⌈Ali Kadir Tanrıverdi⌉

Sorusuna cevap bulmaya çalışanlar tersten meseleye baktıklarına inanıyorum.
Türk emekçilerin bu yüz yılda neler çektiğini kendileri de biliyorlar. Yoksulluk, sefalet, kan göz yaşından başka ne var şu yüz yılda?

Ya Ötekiler için Cumhuriyet ne ifade eder?
Diye bir soru kendimize sorarsak…
Nene ve Dedelerimizin bize anlattıkları halen tazedir. Rum-Pondus kırımı… Koçgiri…Şeyh Sait, Ağrı-Zilan…ve Dersim soykırımları bu Cumhuriyetin kurulduğu ilk on beş yılı içerisinde gerçekleştiğini hatırlatmak isterim.

Hatırlayalım,
Cumhuriyetin kurucuları; Mustafa Kemal Atatürk, Mustafa Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Kazım Karabekir…vs.
Kurtuluş savaşın başındakilerin zihniyetinde ne vardı? Tekçilik. Tekçilik ise; Barışın ve kardeşliğin önünde tek engeldir.

“Türk Büyüktür…Türk Yücedir…Ne Mutlu Türküm…” şiarlarıyla yola çıkanlar, “Tek Milet, Tek Vatan, Tek Bayrak…” anlayışı o dönemde temelleri atılmıştır. Yani Cumhuriyet bu zihniyetin üzerinde kurulmuştur.

Övünerek savunulan yüzüncü yılın ana mayasında evrensel Hukuk yoktur. Eşit ve özgürlükçüden yoksundur bu Cumhuriyet.
Bugün zindanlar doluysa, bu tekçiliğin, bu cumhuriyetin ana yasasından kaynaklıdır…

Cumhuriyeti, yüzüncü yılında tarihiyle yüzleşmeye ve soykırımları kabul etmekle işe başlayanlar geleceği kazanacaklar…

Kanlı bir yüz yıl ile hasaplaşanlar, barışı, sevgiyi, kardeşliği örerler. Bunu yapmayanlar ancak kanlı bir yüz yılın daha temelini atmış olacaklar.
1924 anayasası ve 12 Eylül ile süren Cumhuriyet bizim değildir…Ezilenlerin değildir…Öteki; ulus ve inançların değildir…

Bağımsızlık mı?
Kurtuluş savaşı öncesinde başta Mustafa Kemal olmak üzere bütün ekibi emperyalistlerle işbirliği içerisinde olduğu bugün daha açık bir şekilde ayyukaya çıkmış durumda. Savaş içerisinde iken de el altında emperyalist devletlerle görüşüldüğü biliniliyor.
Nitekim uluslararası gerici devletler tarafından Cumhuriyetin Tapusu: Lozan’da verildi.

Sonuç olarak,
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Türk ve Müslüman olmayan halkları, kökünden kopardılar. İnançlarımızı ve kültürlerimizi yaşayamadık. Köksüzleştirildi halklar. Varlığımız olan zengin kaynaklarımız; dil ve kültürümüzden bizi yoksun bıraktı. Uygarlıklarımızı sildiler, geçmişimize lanetler okudular ve hepimizi süngüleyerek Türkleştirdiler…
Kısaca övündüğünüz Cumhuriyet işte tarafımızca bunu ifade ettiğini söylemek zorundayım.

Bugün Cumhuriyeti bize, güzel gösterenler bu kanlı tarihin sahipleridirler. Bugün ülkemiz talan edilmişse, toplumlar kutuplaşmış düşmanlaşmışsa, Cumhuriyetin kurucuların ektiği tohumlardan bağımsız değildir.

Ülkemiz, geçmiş cumhuriyetin temelleri üzerinde demokratikleşemez.
Tekçiliği bırakır çok renkliyi savunursak, inkarcılıkla yüzleşilirse ancak: Çağdaş bir Cumhuriyetin örmüş olacağız…

Yaşasın Halkların, Haklarını savunan Yönetimler…
Yaşasın; İnkar ve Tekçiliğin Olmadığı Cumhuriyet…

Ali Kadir Tanrıverdi

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir