⌈Ali Özcan⌉

Tarih, bazı anlarda tarafsız kalmayı bir seçenek olmaktan çıkarır. 19 Ocak 2026, Berlin için böyle bir eşiktir. El Kaide kökenli HTŞ lideri Ebu Muhammed el-Colani’nin Berlin’e davet edilmesi, yalnızca diplomatik bir skandal değil; savaş suçlarının, cihatçı şiddetin ve soykırım politikalarının siyasi meşruiyetle aklanması girişimidir. Bu nedenle Berlin Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla 19 Ocak’ta yapılacak protesto, sıradan bir eylem değil, tarihsel bir karşı duruştur.

Colani’nin temsil ettiği siyasal hat; Alevilere, Kürtlere, Hristiyanlara, Dürzilere ve kendisine biat etmeyen tüm halklara karşı yürütülen sistematik yok etme politikalarının adıdır. Bu hat, yalnızca Suriye’de değil, Ortadoğu’nun tamamında gerici, mezhepçi ve erkek egemen şiddetin taşıyıcısıdır. Bugün bu ismin Berlin’de muhatap alınması, kurbanların hafızasına karşı işlenmiş yeni bir suçtur.

Tam da bu nedenle Alevi, Kürt ve devrimci demokratik kurumların çağrısıyla yapılacak 19 Ocak protestosu, bir vicdan yoklamasıdır. Bu eylem, “uluslararası hukuk” söyleminin ne kadar seçici uygulandığını, insan haklarının nasıl pazarlık konusu yapıldığını ve Batı demokrasilerinin çıkar söz konusu olduğunda hangi suçları görmezden gelebildiğini teşhir etme imkânıdır.

Kitlesel katılım burada bir sayı meselesi değildir; meşruiyet mücadelesidir. Alan ne kadar güçlü dolarsa, şu gerçek o kadar net görünür: Cihatçı şiddet aklanamaz. Savaş suçları diplomatik davetlerle temizlenemez. Soykırım failleri, takım elbise giydirilerek “siyasi aktör”e dönüştürülemez.

Alevi kurumları için bu eylem, tarihsel hafızanın ve soykırım karşıtı duruşun gereğidir. Kürt kurumları için, Rojava’dan Şengal’e uzanan direniş hattının savunusudur. Devrimci demokratik yapılar için ise, emperyalist çıkarlarla gerici güçlerin kurduğu kirli ittifaka karşı enternasyonalist bir itirazdır. Bu mücadele başlıkları birbirinden ayrı değildir; aksine aynı baskı rejiminin farklı yüzleridir.

Sessizlik, bu koşullarda tarafsızlık değildir; suça ortaklıktır. Alanı boş bırakmak, bu davetin normalleşmesine izin vermektir. Oysa kitlesel bir karşı duruş, yalnızca Almanya’ya değil, tüm dünyaya şu mesajı verir: “Katillere Kırmızı Halı Değil, Adalet.”

19 Ocak’ta Berlin’de olmak, yalnızca Colani’ye karşı olmak değildir. Bu, gelecekte benzer suçların “unutulabilir” olmadığını ilan etmektir. Bu, halkların hafızasının diplomatik pazarlıklardan daha güçlü olduğunu göstermektir. Ve bu, adaletin bir talep değil, zorunluluk olduğunu haykırmaktır.

Bu yüzden 19 Ocak, bir eylem günü değil; tarihsel bir duruş günüdür.
Alanlarda buluşmak, yalnızca bugünü değil, yarını da savunmaktır.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir