kasım ayında düzenli çalışmalarına başlayacak “Marmara Yan Yana” ağı, doğanın ve yaşam alanlarının korunması için ortak mücadeleyi güçlendirmeyi hedefliyor.

Hasan Hüseyin Dönmez / AHA – Kaz Dağları’ndan Saros Körfezi’ne, Ergene Havzası’ndan İzmit Körfezi’ne kadar Marmara Bölgesi’nin farklı noktalarında ekoloji mücadelesi yürüten örgütler, 2–4 Ekim 2026 tarihlerinde Kocaeli’nin İzmit ilçesine bağlı Akmeşe’de buluştu.

Armaş Vakfı’nın ev sahipliğinde, GEF Küçük Destek Programı (SGP) desteğiyle gerçekleştirilen “Marmara Yan Yana: Ekolojik Haklar ve Dayanışma Buluşması”na Bursa, Edirne, İstanbul, Balıkesir, Çanakkale, Kırklareli, Tekirdağ ve Kocaeli’den 22 doğa hakları savunucusu katıldı.

Üç gün süren buluşmada, Marmara Bölgesi’nde giderek derinleşen ekolojik sorunlar ele alınırken, farklı kentlerde yürütülen yerel mücadelelerin ortak bir dayanışma zemininde birleştirilmesi konusunda önemli kararlar alındı.

Sekiz İlden Ekoloji Örgütleri Ortak Mücadele İçin Buluştu

Buluşmaya Bursa Su Kolektifi, Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Kazdağı Kardeşliği, Çan Çevre Derneği, Trakya Toprağıma Dokunma Platformu, Şarköy Ekolojik Yaşam ve Kültür Derneği, GÜMAP ve AGRiDA, Kocaeli Çevre Platformu, Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği ile Saros Gönüllüleri temsilcileri katıldı.

Katılımcılar, kendi bölgelerinde karşı karşıya kaldıkları ekolojik sorunları, yürüttükleri hukuki ve toplumsal mücadeleleri, örgütlenme deneyimlerini ve dayanışma olanaklarını değerlendirdi.

Buluşmanın temel gündemini, farklı coğrafyalarda ortaya çıkan çevre sorunlarının birbirinden bağımsız olmadığı ve ortak ekonomik, siyasal ve ekolojik süreçlerle bağlantılı olduğu değerlendirmesi oluşturdu.

Marmara’nın Ekolojik Haritası Çıkarıldı: Sorunlar Yerel Değil, Bölgesel

Buluşmanın dikkat çeken çalışmalarından biri, Marmara Bölgesi’nin ekolojik sorunlarının ortak bir harita üzerinde belirlenmesi oldu.

Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte birini ve sanayi üretiminin önemli bir bölümünü barındırdığı belirtilen Marmara Bölgesi’nde madencilik, enerji, sanayi, tarım ve yapılaşma kaynaklı yüzlerce ekolojik baskı noktası haritaya işlendi.

Hazırlanan harita, ormanların madenciliğe açılmasından tarım topraklarının sanayi alanlarına dönüştürülmesine, su kaynaklarının kirletilmesinden kıyıların yapılaşma baskısı altında kalmasına kadar pek çok sorunun bölgesel ölçekte birbirini etkilediğini ortaya koydu.

Doğa savunucuları, bu gelişmeleri birbirinden kopuk çevre sorunları olarak değil, doğal varlıkların ekonomik faaliyetler doğrultusunda kullanımına ilişkin ortak politikaların sonuçları olarak değerlendirdi.

Marmara Denizi Beş Ayrı Ekolojik Baskıyla Karşı Karşıya

Ekolojik haritalama çalışmasında en fazla dikkat çekilen alanlardan biri Marmara Denizi oldu.

Katılımcılar, Marmara Denizi üzerindeki başlıca baskıları sanayi atıkları, Ergene Havzası’ndan gerçekleştirilen derin deniz deşarjı, liman tarama çamurlarının Çınarcık Çukuru’na dökülmesi, balık çiftlikleri ve yanlış balıkçılık politikaları olarak sıraladı.

2021 yılında yaşanan müsilaj felaketinin ardından Marmara Denizi için çeşitli koruma kararları alınmasına rağmen ekolojik tahribatın sürdüğü belirtildi.

Doğa savunucuları, Marmara Denizi’nin yalnızca kıyısındaki kentlerin değil, bütün bölgenin ortak yaşam alanı olduğunu vurgulayarak denizin korunmasının bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Kaz Dağları’nda Madencilik, Trakya’da Kamulaştırma ve Su Kaynakları Tehdidi

Buluşmada karasal ekosistemleri tehdit eden madencilik ve enerji projeleri de kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Kaz Dağları’ndaki altın madenciliği projeleri, Marmara Adası’ndaki mermer ocakları, Trakya’daki kaya gazı arama faaliyetleri ve enerji yatırımları ortak ekolojik sorunlar arasında ele alındı.

Özellikle Trakya’nın üç ilini ve Gelibolu’yu kapsayan acele kamulaştırma kararının tarım alanları, meralar ve ormanlar üzerindeki olası etkileri tartışıldı.

Katılımcılar, kaya gazı faaliyetlerinde kullanılan yüksek miktardaki suyun, hâlihazırda baskı altında bulunan yeraltı su kaynaklarını daha da tehdit edebileceği uyarısında bulundu.

Verimli tarım topraklarının enerji, sanayi ve madencilik yatırımlarına açılmasının bölgenin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda güvencesi üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi.

Ekolojik Yıkımın Ekonomik ve Toplumsal Boyutları Tartışıldı

Buluşmada Marmara’nın karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca çevre kirliliğiyle sınırlı olmadığı, doğal varlıkların nasıl ve kimin yararına kullanıldığı sorusuyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.

Madencilik, enerji ve sanayi yatırımlarının ekonomik getirileri ile kirlenen suların, kaybedilen tarım topraklarının, tahrip edilen ormanların ve zarar gören ekosistemlerin toplumsal maliyetleri arasındaki ilişki ele alındı.

Ekoloji örgütleri, ekonomik büyüme ve şirket kârlılığı gerekçesiyle hayata geçirilen projelerin doğa ve toplum üzerindeki etkilerinin kamusal yarar açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bu çerçevede ekoloji mücadelesinin yalnızca ağaçların, derelerin, kıyıların ve tarım alanlarının korunmasıyla sınırlı olmadığı; yaşam hakkı, üretim ilişkileri, mülkiyet ve kamusal yarar tartışmalarını da kapsadığı ifade edildi.

“Yerelde Yalnız Kalan Mücadeleler Dayanışmayla Güçlenebilir”

Üç günlük buluşmada doğa savunucularının mücadele süreçlerinde karşılaştıkları ortak güçlükler de gündeme geldi.

Çevre davalarında hukuki mücadele olanaklarının daralması, kamu yararı gerekçesiyle alınan kararlar, uluslararası çevre sözleşmelerinin uygulanmasındaki eksiklikler ve ekoloji örgütlerinin çalışmalarını büyük ölçüde gönüllü emekle sürdürmesi önemli sorunlar arasında sıralandı.

Katılımcılar, farklı bölgelerde benzer tehditlere karşı mücadele eden örgütlerin bilgi, deneyim, hukuki birikim ve dayanışma olanaklarını paylaşmasının önemini vurguladı.

Yerel mücadelelerin birbirinden haberdar olmasının, ortak sorunlara karşı daha güçlü ve sürekli bir dayanışma zemini oluşturabileceği değerlendirildi.

Marmara Yan Yana Kalıcı Bir Dayanışma Ağına Dönüşüyor

Buluşmanın sonunda “Marmara Yan Yana” girişiminin tek seferlik bir toplantıyla sınırlı kalmaması, kalıcı bir bölgesel dayanışma ağına dönüştürülmesi kararlaştırıldı.

Ağın öncelikli mücadele başlıkları arasında Marmara Denizi’nin kirletilmesi, Kaz Dağları’ndaki madencilik projeleri, Trakya’daki acele kamulaştırma uygulamaları ve nükleer santral planları yer aldı.

Alınan karara göre, kasım ayından itibaren her ay düzenli toplantılar gerçekleştirilecek. Koordinasyon görevi ise her ay farklı bir ekoloji örgütü tarafından üstlenilecek.

Böylece farklı kentlerde sürdürülen yerel mücadeleler arasında sürekli iletişim, deneyim paylaşımı ve ortak hareket etme olanaklarının geliştirilmesi hedefleniyor.

Gonca Doğan: “Bedelini Önce Doğa, Sonra İnsanlar Ödüyor”

Armaş Vakfı Direktörü Gonca Doğan, buluşmanın ortaya çıkış gerekçesini Marmara Bölgesi’ndeki ekoloji mücadeleleri arasında iletişim ve dayanışma ihtiyacı olarak açıkladı.

Doğan, bölgedeki ekolojik sorunların doğa ve insan yaşamı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Marmara Bölgesi’ndeki yoğun kentleşmenin, sanayileşmenin ve madenciliğin bedelini önce doğa, sonra bu topraklarda yaşayan insanlar ödüyor.”

Marmara Bölgesi’nin 11 ilinde önemli bir ekoloji mücadelesi birikimi bulunduğunu belirten Doğan, örgütlerin çoğu zaman birbirlerinin deneyimlerinden yeterince haberdar olamadığını ifade etti.

Candan Göz: “Burada Umut Doğdu”

Bursa Su Kolektifi temsilcisi Candan Göz ise buluşmanın farklı ekoloji örgütleri arasında yarattığı dayanışma duygusunu ve ortak mücadele umudunu dile getirdi.

Göz, buluşmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Burada umut doğdu ve bu umudun kırılmasını istemiyoruz. Farklılıklarımıza rağmen bir araya gelebileceğimizi, birlikte bir şeyler yapabileceğimizi hissettik.”

Bu değerlendirme, buluşmanın yalnızca çevre sorunlarının tartışıldığı bir toplantı olmadığını, farklı bölgelerdeki doğa savunucuları arasında ortak mücadele iradesinin gelişmesine de katkı sunduğunu ortaya koydu.

Marmara’nın Ekoloji Mücadelesi Antalya’daki COP31’e Taşınacak

Buluşmada gerçekleştirilen çalışmaların sonuçları bir rapor hâline getirilerek katılımcı örgütlerle paylaşılacak.

Hazırlanacak raporun, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenmesi planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında SGP Konsorsiyum Pavilyonu’nda kamuoyuna sunulması hedefleniyor.

Böylece Marmara Bölgesi’nin farklı kentlerinde sürdürülen yerel ekoloji mücadelelerinin deneyimleri ve ortak talepleri uluslararası iklim gündemine taşınacak.

Yerel Direnişlerden Bölgesel Dayanışmaya

Kaz Dağları’nda madenciliğe, Saros Körfezi’nde kıyıların tahribatına, Trakya’da tarım topraklarının kaybına ve Marmara Denizi’nde kirliliğe karşı yürütülen mücadeleler, farklı coğrafyalarda benzer sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.

“Marmara Yan Yana” girişimi, bu mücadelelerin birbirinden kopuk kalmaması, ortak bilgi ve deneyimlerin paylaşılması ve bölgesel ölçekte kalıcı bir dayanışmanın oluşturulması açısından yeni bir adım niteliği taşıyor.

Buluşmanın ortaya koyduğu temel yaklaşım, doğanın korunmasının yalnızca çevresel bir mesele olmadığı; yaşam hakkının, kamusal yararın ve gelecek kuşakların ortak varlıklarının korunmasıyla doğrudan bağlantılı olduğu yönünde.

Marmara’nın farklı kentlerinden yükselen doğa savunusu, “Marmara Yan Yana” ağıyla ortak bir mücadele ve dayanışma zemininde buluşmaya hazırlanıyor.

Armaş Vakfı Hakkında

2021 yılında Kocaeli’nin Akmeşe bölgesinde kurulan Armaş Vakfı, ekoloji, iletişim ve etik alanlarında çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşudur.

Gençler, kadınlar ve sivil toplum örgütleriyle eğitim ve saha programları gerçekleştiren vakıf, Armaş Mekânı’nda çeşitli buluşmalara ev sahipliği yapıyor. Armaş Vakfı, SGP Türkiye COP31 Konsorsiyumu üyeleri arasında yer alıyor.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir