⌈Hasan Subaşı⌉

Türkiye’de ana haber bültenleri giderek daha fazla reyting kaygısıyla şekilleniyor. Bu kaygı, kimi zaman haberin doğruluğunu, kimi zaman etik sınırları, kimi zaman da toplumsal hassasiyetleri geri plana itiyor. Ancak söz konusu olan bir inanç topluluğuysa, özellikle de tarih boyunca baskı ve ayrımcılığa maruz bırakılmış Alevilerse, kullanılan dil sıradan bir “hata” olarak geçiştirilemez.

TV100 Ana Haber Spikeri Kübra Par’ın, CHP’lilerin Kemer Genç’in mezarı başında içki içtiklerine dair iddiaların yol açtığı tartışmalara ilişkin haberi aktarırken Alevi dedeleriyle ilgili kullandığı ifadeler, bu sorumluluğun ne denli ihmal edildiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Par’ın, “İslam’da mezar başında içki doğru karşılanmaz. Tam hâkim değilim ama çeşitli Alevi inanç gruplarında da dedelerinin mezarlarına şarap dökme geleneğinin olduğuna dair iddialar var” sözleri, açık biçimde sorunlu bir dili yansıtmaktadır. Alevilikle ilgisi olmayan bir davranışın, sanki Alevi inancına aitmiş gibi sunulması, yalnızca bireysel bir hata değil; yıllardır süregelen yapısal bir önyargının medya dili üzerinden yeniden üretilmesidir.

Alevilik, kendine özgü yol erkânı, ahlaki ilkeleri, rızalık anlayışı ve tarihsel belleği olan köklü bir yol ve inanç öğretisidir. Buna rağmen ana akım medyada Alevilik, çoğu zaman bilgiyle değil; sezgisel yargılarla, kulaktan dolma imgelerle ve bilinçaltına yerleşmiş ötekileştirici kalıplarla aktarılmaktadır. Bu tür sunumlarda Alevilik, ya “olağan dışı” pratiklerle ya da toplumsal normların dışında bir alan gibi kodlanmaktadır. Böylece Alevi toplumu, doğrudan hedef alınmasa bile, dolaylı biçimde “farklı”, “aykırı” ya da “sorunlu” bir inanç grubu olarak işaretlenmektedir.

Kübra Par’ın kullandığı ifade, tek başına ele alınacak bir gaf olarak değerlendirilemez. Asıl sorun, bu söylemin herhangi bir editoryal süzgeçten geçirilmeden, ana haber bülteninde rahatlıkla dolaşıma sokulabilmesidir. Bu durum, medyada Aleviliğe dair yerleşik bir bilgisizlik kadar, bu bilgisizliği sorun olarak görmeyen kurumsal bir zihniyetin varlığına işaret etmektedir. Aleviler söz konusu olduğunda “yanlış bilgi”nin hızla meşrulaşabilmesi, toplumun diğer inanç gruplarıyla kıyaslandığında çarpıcı bir eşitsizliği de gözler önüne sermektedir. Bu eşitsizlik, medyanın tarafsızlık iddiasını ciddi biçimde tartışmalı hale getirmektedir.

Basın özgürlüğü, inançları çarpıtma ya da toplumsal önyargıları yeniden üretme serbestisi anlamına gelmez. Aksine, özellikle ana haber bültenlerinde görev yapan isimlerin, inanç topluluklarıyla ilgili konularda daha fazla bilgiye, daha fazla hassasiyete ve daha fazla sorumluluk bilincine sahip olması gerekir. Aleviliğin, güncel olaylar üzerinden rastgele tanımlanması ya da ilgisiz davranışlarla özdeşleştirilmesi, Alevi toplumunu incittiği gibi, birlikte yaşama kültürünü de ciddi biçimde zedelemektedir.

Medya dili masum değildir. Yanlış kurulan her cümle, Alevilere yönelik tarihsel önyargıları besler; ayrımcılığı görünmez ama kalıcı hale getirir. Bu nedenle mesele, bir haberin nasıl verildiğinden çok, hangi zihniyetle verildiğidir. Alevilik, magazinleştirilecek ya da sansasyonel imgelerle anlatılacak bir yol ve inanç değildir. İnançlar, özellikle de tarih boyunca baskı ve dışlanmaya maruz kalmış inançlar, bilgiyle, saygıyla ve sorumlulukla ele alınmalıdır. Bu bağlamda yapılması gereken, hatayı geçiştirmek değil; medya dilini, editoryal refleksleri ve yerleşik önyargıları açıkça tartışmaktır. Aksi halde benzer yanlışlar, farklı ekranlarda, farklı yüzlerle ama aynı zihniyetle tekrar tekrar karşımıza çıkmaya devam edecektir.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir