Çocuklarımız erken büyüyor, erken ölüyorlar maalesef. Sevinç içinde doyasıya gülüp eğlenemiyorlar. Elleri kalem tutmuyor ne yazık ki. Ya elinde bir boya sandığı, ya da bir simitçi tezgâhı ile küçücük yaşında yaşamın o ağır yükünü omuzlarında taşıyorlar.

✍️Hasret Anıl

“Ürkek bir serçe gibi eğme başını.
Kaldır başını ve dimdik dur!
Bu senin değil, ülkemin ayıbı.
Hırpalanmış yerlerinden öperim çocuk.”
(Nazım Hikmet)

Çocukların Yüzündeki Derin Hüzün

Çocuklar, sevginin en saf ve en temiz halini üzerlerinde taşırlar. Hiç kuşkusuz, onların o tertemiz yüreklerinde hissettiğimiz her şey bizde tarif edilemeyecek kadar güzel duygular uyandır. Her şeyden önce masum, çıkarsız ve yalansızdır sevgileri. Ve ne yazık ki onların o sıcacık içimizi ısıtan gülüşlerin yerinde derin bir hüzün var. Hayatta sahip olamadığı her şeyin eksikliğini yaşıyorlar. Çok şey istemiyorlardı aslında. Yoksullukla geçen yaşamları artık son bulsun istiyorlar. Üstüne giyinebileceği güzel bir paltosu olmayan, yarı aç, yarı tok yalınayak dolaşan, çöplüklerden yiyecek toplayıp karınlarını doyurmaya çalışan yoksul çocuklar… Yürüdüğümüz sokaklarda, gezdiğimiz caddelerde bu acı tabloyu daha yakından görürüz. Onları hak etmedikleri bu yaşamdan kurtarabiliriz de. Yeter ki baştan sona çürümüş, kokuşmuş bu köhne düzenin yerine özlemini çektiğimiz daha adil, daha yaşanabilir bir dünya için savaşma inancı ve iradesi olsun yüreklerimizde.

Çocuklarımız erken büyüyor, erken ölüyorlar maalesef. Sevinç içinde doyasıya gülüp eğlenemiyorlar. Elleri kalem tutmuyor ne yazık ki. Ya elinde bir boya sandığı, ya da bir simitçi tezgâhı ile küçücük yaşında yaşamın o ağır yükünü omuzlarında taşıyorlar.

Ahmet’in Hikâyesi

Bu hikâyede Ahmet’te diğer çocuklardan farksızdı aslında. Okulunu bırakmış, bir torna tezgâhında iş bulmuştu, çalışıyordu. Evine her zamanki gibi eli yüzü simsiyah makine boyasına bulaşmış bir şekilde dönüyordu. Ailesi onun çalışmasına her seferinde karşı çıkıyor, sadece okumasını istiyordu. O ise hiçbir şey yapmadan öylece duramadı daha fazla. Çünkü babasının her akşam evlerine ne kadar yorgun ve bitkin bir halde geldiğini, ellerinin ise çalışmaktan nasırlaşıp nasıl yara bere içinde kaldığını görüyordu.

Üzülüyordu Ahmet ve bir şeyler yapmak istiyordu. Annesi ise bir telaş içerisinde nasıl yapıyorsa mutfağa girip bir yerlerden bulup buluşturduğu ne varsa hazırlamanın derdindeydi her zaman. O kadar çalışmasına rağmen annesinin, yine de sofraya ne yerleştireceğinin kaygısını taşıdığını görünce daha fazla dayamıyor. Kendisi de bir iş aramaya başlıyor ve sonunda da şuan çalıştığı torna tezgâhındaki işi buluyordu kendisine.

“Bir Şeyler Değişmeli”

Ama sonraları çok düşünüyor Ahmet. Uzun uzun düşünüyordu. Bir şeyler değişmeli diyor. Artık böyle sürüp gitmemeli. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığı bu olmamalı diyordu. Biz gece gündüz demeden canımızı dişimize takıp çalışırken, bizim emeklerimizin üzerinden zenginliklerine zenginlik katan, lüks içinde yaşayanları da görüyordu. Ve onları gördükçe daha çok öfke duyuyordu bu düzene.

Yarın gün doğduğunda başka bir sıkıntı, başka bir dert. Sonu yoktu böyle yaşamanın olmayacaktı da hiçbir zaman. Biz değiştirmediğimiz sürece. Ahmet çalıştığı torna tezgâhını bırakıp eli yüzü boyalı şekilde evine dönerken bunları düşünüyordu.

Haksız da değildi elbette. Yaşamak bu değildi. Olmamalıydı hiçbir zaman. Bunu bizler de çok iyi biliyorduk. Çünkü Ahmet’in yaşamından çok farklı değildi yaşantımız. Yarın ne olacağımızı düşünmek. Ne yiyeceğimizi düşünmek ve daha da sayamayacağımız nice kaygılar. Bitmeyecekti hiçbir zaman.

Yarının Dünyasını Şekillendiren Bakışlar

Peki, bizler değiştirmek için ne yapıyorduk? İmkânsız değildi aslında hiçbir şey. Hep birlikte, mücadele ederek kurtulabiliriz bu köhne yaşamdan. Değiştirdiğimiz vakit ise ne gam kalırdı artık ne keder bizler için.

İşte o zaman çocukların yüzlerine dönüp bir kez daha bakın. Umut dolu, o ışıltılı bakışlara. Yarının dünyasını şekillendiren o bakışlardır çünkü. Onlara bıraktığımız yeni ve güzel ne varsa yine onlarla bütünleşerek bir şahesere dönüşecekti.


  • Özgür Platform | Yazarlar

    Yer Altındaki Görünmeyen Kahramanlar: Madenciler

    Kuşkusuz bu direnişten öğrendikleri çok şeyde vardı; Eğer birlik olursak yan yana, omuz omuza hep birlikte mücadele edersek hiçbir şey imkânsız değildi. Elbette “Direnenler, bir gün kazanırdı.” ✍️ Hasret Anıl “…Yüz karası değil, kömür karası.Böyle kazanılır ekmek parası.”(Orhan Veli Kanık – 1946) Gün doğmadan yollara düşerdi maden işçileri. Ellerinde kazma, başlarında sarı baretler, yüreklerinde ise […]

  • Özgür Platform | Yazarlar

    Kadının Özgürlüğü

    “Kadının özgürlüğü, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, yalnızca emeğin sermayenin boyunduruğundan kurtulmasıyla olacaktır.”[1]  (Clara Zetkin) ✍️ Hasret Anıl Clara Zetkin Dünya devrim tarihi içerisinde yaşayan en önemli sosyalist-kadın hareketinin öncüsü olan birisiydi. O yaşamı boyunca tüm kadınların özgürleşmesi, eşit bir düzen içinde yaşamlarını sürdürebilmesi için çabalayan ve bu uğurda bedeller ödeyen devrimci sosyalist bir liderdir. Yazıma […]

  • Özgür Platform | Yazarlar

    Ekmek ve Adalet

    Toplumun yaşam koşulları içerisinde adaletsizlikler ve hukuksuzluklar üzerine kurulu bir sistem aynı zamanda insanın insana, insanın kendi emeğine ve doğaya yabancılaşmasına neden olur. ✍️ Hasret Anıl Halkın Ekmeği “Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.Bakarsınız bol olur bu ekmek,bakarsınız kıt.Bakarsınız doyum olmaz tadına.Bakarsınız berbat.Azaldı mı ekmek, başlar açlık.Bozuldu mu tadı, başlar hoşnutsuzluk boy atmaya…” (Bertolt Brecht) Ünlü Alman, […]

  • Özgür Platform | Yazarlar

    Ekmek ve Dostluk

    Halkın kendi kültürünü ve öz değerlerini yok etmeye çalışarak toplum içerisinde kendi yoz kültürünün egemen olmasını istiyor. Paylaşma ve yardımlaşma gibi değerlerin yerine bireyciliği dayatıyor ✍️Hasret Anıl İnsanlık, çağlar boyunca üretimin temelinde yer alan insan emeği ile bugünlere gelmiştir. Üretilen her şeyin içerisinde yoğun bir emek ve çaba vardır. Dostluk ve arkadaşlık gibi ilişkilerimizde de […]

  • Özgür Platform | Yazarlar

    Sanatın Hakikati

    Günümüzde yaşayan halkın sanatçılarını, yaşadığı sorunları ele alalım. Buna verebileceğimiz en iyi örnek Grup Yorum’dur hiç kuşkusuz. Çünkü sanatını halk için yapmak, türkülerini halkı için söylemek istediği için iki şehidi vardır Grup Yorum’un. İbrahim Gökçek ve Helin Bölek. ✍️ Hasret Anıl Bu yazımda sizlerle sanat üzerine naçizane duygu ve düşüncelerimi belirtmek istedim. Sanat nedir? Öncelikle […]

  • Özgür Platform | Yazarlar

    Gecekondu Sokaları

    “Yaşadığımız bu kentte bizler çok mutluyuz. İki göz odası ve küçük bir bahçesiyle, kendi ellerimizle, emeklerimizle yaptığımız evleri terk etmemizi istiyorlar. Bizler evlerimizi çalıp çırpmadan, yıllarca dişimizden tırnağımızdan artırdıklarımızla yaptık.” ✍️ Hasret Anıl Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret.   Ve asıl biz biliriz kederi…”                   (AHMED ARİF) Gecekondulardan geliyorlardı. Yoksullukla geçmişti yaşamları… Karınları doysun diye […]

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı