DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Parti Meclisi toplantısında ekonomik krizden barış sürecine, yoksulluktan demokratikleşmeye ve Kürtlerin ulusal birliğine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Fon vurgunu iddialarına tepki gösteren Bakırhan, “Bir avuç insan milyonları götürüyor. Milyonlarca insan da çoluk çocuğuna ekmek yetiştirmeye çalışıyor” dedi. Barış sürecinin önemine dikkat çeken Bakırhan, iktidara somut adımlar atma çağrısında bulundu.

AHA Haber Merkezi – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), siyasal gelişmeleri, partinin yeniden yapılandırılmasını ve demokratik cumhuriyet hedefini değerlendirmek üzere Parti Meclisi toplantısını gerçekleştirdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’deki ekonomik sorunlara, toplumsal adalet taleplerine, barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bakırhan, konuşmasına yaşamını yitiren hasta tutuklu Tuncer Sağlam ile törenle toprağa verilen Nesrin Aslan’ı anarak başladı.

Tuncer Sağlam’ın sağlık durumunun ağırlaşmasına rağmen infaz erteleme talebine yanıt verilmediğini belirten Bakırhan, hasta tutukluların durumuna tepki gösterdi.

“Bir Avuç İnsan Milyonları Götürüyor”

Türkiye’deki ekonomik eşitsizliklere ve fon vurgunu iddialarına değinen Bakırhan, milyonlarca insanın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini söyledi.

Bakırhan, yaşanan tabloyu şu sözlerle eleştirdi:

“Bir avuç insan milyonları götürüyor. Milyonlarca insan da çoluk çocuğuna ekmek yetiştirmeye çalışıyor.”

Fon vurgunu iddiaları konusunda gerekli denetimlerin yapılmadığını savunan Bakırhan, sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.

Bakırhan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu fon vurgununda yapılan hırsızlıkta, yolsuzlukta hesap vermesi gereken emekçiler, yoksullar, emekliler değil, ücretliler değil. Bu vurgunu yapanlar, bu vurguna sessiz kalanlar ve bu vurgunun üzerini örtenlerdir. Hesabı götürenden, göz yumandan soracağız.”

“Ekmek, Barış ve Adalet Mücadelesini Büyüteceğiz”

DEM Parti’nin yürüttüğü “Ekmek, Barış ve Adalet” kampanyasına da değinen Bakırhan, Türkiye’nin farklı kentlerinde yurttaşların ekonomik ve toplumsal sorunlarını dinlediklerini belirtti.

Kadınların, gençlerin, emekçilerin, esnafın, öğrencilerin ve işsizlerin taleplerinin karşılanması gerektiğini ifade eden Bakırhan, ekonomik adaletin sağlanmasının siyasetin temel sorumluluklarından biri olduğunu söyledi.

Asgari ücretin yükseltilmesi, emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve barınma sorununun çözülmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, ekonomik kaynakların toplumsal ihtiyaçlar için kullanılmasının önemine dikkat çekti.

“Barış Süreci Başarıya Ulaşırsa Hepimiz Nefes Alabileceğiz”

Türkiye’de yürütülen barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, sürecin yalnızca Kürtleri veya DEM Parti’yi ilgilendirmediğini, bütün toplumun geleceği açısından önem taşıdığını savundu.

Çatışmalı dönemlerde yaklaşık 3 trilyon dolar harcandığını ileri süren Bakırhan, barışın sağlanması hâlinde ekonomik kaynakların eğitim, barınma, sağlık ve toplumsal refah için kullanılabileceğini belirtti.

Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu süreç hepimizin sürecidir. Bu sürecin başarıya ulaşması halinde emin olun hepimiz daha rahat nefes alabileceğiz. Daha rahat kendimizi ifade edebileceğiz.”

Barış sürecinin demokratik siyasetin önünü açabileceğini ifade eden Bakırhan, çatışmalı dönemlerde siyasal alanın daraldığını, yargı ve hukuk mekanizmalarının baskı aracı olarak kullanılabildiğini savundu.

“Sürecin Önemine Denk Düşen Bir Yaklaşım Henüz Ortada Yok”

Barış sürecinin ilerleyişine ilişkin eleştirilerde de bulunan Bakırhan, sürecin taşıdığı öneme uygun bir hız ve kararlılıkla yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Bakırhan, yalnızca iktidarın değil, muhalefetin ve toplumsal kesimlerin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Süreç bu kadar önemliyken önemine denk düşen bir yaklaşım ve ağırlık henüz ortada yok. Bunu sadece iktidar için söylemiyorum. Hepimiz için söylüyorum.”

Sürecin tıkanmadığını ancak yeterli hızda ilerlemediğini savunan Bakırhan, somut adımların gecikmesinin toplumdaki umutları kaygıya dönüştürdüğünü söyledi.

“Çünkü adımlar atılmadıkça, adımlar bekledikçe sürece ilişkin umutlar yerini kaygılara bırakıyor.”

İktidarın toplumsal güveni artıracak adımlar atması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, Kürt meselesinin yalnızca güvenlik politikaları çerçevesinde ele alınmasına karşı çıktı.

“Kürt Meselesi Bir Güvenlik Dosyası Değildir”

Kürt meselesinin demokratikleşme ve eşit yurttaşlık temelinde ele alınması gerektiğini savunan Bakırhan, devletin ve iktidarın konuya yaklaşımını eleştirdi.

Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

“İktidar ve devlet bu meseleye sadece bir güvenlik penceresinden yaklaşmamalı. Kürt meselesi bir güvenlik dosyası değil. Demokratikleşme meselesi bir güvenlik dosyası olarak görülmemelidir.”

Barış sürecinin ekonomiden hukuka, sağlıktan siyasete kadar birçok alanda etkili olabileceğini belirten Bakırhan, toplumsal kesimlere de sürecin ilerlemesi için sorumluluk alma çağrısında bulundu.

Demokratik Cumhuriyet Hedefine Vurgu

DEM Parti’nin son kongresinde gündeme getirdiği “Demokratik Cumhuriyet” hedefine de değinen Bakırhan, bu yaklaşımın yalnızca bir söylem olarak kalmaması gerektiğini belirtti.

Parti Meclisi üyelerine seslenen Bakırhan, demokratik cumhuriyet hedefinin Türkiye’nin bütün kentlerinde ve farklı toplumsal kesimler arasında anlatılması gerektiğini ifade etti.

Bakırhan, parti çalışmalarının genişletilmesi ve toplumla daha güçlü bağlar kurulması çağrısında bulundu.

Federe Kürdistan Bölgesi İçin Ulusal Birlik Çağrısı

Konuşmasının son bölümünde Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşanan parlamento krizini değerlendiren Bakırhan, ortaya çıkan ikili yönetim tartışmalarının Kürtlerin ortak kazanımları açısından sorun oluşturabileceğini savundu.

Kürt siyasi aktörlerinin uzlaşması gerektiğini belirten Bakırhan, ayrışmanın bölgedeki siyasi ve toplumsal kazanımları zayıflatabileceğini ifade etti.

“Ayrılık Kürt halkını güçlendirmez. Aksine Kürtler kendi içinde zayıflar.”

2006 yılında Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) arasında yapılan anlaşmayı hatırlatan Bakırhan, mevcut koşulların değişmiş olabileceğini ancak yeni bir uzlaşmanın mümkün olduğunu söyledi.

Bakırhan, bölgedeki siyasi taraflara şu çağrıda bulundu:

“Bugün anlaşmanın şartları belki değişmiş olabilir. O halde yeni bir anlaşma yapılsın. Buradan DEM Parti Parti Meclis Toplantısı’ndan Federal Kürdistan Bölgesi’ndeki yönetimlere ve taraflara diyoruz ki bu mevcut güncel değilse, ihtiyacınızı karşılamıyorsa yeni bir anlaşma yapın. Yeni bir demokratik ortaklık sözleşmesi imzalayın diyoruz.”

DEM Parti olarak Kürtlerin demokratik ulusal birliğini savunduklarını belirten Bakırhan, tarafların ortak çıkarlar temelinde masaya oturması ve uzlaşması gerektiğini ifade etti.

Bakırhan, yeni bir anlaşmanın sağlanması için kendilerine düşecek sorumluluğu üstlenmeye hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir