Muğla’da Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi’nin çağrısıyla başlatılan Adalet Nöbeti devam ediyor. Her perşembe saat 13.30’da Muğla İdare Mahkemesi önünde bir araya gelen yaşam savunucuları, şaibeli olduğu belirtilen çevresel raporlara, doğa tahribatına ve yaşam alanlarını tehdit eden projelere karşı mücadelelerini sürdürüyor. Yapılan suç duyurusunun takipçisi olduklarını vurgulayan çevre örgütleri, “Muğla’yı karanlık sermayeye teslim etmeyeceğiz” diyerek doğanın, su kaynaklarının, ormanların ve tarım alanlarının korunması çağrısında bulunuyor.

AHA Haber Merkezi – Muğla’da Deştin Çevre Platformu, Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi’nin çağrısıyla sürdürülen Adalet Nöbeti, doğa talanına karşı verilen mücadelenin önemli buluşma noktalarından biri olmaya devam ediyor.

Her perşembe saat 13.30’da Muğla İdare Mahkemesi önünde bir araya gelen çevre örgütleri ve yaşam savunucuları, ormanları, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını tehdit eden projelere karşı hukuki ve toplumsal mücadelelerini sürdürüyor.

Yaşam savunucuları, çevresel kararların sermaye çevrelerinin ekonomik çıkarları doğrultusunda değil, kamu yararı, bilimsel veriler ve bölge halkının yaşam hakkı esas alınarak verilmesi gerektiğini belirtiyor.

Adalet Nöbeti kapsamında yapılan çağrılarda, tartışmalı çevresel raporların incelenmesi, doğaya yönelik tahribatın önlenmesi, hukuki süreçlerin şeffaf biçimde yürütülmesi ve yapılan suç duyurusunun sonuçlandırılması talepleri öne çıkıyor.

Şaibeli Raporlar ve Hukuki Süreçler Adalet Nöbeti’nin Gündeminde

Muğla’da sürdürülen Adalet Nöbeti’nin temel gündemini, çevre üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtilen projeler, bu projeler için hazırlanan tartışmalı raporlar ve çevre örgütleri tarafından yapılan suç duyurusunun takibi oluşturuyor.

Yaşam savunucuları, çevresel değerlendirme süreçlerinde bilimsel gerçeklerin göz ardı edilmemesi ve bölge halkının görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.

Özellikle doğal alanların kullanımına ilişkin alınan kararların yalnızca ekonomik yatırımlar üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkan çevre örgütleri, ormanların, tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasını öncelikli bir kamu sorumluluğu olarak görüyor.

Adalet Nöbeti’ne katılan yaşam savunucuları, çevresel raporların hazırlanmasından projelerin uygulanmasına kadar bütün süreçlerin kamuoyu denetimine açık olması gerektiğini belirtiyor.

Bu kapsamda, doğaya zarar verdiği ileri sürülen uygulamalara ilişkin hukuki süreçlerin takip edilmesi ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep ediliyor.

Deştin’den Akbelen’e Doğa ve Yaşam Mücadelesi

Muğla’nın farklı bölgelerinde madencilik faaliyetleri, sanayi yatırımları ve doğal alanların kullanımına ilişkin yaşanan tartışmalar, çevre mücadelesinin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı olmadığını gösteriyor.

Deştin’de yürütülen çevre mücadelesinden Akbelen’deki orman ve yaşam alanlarını koruma direnişine kadar uzanan süreç, Muğla’nın doğal varlıklarının geleceğine ilişkin ortak kaygıları gündeme taşıyor.

Yaşam savunucuları, toprağın, suyun ve ormanların korunmasının yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, aynı zamanda bölge halkının yaşam koşullarını, geçim kaynaklarını ve gelecek kuşakların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını doğrudan ilgilendirdiğini vurguluyor.

Çevre örgütleri açısından Muğla’nın farklı bölgelerinde yürütülen mücadeleler, doğanın ekonomik kazanç uğruna tahrip edilmesine karşı ortak bir yaşam savunusunda birleşiyor.

“Muğla’yı Karanlık Sermayeye Teslim Etmeyeceğiz”

Adalet Nöbeti çağrısında yer alan “Muğla’yı karanlık sermayeye teslim etmeyeceğiz” ifadesi, çevre örgütlerinin doğal varlıkların sermaye çıkarları doğrultusunda kullanılmasına karşı tutumunu ortaya koyuyor.

Yaşam savunucuları, doğanın korunması mücadelesinin yalnızca belirli projelerin durdurulmasıyla sınırlı olmadığını, doğal varlıkların nasıl kullanılacağına ilişkin kararların da kamu yararı temelinde alınması gerektiğini savunuyor.

Ormanların, tarım alanlarının ve su kaynaklarının ekonomik kazanç uğruna tüketilmesine karşı çıkan çevre örgütleri, bölge halkının sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının güvence altına alınmasını istiyor.

Bu çerçevede çevre mücadelesinin, doğal varlıkların korunmasının yanı sıra yaşam hakkını, toplumsal adaleti ve gelecek kuşakların haklarını da kapsadığı vurgulanıyor.

Çevresel Kararlarda Bilimsel Veriler ve Kamu Yararı Esas Alınmalı

Adalet Nöbeti’nde dile getirilen taleplerin başında, çevresel değerlendirme süreçlerinin bilimsel verilere dayanması ve kamu yararının gözetilmesi geliyor.

Yaşam savunucuları, çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecek projeler hakkında karar alınırken bölge halkının görüşlerinin dikkate alınmasını, hazırlanmış raporların güvenilirliğinin sorgulanmasını ve doğal yaşam üzerindeki olası etkilerin bütün yönleriyle değerlendirilmesini istiyor.

Çevresel kararların şeffaf biçimde alınması gerektiğini belirten örgütler, hukuki süreçlerin de aynı açıklıkla yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor.

Adalet Nöbeti kapsamında yapılan suç duyurusunun takipçisi olduklarını açıklayan yaşam savunucuları, doğaya yönelik tahribat iddialarının hukuki açıdan incelenmesi ve gerekli sorumlulukların ortaya çıkarılması çağrısını sürdürüyor.

Doğa Mücadelesi Aynı Zamanda Yaşam Hakkı Mücadelesi

Muğla’da sürdürülen Adalet Nöbeti, çevre örgütlerinin doğanın korunmasına yönelik taleplerini toplumsal adalet ve yaşam hakkı çerçevesinde de gündeme taşıyor.

Yaşam savunucularına göre doğal alanların tahrip edilmesi, yalnızca ekosistemleri değil, bu alanlarda yaşayan insanların günlük yaşamını, üretim faaliyetlerini ve gelecek kuşakların yaşam koşullarını da etkiliyor.

Bu nedenle ormanların, su kaynaklarının ve tarım alanlarının korunması, bölge halkının sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Çevre örgütleri, doğal varlıkların korunmasına yönelik mücadelenin toplumun ortak geleceğini ilgilendirdiğini belirterek çevre hakkını savunan yurttaşları dayanışmaya çağırıyor.

Her Perşembe Saat 13.30’da Muğla İdare Mahkemesi Önünde

Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi’nin çağrısıyla sürdürülen Adalet Nöbeti, her perşembe saat 13.30’da Muğla İdare Mahkemesi önünde gerçekleştiriliyor.

Buluşmalarda çevre örgütleri, yaşam savunucuları ve doğanın korunmasını isteyen yurttaşlar bir araya gelerek hukuki süreçlerin takip edilmesi ve doğa talanına karşı ortak mücadelenin sürdürülmesi yönündeki kararlılıklarını dile getiriyor.

Yapılan çağrılarda, çevre hakkını savunan bütün yurttaşların Adalet Nöbeti’ne katılarak dayanışmayı büyütmesi isteniyor.

Çevre örgütleri, yapılan suç duyurusunun takipçisi olmaya devam edeceklerini ve Muğla’nın doğal varlıklarını tehdit eden projelere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirtiyor.

“Doğanın Geleceği Sermayenin Tercihlerine Bırakılamaz”

Muğla’da devam eden Adalet Nöbeti, doğanın korunması talebini mahkeme önünden kamuoyuna taşımayı sürdürüyor.

Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi’nin ortak çağrısı, doğal varlıkların geleceğine ilişkin kararların yalnızca ekonomik çıkarlar doğrultusunda alınamayacağına dikkat çekiyor.

Yaşam savunucuları, Muğla’nın ormanlarının, tarım alanlarının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunması için hem hukuki hem de toplumsal mücadelenin devam etmesi gerektiğini vurguluyor.

“Muğla’yı karanlık sermayeye teslim etmeyeceğiz” çağrısıyla sürdürülen Adalet Nöbeti, doğanın korunması, kamu yararının gözetilmesi ve gelecek kuşakların yaşam hakkının savunulması talepleriyle her perşembe Muğla İdare Mahkemesi önünde devam ediyor.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir