✍️ Hasan Subaşı
⌈AHA Yayın Kurulu Başkanı⌉

12 Mart 1995’te İstanbul’un Gazi Mahallesi’nde yaşanan katliam, Türkiye’nin yakın tarihindeki en karanlık ve en ağır saldırılardan biri olarak hafızalara kazındı. Alevilerin yoğun olarak yaşadığı mahallede üç kıraathane ve bir pastanenin kimliği belirsiz kişiler tarafından otomatik silahlarla taranmasıyla başlayan saldırı, kısa sürede devlet güçlerinin doğrudan müdahalesiyle büyük bir katliama dönüştü. İlk saldırıda Alevi Dedesi Halil Kaya yaşamını yitirirken çok sayıda insan yaralandı. Ardından mahalle halkının protestolarına yönelik polis saldırıları sonucunda günler süren çatışmalar yaşandı ve toplamda 22 insan hayatını kaybetti.

Ancak Gazi Katliamı yalnızca bir katliam olarak değil, aynı zamanda bir direnişin adı olarak da tarihe geçti. Çünkü Gazi halkı, yaşanan saldırılar karşısında korkuya teslim olmadı; mahallelerini, kimliklerini ve onurlarını savunmak için ayağa kalktı.

Gazi Katliamı’nın ardından yürütülen yargı süreci, Türkiye’deki cezasızlık politikasının en açık örneklerinden biri oldu. Katliamın ardından açılan davalar yıllarca sürdürüldü, dava başka şehirlere taşındı, dosyalar sürüncemede bırakıldı ve sonuçta gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmadı. Yargılanan polislerin büyük bölümü beraat ederken, yalnızca iki polis sembolik cezalar aldı.

Bu süreç, katliamın yalnızca bir güvenlik olayı değil; aynı zamanda devletin Alevi toplumuna yönelik tarihsel baskı politikalarının bir parçası olduğunu bir kez daha gösterdi. Maraş, Çorum, Sivas ve Dersim gibi Gazi de Türkiye’de Alevilere yönelik sistematik saldırılar zincirinin halkalarından biri olarak tarihe geçti.

Gazi Katliamı’nın ardından gelişen direniş, Alevi toplumunun tarihsel duruşunun en somut örneklerinden biri oldu. Çünkü Alevi toplumu tarih boyunca yalnızca inancını değil, aynı zamanda eşitlik, özgürlük ve adalet değerlerini de savundu.

Pir Sultan Abdal’dan Dersim’e, Maraş’tan Sivas’a kadar uzanan tarihsel çizgi, Alevilerin zulme karşı direniş geleneğinin ifadesidir. Bu gelenek, Gazi Mahallesi’nde de kendisini açık biçimde ortaya koydu. Gazi halkı, katliama rağmen mahallelerini terk etmedi, kimliğini inkâr etmedi ve baskılara boyun eğmedi.

Bu nedenle Gazi Direnişi yalnızca bir mahallenin direnişi değil, aynı zamanda Alevi toplumunun tarihsel hafızasında yer alan onurlu duruşun bir devamıdır.

Gazi Katliamı’nı anlamak, yalnızca 1995 yılındaki olaylara bakmakla mümkün değildir. Bu saldırılar, Türkiye’deki mezhepçi politikaların, devlet içindeki karanlık yapıların ve toplumu kutuplaştırma stratejilerinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Katliamların ardından yürütülen soruşturmaların engellenmesi, davaların sürüncemede bırakılması ve faillerin korunması, bu saldırıların tesadüfi olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Cezasızlık politikası yalnızca geçmişteki katliamları örtmekle kalmamış, aynı zamanda benzer saldırıların zeminini de güçlendirmiştir.

Bugün Gazi Katliamı’nın üzerinden onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen, katliamın gerçek sorumluları hâlâ yargı önüne çıkarılmış değildir. Ancak bu durum, adalet arayışının sona erdiği anlamına gelmez. Tam tersine, Gazi Katliamı ve benzeri saldırılar, toplumsal hafızada canlılığını korumakta ve mücadele iradesini güçlendirmektedir.

Alevi toplumu tarihinin hiçbir döneminde zalimlerin karşısında diz çökmedi. İnancının ve kimliğinin gereği olarak zulme karşı direnmekten, hak ve adalet talebini yükseltmekten asla vazgeçmedi. Bugün de aynı tarihsel bilinçle mücadele sürmektedir.

Dün olduğu gibi bugün de zalimlere, baskıya ve faşizme biat etmeyenler vardır. Ezilen halklar, Aleviler, devrimci ve demokratik güçler, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde bir araya gelerek karanlığa karşı birleşik bir mücadele yürütmektedir.

Bu birleşik mücadele büyüdükçe, yalnızca Gazi Katliamı’nın değil; Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın ve tüm katliamların hesabı da sorulacaktır. Çünkü tarih göstermiştir ki zulüm ne kadar güçlü görünürse görünsün, halkların örgütlü mücadelesi karşısında kalıcı olamaz.

Gazi Katliamı’nın 31. yılında bir kez daha hatırlatmak gerekir: Aleviler tarih boyunca zalimlerin karşısında diz çökmedi, bundan sonra da çökmeyecek.

Adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesi büyüdükçe katliamların karanlığı da dağıtılacaktır. Ve o gün geldiğinde, halkların ortak mücadelesiyle hem Gazi’nin hem de tüm katliamların hesabı sorulacaktır.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir