AHA | Haber Merkezi — Cumartesi Anneleri/İnsanları, Galatasaray Meydanı’ndaki 1114. hafta buluşmasında, 18 Ağustos 1992’de Şırnak’ta gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Mehmet Ertak dosyasını gündeme taşıdı. Açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’yi Mehmet Ertak dosyasında yaşam hakkını ihlal etmekten mahkûm etmesine rağmen, aradan geçen 34 yıla karşın etkin bir soruşturma yürütülmediği ve cezasızlık politikasının sürdüğü vurgulandı.

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen tüm yurttaşlar için hakikat ve adalet mücadelesini sürdüreceklerini belirterek, devletin ulusal ve uluslararası hukuk yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısında bulundu.

“AİHM Kararları Hakikati Ortaya Koydu, Cezasızlık Sona Ermedi”

Açıklamada, iç hukukta sonuç alamayan çok sayıda kayıp yakınının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduğu hatırlatılarak, AİHM’in Türkiye hakkında verdiği çok sayıdaki ihlal kararına rağmen etkili soruşturma ve yargılama süreçlerinin işletilmediği ifade edildi.

Yerel mahkemelerde davaların beraat veya zaman aşımıyla sonuçlandığı belirtilen açıklamada, kaybedilen kişilerin akıbetini ortaya çıkaracak delillerin toplanmadığı ve sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülmediği vurgulandı.

Mehmet Ertak Gözaltına Alındıktan Sonra Kaybedildi

Cumartesi Anneleri, 32 yaşındaki dört çocuk babası Mehmet Ertak’ın, Şırnak’ın Rezuk Mezrası’nda yaşadığını ve bölgedeki bir kömür ocağında işçi olarak çalıştığını hatırlattı.

18 Ağustos 1992 tarihinde üç akrabasıyla birlikte işten dönerken resmi üniformalı polisler tarafından kurulan kontrol noktasında durdurulan Ertak’ın, kimlik kontrolünün ardından gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.

Gözaltına alındığına ilişkin resmi tutanak bulunmasına rağmen ailesine böyle bir gözaltının gerçekleşmediğinin söylendiği aktarılan açıklamada, baba İsmail Ertak’ın savcılığa başvurması üzerine çok sayıda tanığın Mehmet Ertak’ı gözaltında gördüğünü ve işkenceye maruz bırakıldığına tanıklık ettiğini anlattığı ifade edildi.

JİTEM İtirafları ve AİHM Kararı

Açıklamada, 1997 yılında JİTEM personeli Murat İpek’in kamuoyuna yansıyan ifadelerinde Mehmet Ertak’ın dönemin Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ile Terörle Mücadele Şube Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürülerek gömüldüğünü söylediği, ayrıca infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini öne sürdüğü hatırlatıldı.

İç hukuk yollarından sonuç alamayan Ertak ailesinin AİHM’e başvurduğu, başvuruyu hazırlayan Avukat Tahir Elçi’nin bürosunun basıldığı, dava dosyalarına el konulduğu ve Elçi’nin gözaltına alınarak işkenceye maruz bırakıldığı ifade edildi.

Buna rağmen başvurunun gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, AİHM’in dosyadaki deliller doğrultusunda Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığını, işkence sonucu yaşamını yitirdiğini ve ölümünden devletin sorumlu olduğunu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit ettiği; Türkiye’nin yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle oybirliğiyle mahkûm edildiği hatırlatıldı.

“Mehmet Ertak İçin Adalet İstemekten Vazgeçmeyeceğiz”

Cumartesi Anneleri, Mehmet Ertak’ın gözaltında kaybedilişinin 34. yılında adli ve siyasi makamlara bir kez daha çağrıda bulunarak, etkili soruşturma ve kovuşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesini istedi.

Açıklama şu sözlerle sona erdi:

“Kaç yıl geçerse geçsin, Mehmet Ertak için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten; devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir