Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı davasına ilişkin açıkladığı kararı değerlendirdi. Erçe, kararın devletin hak ihlalini kabul etmesi bakımından önemli olduğunu belirtirken, bunun 33 yıldır sürdürülen adalet mücadelesinin taleplerini karşılamadığını söyledi. Ailelerin 12 yıl önce yaptığı bireysel başvurunun uzun yıllar bekletildiğini hatırlatan Erçe, bu süreçte mağdur ailelerinden birçok kişinin yaşamını yitirdiğini, sanıkların serbest bırakıldığını ve davanın zamanaşımına uğratıldığını vurguladı.

AHA – Haber MerkeziAnayasa Mahkemesi’nin, Sivas Madımak Katliamı davasına ilişkin bireysel başvuruda “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” yönünde karar vermesi, Alevi kamuoyunda ve insan hakları çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.

Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından yayımladığı video mesajla değerlendirmelerde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Anayasa Mahkemesi’ne 2014 yılında yapılan bireysel başvurunun ancak 12 yıl sonra karara bağlanmasının başlı başına adaletin geciktirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Bu süreçte mağdur ailelerinden bazılarının yaşamını yitirdiğini, davanın zamanaşımına uğratıldığını ve katliam sanıklarının serbest bırakıldığını hatırlatan Erçe, geciken adaletin yeni hak ihlallerinin de önünü açtığını belirtti.

Anayasa Mahkemesi’nin açıkladığı kararın, devletin hak ihlalinde bulunduğunu kabul etmesi ve manevi tazminata hükmetmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Erçe, ancak bunun Alevi toplumunun ve katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerinin yıllardır dile getirdiği temel talepleri karşılamadığını vurguladı. Sivas Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak kabul edilmesi, zamanaşımının uygulanmaması, devletin katliamla yüzleşmesi ve Madımak Oteli’nin bir “Utanç Müzesi” haline getirilmesi taleplerini yineleyen Erçe, adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini dile getirdi.

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin açıklaması şöyle:

”Ailelerimiz adına 12 yıl önce, yani 2014 yılında Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmıştı. Adil yargılamanın olmadığı ve dolayısıyla 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı sonrası açılan davalarda devletin bilerek, isteyerek adil yargılamaktan kaçındığı, istenilen tanıkların, o günkü görevliler de dâhil olmak üzere mahkemeye çağrılmadığı, çıkarılmadığı ve bütün yönleriyle bu yargılama sürecinin hukuki olmadığı yönünde Anayasa Mahkemesi’ne yaptığımız başvuru 12 yıl bekletildi.

12 yıl boyunca adalet bekleyen ailelerimizin bir kısmı ne yazık ki Hakk’a yürüdü, yaşamını yitirdi. Ve 12 yıl boyunca ne oldu? Katiller serbest bırakıldı. Bu 12 yıl boyunca ne oldu? Dava zamanaşımına uğratıldı.

Dolayısıyla aslında bu geciken karar, bugüne kadar alınmış her türlü antidemokratik kararı da tetikleyen durumdaydı. Yani mahkemelerin antidemokratik kararlarına zemin oluşturacak bir yerde duruyor.

Anayasa Mahkemesi, tam da bizim AİHM sürecini başlattığımız günlerde bugün bir karar açıkladı. Gerekçeli kararı henüz görmedik. Gerekçeli kararın yayımlanması biraz zaman istiyor. Ama kamuoyuna yansıdığı biçimiyle baktığımızda, kararı iki yönlü değerlendirmemiz gerekiyor.

Bir; Anayasa Mahkemesi geç de olsa hak ihlalini kabul etmiş oldu. Anayasa Mahkemesi, devleti manevi tazminat ödemeye mahkûm ederek devletin bu konuda kusurlu olduğunu da kabul etmiş oldu.

Ama bizim arzumuz, bizim isteğimiz bu iki cümleyle sınırlı değil. 33 yıldır aradığımız adaleti istiyoruz.

Bu katliamın insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında ele alınması ve zamanaşımına uğratılamayacağının kabul edilmesi yönündeki talebimizde ısrarcıyız.

Devletin bu katliamla, öncesi ve sonrası tüm katliamlarla yüzleşmesi ve bunların hesabını vermesi noktasındaki talebimizde ısrarcıyız.

Devletten özür bekliyoruz! Ve bu Sivas 2 Temmuz Katliamı’yla ilgili özrü bizzat Madımak Oteli’ni Utanç Müzesi yaparak, o müzenin önünde diz çökerek dilemesini bekliyoruz.

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın detaylarını gördüğümüzde değerlendirmelerimizi yapacağız elbette. Ama şunu söylemeliyiz ki; adalet mücadelesinden vazgeçmiyoruz, 33 Can’a verdiğimiz hiçbir sözden vazgeçmiyoruz. Mücadelemizi tüm kararlılığıyla devam ettireceğiz. Sivas için adalet, herkes için adalet demeye devam edeceğiz.

Adalet mücadelemizi, eşit yurttaşlık mücadelesiyle de birleştiren bir yerden sürdüreceğiz.

Anayasa Mahkemesi’nin kararının bugün açıklanan haliyle devletin suçlu olduğu kararını önemsemekle beraber, bu kararla genel anlamda bizim taleplerimizin üzerini örtmeye çalışmalarına da izin vermeyeceğiz. Böyle bir sinsilik gördüğümüz yerde de bu mücadeleyi, bu kavgayı daha da büyüterek sürdüreceğiz.

Anayasa Mahkemesi bu kararıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecimizi etkilemek istemiş olabilir. Ama biz bu süreçte sadece AİHM’e değil, dünyanın her yerindeki dostlarımıza, insan hakları örgütlerine, siyasi partilere ve her türlü hak mücadelesi veren kurumlara da ileterek, onlarla birlikte adalet mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız.”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

One thought on “PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, AYM’nin Sivas Davası Kararını Değerlendirdi: “33 Yıldır Aradığımız Adaleti İstiyoruz” / Video”
  1. Bu davada zaman asimi olmaz mmagdurlarin masumlarin kani yerde kalmaz AYM karari gecte olsa verilmistir ayrica Cem evleri ve dergahlarimiz icinde verilen yasalastirma karari mevcuttur ve epeyce seneler gecmesine ragmen tahamulsuzluk ve siyasi baskilar surmektedir keza sivas icinde bizati seriatci katillerin avukatligi akp nin yaptigi ortadadir mesele aslinda sudur canlar Anadolunun oz halki Alewimilliyetlerinin topraklari canlari mallari isgal ilga tecir edilerek dilleri inanclarida suc gorulmustur yani kiraci evsahibini evinden kovmustur Ataturkcusude milliyetciside islamcisida donem degissede zulum degismemistir chp side mhp side akp side ayni zulmun takipcileridir Anadolunun kadim medeniyetinin dusmanidirlar 1925 yilinda anadoluda tur nufus yuzde 8 civarinda turkce konusuyor karisik lehce ile bugun yuzde 70 ustu turkce konusup kendini turk zanediyor veya korkudan din ve soy degistiriliyor ad degistiriliyor
    Karadeniz de kurdistanda egede akdenizde kimi dinini kimi adini kimi semtini degistirip bu cakma sisteme yamalanmaya calisiyor malesef akewilerinde kadim medeniyetlerinden yasam ve yol unun gecmisini islamin karanlik kuyularinda aradigini goruyoruz oysa aluwiler islamdan en az7000 yil once Anadoluda sehir devletleri kurmus dunya medeniyetinin ender kawimleridir islam yokken alewilik anadoluda 7000 yil yasamistir ama alewilerin bu tarihten hicbir haberi yok kendine yabanci bir yol inanciyla islama yamalanmaktadir onun icin yoneticilik yapan onderlik yapanlarin gercek tarihimizin anlatilmasinda gorevi ve sorumlulugu vardir okadar cem evi grzdim kutuphanekerinde hicbir gercek alewiligi anlata ne kitaba nede arastirmacinin kitaplarina rasladim biliyorum cok gec diyenleriniz olacaktir hicbirsey evrende gec degildir sorun adim atmak cesaretidir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir