“Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında gerçekleştirilen hapishane katliamının üzerinden 21 yıl geçti. Ama bıraktığı izler, yarattığı tahribatlar hala dün yaşanmış gibi duruyor.2000 yılı sonbaharında hapishanelerde koğuş sisteminin yerine getirilmek istenen F tipi hapishane uygulamasına karşı çıkan tutsaklar, 19 talep öne sürerek süresiz açlık eylemine başladılar. 20 Ekim’de başlayan açlık eylemi, 45. günde ölüm orucuna dönüştürüldü. Devlet bunun üzerine 19 Aralık 2000’de 20 hapishanede aynı anda “Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında, 3 gün süren bir katliama başladı. Devletin, hapishanelerdeki siyasi tutsakların iradesini kırmaya yönelik gerçekleştirdiği katliamda 30 tutsak yaşamını yitirmiş, yüzlerce tutsak yaralanmış, fiziki ve psikolojik tahribatlar yaşanmıştı.

Katliamın ardından “Hayata döndürdük”, “Devletin şefkatli elleri”, “Sahte oruç kanlı iftar” dendi. “Devlet teröristle pazarlık etmez” dendi. “Kendilerini yaktılar” dendi… “Az kaldı, kökünü kazır bitiririz elbet” dendi. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in, “Zayiat beklediğimizden az oldu” dediği katliamın parçası olanlar terfi ettirildi, dönemin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun’a “Devlet üstün hizmet madalyası” verildi. Katliam, “Hapishanelere girilemediği, içeriden ateş açıldığı” gibi iddialarla gerekçelendirilerek meşrulaştırılmaya çalışıldı, tüm deliller karartıldı. Aradan 21 yıl geçmesine rağmen hala yaşamını yitiren tutsaklara ait eşyaların ve kamera kayıtları kayıp; kadın tutsakların yanarak kömürleşmelerine, sağ kalanların vücutlarının erimesine neden olan kimyasalların niteliği konusunda da bir inceleme yapılmadı.

retlik bir örnek. Tecrit kime uygulanırsa uygulansın ağır bir işkencedir. Halen F tiplerinde ve İmralı’da tecrit işkencesi sürüyor. Tabii bu uygulamalara karşı tutsakların direnişi de…

“19 Aralık nedir?

19 Aralık bir gündür; 18 Aralık’tan sonra gelir, 20’dense önce… Bir yıldönümü… Takvimde bir yaprak… Muktedirlerin kan bayramı…

19 Aralık bir başlangıçtır, belki de bir son… Acıyı çağrıştıran bir kelime oyunu ya da öfkeyi. Hepsi ya da hiçbiri…

19 Aralık 2000 tarihinden bu güne F tiplerine karşı sürdürülen direnişte hayatını kaybeden 122 direnişçi, 600 sakat, intiharlar, ağır fiziki ve ruhsal tahribatlar da aynı sorunun cevabı olabilir. 19 Aralık, sistem içi hayatlarımıza dönmemiz ve cellâdımızı hayranlıkla takip etmemiz için sallanan sopadır.

Yirmi zindana yirmi bin asker, yirmi bin gaz bombası, yirmi bin dipçik, binlerce mermi çekirdeği, kırk bin postal, onlarca iş makinesi ve otuz iki ceset torbasıyla girişilen bir seferdir 19 Aralık. “Sahte Oruç Kanlı İftar” manşetiyle şakşaklanan bir dezenformasyon kampanyasıdır.

Bütün güler yüzlü ve şuh bakışlı liberal maskelerin çıkarılıp keskin dişlerin gösterildiği bir tören alayıdır. “Hayata Dönüş” yaftasıyla piyasaya sürülen bir gözdağıdır. 19 Aralık devlettir. 19 Aralık katliamdır.”

Suna Demir

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir