Haber Merkezi – Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormaktan vazgeçmeyen Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1054. haftasında da Galatasaray Meydanı’ndaydı. İdam edildikten sonra cenazesi ailesine teslim edilmeyen Veysel Güney için bir araya gelen aileler, “Bu bayramda da herkes mezarlarını ziyaret ederken, bizim ziyaret edeceğimiz bir mezarımız yok” dedi.

Polis ablukası altında yapılan açıklamada kayıpların fotoğrafları ve karanfiller taşındı. Aileler adına açıklamayı Zeynep Yıldız okudu.

“Adaletli bir hukuk düzeni istiyoruz”

Zeynep Yıldız, “Bu bayramda da herkes sevdikleriyle vakit geçirirken, biz sevdiklerimizin nerede olduğunu sormaya devam ediyoruz. Bayramların herkes için gerçekten kutlamalara vesile olabilmesi için adaletli bir hukuk düzeni kurmakla yükümlü olan devleti sorumluluğa çağırıyoruz” dedi.

Veysel Güney’in hikâyesi: 44 yıldır bir mezar hakkı bile tanınmadı

Yıldız, 1981 yılında Gaziantep E Tipi Hapishanesi’nde idam edilen Veysel Güney’in hukuksuz bir şekilde yargılandığını, avukat talebinin reddedildiğini ve mahkeme kararı olmaksızın idam edildiğini hatırlattı. Güney’in cenazesinin ise ailesine verilmediğini vurguladı. “Devleti yönetenleri, kayıpların akıbetini açıklamaya, failleri yargılamaya ve adaleti sağlamaya çağırıyoruz” dedi.

Güney ailesi: “Bedenini değil, sadece kalemini verdiler”

Veysel Güney’in kardeşi Ayhan Güney’in mektubunu İsmail Yücel okudu. Mektupta, “Cenazesi bize teslim edilmedi. Bedeni de devlet gözetiminde kaybedildi. 44 yıldır bir mezarı olsun, son görevimizi yerine getirelim istiyoruz. Annemiz ismini bile söylemeye dayanamazdı. Babamız oğluyla ilgili ne hayaller kurmuştu, kim bilir… Bu acıyı yalnız biz değil, çevremiz de yaşadı” ifadeleri yer aldı.

“Kayıplarımızı sormaktan vazgeçmeyeceğiz”

Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır ise “Kayıplarımızı sormaktan vazgeçmiyoruz. Galatasaray Meydanı bizim için sadece bir yer değil; bir hafıza ve mücadele alanı” diyerek yasaklara ve baskılara karşı direnmeye devam edeceklerini vurguladı.

“Mezarsız insanlarız”

Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ise “30 yıldır bu meydandayız. Dünya sesimizi buradan duydu. Biz mezarsız insanlarız. Bu ülkeyi yönetenler utansın. Kemiklerini de faillerini de ortaya çıkarmadan bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Ne olmuştu?

12 Eylül askeri darbesinin ardından 24 yaşındaki Veysel Güney, 28 Aralık 1980’de Gaziantep’te bir ev baskınında yaralı olarak gözaltına alındı. Avukatsız yargılanarak, delil olmaksızın idama mahkûm edildi. 10 Haziran 1981’de Gaziantep E Tipi Cezaevi’nde idam edildi. Güney’in kişisel eşyaları tutanakla ailesine teslim edilirken, cansız bedeni kaybedildi.

2006’da ailesi tarafından ulaşılan bilgilerde, “hüviyeti meçhul” bir kişinin 105341 numaralı mezara gömüldüğü öğrenildi. Mezardan alınan kemik numuneleri Adli Tıp’a gönderildi. Ancak Adli Tıp, anne ve babayla DNA uyuşmazlığı raporu verdi. Aile, testin doğruluğundan kuşkulu.

Açıklama, kayıpların simgesi olan karanfillerin Galatasaray Meydanı’na bırakılmasıyla sona erdi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir