2 Temmuz Sivas bunun en ağır örneklerinden biridir. Madımak’ta yakılan canların ardından yalnızca bir tarih kalmadı. Yüreğimize saplanan büyük bir acı ve unutulmasına izin vermememiz gereken bir hakikat kaldı. Mehmet Özer, o günlerin tanığı olarak fotoğraf makinesini bir sanat aracının ötesine taşıdı; katledilen canların fotoğraflarını kayda aldı. Çünkü bazı yüzler unutulmasın diye zamana emanet edilmelidir.

✍️ Türkan Doğan

Bazı insanlar vardır; baktıkları yere yalnızca gözleriyle bakmazlar. Gördüklerini yüreklerinden geçirir, tanıklık ettiklerini zamana bırakırlar.

Mehmet Özer böyle bir sanatçıdır. Onu yalnızca fotoğraf sanatçısı olarak anlatmak eksik kalır. O aynı zamanda şairdir, yazardır. Fotoğrafı onun elinde yalnızca bir görüntü değil; insanın yüzünde biriken hayatın, toplumun acısının ve tarihin tanıklığının kaydıdır.
Karadenizli oluşunu da sanatından ayrı düşünemiyorum. Karadeniz’in yağmurunu, hırçın denizini, dağlarını ve hiç durmadan yolunu arayan derelerini düşünün. O coğrafyanın insanında biraz denizin direnci, biraz yağmurun sabrı, biraz da kayalara çarpa çarpa yolunu bulan suyun inadı vardır. Mehmet Özer’in sanatında da böyle bir damar hissedilir: Hayata bütün güzelliğiyle bakan bir şairin gözleri ve insanın uğradığı zulmü görmezden gelmeyen bir tanığın sorumluluğu.
Ve bazı acılar vardır ki yalnızca anlatılmaz; kayda geçirilir.

2 Temmuz Sivas bunun en ağır örneklerinden biridir. Madımak’ta yakılan canların ardından yalnızca bir tarih kalmadı. Yüreğimize saplanan büyük bir acı ve unutulmasına izin vermememiz gereken bir hakikat kaldı. Mehmet Özer, o günlerin tanığı olarak fotoğraf makinesini bir sanat aracının ötesine taşıdı; katledilen canların fotoğraflarını kayda aldı. Çünkü bazı yüzler unutulmasın diye zamana emanet edilmelidir.
Alevi toplumu için 2 Temmuz yalnızca takvimde duran bir gün değildir. O ateş hâlâ yüreğimizin bir yerinde yanar. Biz acımızı yalnızca ağıtlarla değil; sazın teline, şiirin sözüne, fotoğrafın karesine ve tarihin tanıklığına taşırız. Çünkü biliriz ki unutmak, zulmün ikinci kez kazanmasıdır.


Bu yüzden Mehmet Özer’in fotoğraflarına baktığımda yalnızca bir fotoğraf sanatçısını görmüyorum. Karadeniz’in yağmurundan geçmiş bir insanın, Sivas’ın ateşine tuttuğu tanıklığı görüyorum. Fotoğraf makinesinin arkasında duran bir şairi, kelimelerin yetmediği yerde görüntüyle konuşan bir yazarı görüyorum.
Karadeniz’in dereleri nasıl kayaları aşarak yolunu buluyorsa, hakikat de yılların suskunluğunu yararak kendine bir yol açıyor. Yağmur toprağa düşüp kaybolmuyor; toprağın içinde yeniden can buluyor. İnsanların bıraktığı iz de zamanın içinde kaybolmuyor. Mehmet Özer’in fotoğrafları bize bugün hâlâ aynı soruyu soruyor: Gördün mü? Hatırlıyor musun? Unutacak mısın?
Biz, Pir Sultan’ın sözünden, Hacı Bektaş’ın öğretisinden ve yüzyıllardır zulme karşı direnen canlarımızın yolundan biliyoruz ki hakikatin tanığı olmak da bir sorumluluktur.
Bu nedenle Mehmet Özer’in sanatını yalnızca estetik üzerinden okumak yetmez. Onun fotoğrafında insan vardır, emek vardır, acı vardır, direniş vardır ve en önemlisi unutulmaması gereken bir tarih vardır.
Mehmet Özer’in objektifinden geçen her yüz, her insan, her sokak ve her acı yalnızca bir fotoğraf değildir; bir tanıklık, bir şiir ve tarihe bırakılmış bir izdir.
Biraz da Karadeniz’dir Mehmet Özer: yağmurlu, hırçın, derin ve dirençli… Suyu gibi temiz, dalgası gibi inatçı, dağları gibi dimdik.
Sivas’ın ateşinden geçen canlarımızın anısına düşen bir damla yağmur gibi…
Mehmet Özer, fotoğrafın susmadığı yerde duran bir tanıktır.


WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir