(Haber Merkezi⌉ Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) yazılı soru önergesi sundu. Kordu, mevcut eğitim politikalarının kadınlar ve kız çocuklarının eğitim hakkına erişimini kısıtladığını vurguladı.

Kordu, Türkiye’deki ekonomik kriz ve iktidarın cinsiyetçi politikalarının kız çocuklarını eğitimden dışladığını belirterek, “Eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmesi gerekirken eşitsizliği yeniden üreten bir mekanizmaya dönüşmüştür” dedi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “toplumsal cinsiyet” kavramını yasaklayan genelgelerine dikkat çeken Kordu, kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesini istedi.

Kordu’nun TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesi şöyle:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ıncı ve 99’uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Dersim Milletvekili  Ayten Kordu

Türkiye’de yaşanan derin ekonomik kriz, toplumsal yaşamın her alanında eşitsizlikleri artırmakta; bu eşitsizlikler özellikle kadınlar ve kız çocuklarının eğitim hakkına erişiminde daha belirgin hale gelmektedir. Eğitim sistemi, fırsat eşitsizliklerini ortadan kaldırmak yerine mevcut sorunları daha da derinleştiren, tekçi ve cinsiyetçi bir anlayışla şekillendirilmektedir.

Kadınların ve kız çocuklarının eğitim süreçlerinde karşılaştıkları engeller sadece ekonomik değil, aynı zamanda politik ve kültürel müdahalelerden de beslenmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan bazı genelgelerde “toplumsal cinsiyet” kavramının yasaklanması, kız öğrencilerin kıyafetlerinden davranış biçimlerine kadar sınırlayıcı düzenlemeler yapılması, eğitim müfredatına militarist, tekçi ve cinsiyetçi uygulamaların dahil edilmesi bu durumun açık göstergesidir.

Eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek için en önemli araçlardan biri olması gerekirken; bugün gelinen noktada tam tersine eşitsizliği yeniden üreten bir mekanizmaya dönüşmektedir. Kız çocukları, yoksulluk ve ekonomik kriz koşulları nedeniyle eğitimden daha fazla dışlanmakta; ebeveynlerin maddi yetersizlikleri yüzünden eğitim hakkı parası olan ile olmayan arasında bir ayrıma indirgenmektedir. Bu süreçte, kadınlar ve kız çocukları hem fırsat eşitsizliğine hem de cinsiyetçi politikaların doğrudan hedefi haline gelmektedir.

Çocukların, özellikle kız çocuklarının, eğitim hakkının güvence altına alınması devletin temel sorumluluklarından biridir. Ancak mevcut uygulamalar, fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak yerine derinleştirmektedir. Eğitim müfredatının laik, bilimsel ve eşitlikçi temelde yeniden düzenlenmesi gerekirken; bugün iktidarın politikaları kadınların, kız çocuklarının ve tüm dezavantajlı grupların eğitim hakkını kısıtlamaktadır.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yok sayıldığı, kadın ve kız çocuklarının daha fazla mağdur edildiği bir eğitim anlayışı, demokratik bir toplumun gereklilikleriyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konudaki yaklaşımı ve uygulamalarına dair kamuoyunun bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda:

  1. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim müfredatında toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten politikalar geliştirmek yerine neden “toplumsal cinsiyet” kavramını yasaklayan genelgeler yayımlamaktadır?

  2. Kız öğrencilerin kıyafetlerine ve davranışlarına ilişkin sınırlayıcı talimatların eğitim-öğretimle ne gibi bir ilgisi vardır? Bu uygulamaların pedagojik gerekçesi nedir?

  3. Eğitimde fırsat eşitsizliği ve yoksulluğun kız çocuklarını daha fazla dışlamasına karşı Bakanlığınız hangi somut adımları atmaktadır?

  4. İl Milli Eğitim Müdürlükleri aracılığıyla yürütülen militarist ve cinsiyetçi içerikli programların içeriği nedir? Bu programlar hangi gerekçeyle okullarda uygulanmaktadır?

  5. Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine karşı farkındalık oluşturabilmesine dair eğitim müfredatında toplumsal cinsiyet konulu bir ders planlamanız var mıdır?

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir