Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), Ocak 2025 ile Ağustos 2026 arasında 101 kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığını belgelediğini açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde farklı siyasi partilerden milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen basın açıklamasında, kaçırılan kadınların akıbetinin açıklanması, sorumluların yargılanması ve uluslararası soruşturma başlatılması istendi.

AHA Haber Merkezi – Suriye’de özellikle Alevi kadınların ve kız çocuklarının kaçırılmasına ilişkin iddialar ve insan hakları ihlalleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen basın açıklamasıyla gündeme taşındı.

Merkezi Almanya’da bulunan Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS) tarafından hazırlanan ve “Suriye’de Kadınların Kaçırılmasını Durdurun!” çağrısını içeren açıklama, 3 Kasım 2026 tarihinde Türkiye saatiyle 17.00’de TBMM’de okundu.

AHRS’nin İsveç merkezli ANAT insan hakları kuruluşuyla birlikte yürüttüğü belgeleme çalışmalarına dayanan açıklamada, Ocak 2025 ile Ağustos 2026 arasında 101 kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığı, bunlardan 87’sinin Alevi topluluğuna mensup olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca 32 kişinin hâlen kayıp olduğu ifade edilerek kadınlara ve çocuklara yönelik kaçırma olaylarının bağımsız uluslararası mekanizmalar tarafından soruşturulması talep edildi.

Beş Siyasi Partiden Milletvekilleri Basın Açıklamasına Katıldı

TBMM’de gerçekleştirilen basın açıklamasına farklı siyasi partilerden milletvekilleri katılarak Suriye’de kadınların ve çocukların karşı karşıya kaldığı hak ihlallerinin gündeme taşınmasına eşlik etti.

Basın açıklamasına katılan milletvekilleri şöyle:

  • DEM Parti: Perihan Koca ve Celal Fırat
  • CHP: Nermin Yıldırım Kaya
  • Yeni Parti: Servet Mullaoğlu
  • Emek Partisi (EMEP): İskender Bayhan
  • Saadet Partisi: Necmettin Çalışkan
  • AHRS den Hamide Rencüs
  • ABF Türkan Akbıyık katıldı

Açıklama Dışişleri Bakanlığı ve TBMM Yetkililerine İletildi

TBMM’de okunan AHRS açıklaması, basın toplantısının ardından Dışişleri Bakanlığı yetkililerine, TBMM Başkanlığına, siyasi partilerin grup başkanlarına ve basına iletildi.

Açıklamada, kaçırılan kadınların bulunması ve ailelerine kavuşturulmasının yanı sıra, kaçırma olaylarına karıştığı veya bu olaylara göz yumduğu öne sürülen kişilerin soruşturulması istendi. Türkiye’nin diplomatik girişimlerde bulunması, Avrupa Birliği’nin insan hakları güvencelerini destek politikalarının koşulu hâline getirmesi ve Birleşmiş Milletler mekanizmalarının harekete geçmesi yönünde çağrı yapıldı.

AHRS, söz konusu ihlalleri 25–27 Kasım 2026 tarihlerinde Cenevre’de yapılması planlanan BM Azınlık Sorunları Forumu’na da taşıyacağını duyurdu.

AHRS’nin TBMM’de Okunan Basın Açıklamasının Tam Metni

Aşağıda AHRS tarafından hazırlanan açıklama yer almaktadır:

AHRS – Suriye İnsan Hakları Topluluğu BASIN AÇIKLAMASI

TBMM ÜYELERİNE VE ULUSLARARASI KURUMLARA ÇAĞRI

SURİYE’DE ETNİK VE AZINLIK KADINLARINA YÖNELİK SİSTEMATİK KAÇIRMA VE ZORBALIK DURDURULMALIDIR!

Suriye’de 8 Aralık 2024 tarihinde Heyet Tahrir el-Şam (HTS) öncülüğündeki muhalif grupların yönetimi ele geçirmesiyle ülkede köklü bir rejim değişimi süreci başlamıştır.

Bu büyük siyasi dönüşümün ardından geçen süreçte, yeni otoritenin azınlıkları koruma vaatlerine rağmen sahada tam tersi bir tablonun geliştiğini üzülerek takip etmekteyiz.

3 Kasım 2026 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında bir araya gelen milletvekillerimizden oluşan İletişim Grubu aracılığıyla, Merkezi Almanya’da bulunan AHRS (Suriye İnsan Hakları Topluluğu) olarak derinleşen bu insanlık dramına karşı ulusal ve uluslararası kamuoyunu; ayrıca TBMM Üyelerini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu harekete geçmeye çağırıyoruz.

Suriye İnsan Hakları Topluluğu- AHRS tarafından başlatılan “Suriye’de Kadınların Kaçırılmasını Durdurun!” çağrısı kapsamında, Ocak 2025 ile Ağustos 2026 tarihleri arasında yaşanan sistematik hak ihlallerini, uluslararası kurallara göre hazırlanan çifte doğrulanmış somut saha verileriyle dünya kamuoyunun vicdanına sunuyoruz.

Uluslararası Standartlarda Raporlama ve Vahim Gerçekler

AHRS – Suriye İnsan Hakları Topluluğu olarak saha gönüllülerimiz ve yerel gazeteciler vasıtasıyla, Merkezi İsveç’te bulunan uluslararası sivil toplum kuruluşu ANAT (Anat for Justice and Human Rights – Anat Adalet ve İnsan Hakları Kurumu) ile birlikte yürüttüğümüz titiz doğrulama süreçleri neticesinde, bu yeni dönemde 101 kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığı kesin olarak belgelenmiştir. Güvenlik güçlerinin ağır baskısı ve faillerin korunması nedeniyle rapora dahil edilemeyen en az 30 doğrulanmış vaka daha bulunmakta; bu durum, sahadaki gerçek tablonun çok daha karanlık olduğunu göstermektedir. Uluslararası belgeleme kurallarına göre kesinleşen trajik gerçekler şunlardır:

Sistematik Bir Etnik Temizlik: Belgelenen 101 vakanın 87’si (yaklaşık %87’si) Alevi azınlığa mensup kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Ülke nüfusunun en fazla %15’ini oluşturan bir topluluğun bu denli yoğun bir şekilde hedef alınması, yaşananların basit bir “güvenlik açığı” olmadığını, Alevi azınlığa yönelik sistematik bir etnik temizlik stratejisi yürütüldüğünü açıkça kanıtlamaktadır. Süreç içerisinde ayrıca 9 Sünni, 3 Şii ve 2 Hristiyan kadının da kaçırıldığı belgelenmiştir.

Çocuklar Doğrudan Hedefte: Kaçırılanların 32’si 18 yaşın altında, yani henüz birer çocuktur. 69 yetişkin kadının yanı sıra çocukların da bu vahşetin doğrudan nesnesi yapılması, uluslararası hukukun en ağır ihlalidir.

Kayıplar ve Zorla Evlendirmeler: Kaçırılan kadınlardan 66’sı geri dönmeyi başarmış olsa da tamamı derin fiziksel ve psikolojik travmalar yaşamaktadır. Geri kalanların 32’si halen kayıptır ve akıbetleri bilinmemektedir. En az iki vakanın ise kaçırıldıktan sonra zorla evlendirildiği kesinleşmiştir. Bir vakanın durumu ise belirsizliğini korumaktadır.

Zamanlama ve Baskı: Kaçırılma vakaları özellikle Kıyı bölgesinde katliamların yapıldığı 2025 Mart ve Nisan aylarında (her iki ayda da 11’er vaka) zirveye ulaşmış, ardından 2026 yazında (özellikle Temmuz ayında) korkunç bir artış göstermiştir.

Devlet Suç Ortaklığı ve Cezasızlık (State Complicity and Impunity)

Sahadaki en vahim dinamik, rejim değişikliği sonrası kurulan “Geçici Hükümet” otoritelerinin aileleri susturmaya çalışmasıdır. Faillerin ailelere canlı işkence videoları izleterek şantaj yaptığı vakalarda dahi, kurbanlar yerel veya uluslararası baskıyla serbest kaldıklarında, suçluları ve geçici hükümetin “güvenlik” birimlerini aklayacak sahte hikayeler anlatmaya zorlanmaktadır.

Nitekim bu kurumsal örtbas mekanizması ve failleri aklama politikası, bağımsız uluslararası raporlarca da tescillenmiştir. BM Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu (UNCOI), Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Reuters küresel haber ajansı ve Avrupa Birliği İltica Ajansı (EUAA) raporları; Suriye Geçici Hükümeti’nin ve kolluk kuvvetlerinin bu kaçırma olaylarını soruşturmakta kasıtlı olarak yetersiz kaldığını ve cezasızlık kültürünü beslediğini resmi olarak ilan etmiştir.

Geçici Hükümetin kasım ayında yayınladığı resmi inkar raporunda önüne gelen onlarca vakayı “gönüllü kaçma” veya “aile içi şiddet” olarak sınıflandırması, uluslararası insan hakları otoriteleri ile küresel basın tarafından “mezhepsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti örtbas etme ve failleri aklama stratejisi” olarak tanımlanmıştır. Küresel kurumların verileri de bu tırmanışı doğrulamakta olup, yaşananların münferit asayiş olayları değil, azınlık kadınlarını hedef alan örgütlü ve sistematik birer “insanlığa karşı suç” olduğunu ortaya koymaktadır.

Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS ) ve Alevi Bektaşi Federayonu (ABF )olarak:

Uluslararası Kamuoyuna, Avrupa Birliği’ne, Almanya ve Türkiye’ye Çağrımızdır:

Suriye’deki yeni rejim altında, azınlık mensubu kadınların ve çocukların en temel insan hakları, yaşam hakları ve özgürlükleri sistematik olarak yok edilmektedir. Bu suçlara karşı sessiz kalmak, faillere ortak olmaktır.

1. Şartlı Destek Uygulansın: Suriye Geçici Hükümeti’ni siyasi ve finansal olarak destekleyen başta Almanya ve Avrupa Birliği, tüm yardımlarını dini ve etnik azınlıkların korunması, kadın haklarının güvenceye alınması ve bu kaçırma şebekelerinin derhal tasfiye edilmesi şartına bağlamalıdır.

2. Uluslararası Soruşturma Başlatılsın: BM Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu (CoI) ve Suriye için Uluslararası, Tarafsız ve Bağımsız Mekanizma (IIIM), bu raporda sunulan sistematik kaçırma vakalarını “insanlığa karşı suç” ve “savaş suçu” kapsamında acilen incelemeye almalıdır.

3. Failler Cezalandırılsın: Kaçırma, işkence ve zorla evlendirme eylemlerine göz yuman veya bu suçları bizzat işleyen askeri ve idari sorumlular hakkında uluslararası yaptırımlar uygulanmalı ve evrensel yargı yetkisi kapsamında hukuki süreçler başlatılmalıdır.

4. Doğrudan Temas ve Yaptırım: Türkiye Cumhuriyeti, mevcut diplomatik ilişkilerini kullanarak kaçırılan kadınların serbest bırakılmasını sağlamalıdır. Ayrıca insan hakları ihlallerine ve kaçırma şebekelerine dahil olan kişilerin tespiti durumunda, bu kişilerin uluslararası yaptırım listelerine alınması için küresel girişimlerde bulunmalıdır.

Uluslararası Küresel Gündem ve Hukuki Konum

Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS) olarak, 25-27 Kasım 2026 tarihlerine Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Sarayı’nda (Palais des Nations) gerçekleştirilecek olan BM Azınlık Sorunları Forumu’nun 19. Oturumu’nda (19th session of the UN Forum on Minority Issues) bu sistematik hak ihlallerini resmen uluslararası toplumun ve BM mekanizmalarının gündemine taşıyacağız.

AHRS ve ANAT’ın Arşiv ve Belgeleme Komisyonu tarafından kayıt altına alınan bu eylemler, uluslararası hukukun emredici normlarının (jus cogens) ağır bir ihlalini oluşturmaktadır. Belgelenen suçlar; Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına aair Uluslararası Sözleşme (Madde 1 ve 2) ile Türkiye’nin de imzacısı olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) hükümlerini doğrudan çiğnemektedir. Ayrıca bu sistemli eylemler, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün Madde 7(1)(i) (Kişilerin zorla kaybedilmesi) ve Madde 7(1)(h) (Siyasi, ulusal, etnik veya dini nedenlerle bir gruba karşı zulüm) bentleri uyarınca “İnsanlığa Karşı Suçlar” kapsamında değerlendirilmektedir.

Evrensel İnsan Hakları Misyonu ve Mücadele Kararlılığı

AHRS olarak, Suriye’de kadınlara ve çocuklara yönelik kaçırma suçlarının derhal durdurulmasını, alıkonulan tüm kurbanların akıbetinin şeffaflıkla açıklanarak ailelerine iade edilmesini ve bu ağır insanlık suçlarına ortak olan ya da göz yuman tüm aktörlerin yargı önünde hesap vermesini talep ediyor; tüm dünyayı bu küresel mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.

Bu girişimin sadece diplomatik bir çağrı metni olarak kalmayacağını kamuoyuna taahhüt ederiz! Kaçırma, hiçbir koşulda sessiz kalınamayacak bir suçtur; mağdur edilen kadın ve çocukların özgürlüğü ile onuru, tüm siyasi ve toplumsal aidiyetlerin ötesinde evrensel insani bir sorumluluktur.

Sessizlik, suça ortak olmaktır. Suriye’de hedef alınan tüm kadınların ve çocukların çığlığına ses olmak adına tüm dünyayı bu haklı mücadeleye davet ediyoruz!

Hasan Gazi Öğütcü

Başkan – Suriye İnsan Hakları Topluluğu Yönetim Kurulu Adına (AHRS)

İletişim: ahrs.desk@proton.me

KAMPANYA DİJİTAL MEDYA ETİKETLERİ (HASHTAGS)

#SuriyeKadınlarınınKaçırılmasınıDurdurun #SuriyeliKadınlarıKoruyun #SuriyeliKadınlarİçinAdalet #OnlarıEvineGeriGetirin #SuriyeliKadınlarınınYanındaOlun #BugündenSonraKaçırmayaHayır #KaçırılanKadınlaraÖzgürlük #MağdurlaraAdalet #SuriyeliKadınlaraGüvenlik

ATIFTA BULUNULAN ULUSLARARASI RAPORLAR VE RESMİ KAYNAK LİNKLERİ:

1. AHRS & ANAT Ortak Saha Raporu (Ekim 2026): “Compiled Cases of Women/Girls Abducted in Syria between January 2025 and August 2026: Executive Summary and Statistical Dta.”

2. BM Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu (UNCOI): Suriye’deki yeni idari yapıda azınlık hakları ve kolluk kuvvetlerinin ihlallerine dair resmi insan hakları bildirimleri ve dönemsel rapor incelemeleri için link: https://www.ohchr.org/en/hr-bodies/hrc/iici-syria/independent-commission-inquiry-syrian-arab-republic

3. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) Hak İhlalleri Raporu (Temmuz 2025): Suriye’de azınlık kadınlarına yönelik yürütülen organize kaçırma eylemleri ve hukuki takip çağrıları resmi çağrı metni için link: https://www.amnesty.org/en/latest/news/2025/07/syria-authorities-must-investigate-abductions-of-alawite-women-and-girls/

4. Avrupa Birliği İltica Ajansı (EUAA) Ülke Analizi (Nisan 2026): Yeni rejim altında kadınların ve dini azınlıkların karşı karşıya kaldığı kesişimsel risklerin analizi ve koruma durumları hakkında hazırlanan doküman için link: https://www.euaa.europa.eu/syria-country-focus/29-women-and-girls

5. Londra Merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Ortak Veri İncelemesi (Ekim 2026): Azınlık kadınlarına yönelik cinsel ve mezhepsel tabanlı örgütlü şiddet vakalarının belgelenmesi süreçlerine ilişkin analiz duyurusu için link: https://www.syriahr.com/en/387123/

6. Reuters Küresel Haber Ajansı Dünya Haberleri Dosyası: Suriye’deki yönetim değişiminin ardından sahada tırmanan hak ihlallerini içeren geniş kapsamlı uluslararası arşiv taramaları için resmi küresel habercilik ağı link: https://www.reuters.com

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir