Marmara Denizi’nde 2 Eylül 2026 tarihinde iki geminin çarpışması sonucu battığı belirtilen Tuğberk İmamoğlu gemisindeki dokuz denizciye ulaşılamaması, ailelerin arama çalışmalarına ilişkin kaygılarını büyütüyor. DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesinde, deniz tabanındaki aramaların yeterliliğini, batığın çıkarılması için alternatif teknik yöntemlerin neden değerlendirilmediğini ve ailelerin neden ayrıntılı biçimde bilgilendirilmediğini sordu.

AHA Haber Merkezi – Marmara Denizi’nde meydana gelen gemi kazasının ardından kaybolan dokuz denizcinin akıbeti belirsizliğini korurken, ailelerin cenazelere ulaşılması yönündeki talepleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 2 Eylül 2026 tarihinde Marmara Denizi’nde Alsu gemisiyle çarpışarak battığı belirtilen Tuğberk İmamoğlu gemisinde bulunan 10 mürettebattan dokuzuna hâlâ ulaşılamaması üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yazılı soru önergesi verdi.

Fırat, önergesinde kazanın üzerinden 40 günü aşkın süre geçmesine rağmen kayıp denizcilerin cenazelerine ulaşılamadığına dikkat çekerek, Silivri Limanı’nda oluşturulan kriz masasında bekleyişlerini sürdüren ailelerin yetkililerden somut çözüm ve ayrıntılı açıklama beklediğini belirtti.

Batık Tespit Edildi, Ancak Dokuz Denizciye Ulaşılamadı

Celal Fırat’ın önergesinde yer alan bilgilere göre, kazanın ardından batan geminin konumu tespit edildi. Ancak arama çalışmalarında görev alan TCG Akın gemisinin teknik imkânlarının, batık içerisindeki mürettebata ulaşmak veya deniz tabanında kapsamlı arama yapmak için yeterli olmadığı ailelere bildirildi.

Bakanlığın girişimiyle teknik inceleme yapabilecek bir firmaya ulaşıldığı ve uzaktan kumandalı su altı araçlarıyla (ROV) batığa ilişkin görüntüler elde edildiği aktarıldı.

Fırat’ın önergesine göre ailelere, geminin bir bölümünün 720 metre derinlikte çamura saplanmış olması nedeniyle çıkarılamayacağı açıklandı.

Bu açıklamanın hangi teknik incelemelere dayandığı, alternatif kurtarma yöntemlerinin değerlendirilip değerlendirilmediği ve çalışmaların bundan sonraki aşamasında nasıl bir yol izleneceği ise milletvekilinin Bakanlığa yönelttiği soruların merkezinde yer aldı.

Bağımsız Uzman Heyeti ve Uluslararası Teknik Destek Talebi

Fırat, soru önergesinde arama çalışmalarının ağırlıklı olarak deniz yüzeyinde yürütülmesinin gerekçesini sorguladı.

Batığın deniz tabanındaki konumunun bilindiğini belirten Fırat, kayıp denizcilere ulaşılması için bağımsız uzmanlardan oluşan bir heyet kurulup kurulmayacağını, uluslararası teknik destek olanaklarının neden değerlendirilmediğini ve iş sınıfı su altı robotlarıyla geminin kapalı bölmelerinde arama yapılıp yapılmayacağını sordu.

Önergede ayrıca batığın çıkarılmasının mümkün olmadığı yönündeki değerlendirmenin yazılı, gerekçeli ve teknik bir raporla ailelere açıklanması istendi.

Ailelerin Bekleyişi Sürüyor: Yanıt Bekleyen Dokuz Soru

Celal Fırat’ın girişimi, yalnızca arama çalışmalarının teknik boyutunu değil, kayıp denizcilerin ailelerinin bilgi edinme hakkını ve kazaya ilişkin incelemelerin şeffaf yürütülmesi gerekliliğini de gündeme taşıdı.

Fırat, teknik ve hukuki süreçlerin bağımsız uzmanların katkısıyla tarafsız biçimde yürütülmesini, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesini ve hiçbir ayrıntının göz ardı edilmemesini talep etti.

Milletvekili, kayıp denizcilerin cenazelerine ulaşılması için kullanılabilecek bütün yöntemlerin araştırılması ve ailelere somut bir yol haritası sunulması gerektiğini soru önergesiyle Bakanlığa iletti.

Celal Fırat’ın TBMM’ye Sunduğu Soru Önergesinin Tam Metni

Marmara Gemi kazasında batan gemiden 10 mürettebattan dokuzunun cenazelerinin çıkarılmaması nedeniyle Meclise verdiğimiz Soru Önergesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Celal Fırat

DEM PARTİ İstanbul Milletvekili

Marmara Denizi’nde 2 Eylül 2026 tarihinde Alsu gemisiyle çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde bulunan 10 mürettebattan 9 gemiciye hâlâ ulaşılamamıştır. 40 günü aşkın süredir Silivri limanında kurulan kriz masasında nöbet tutan aileler, Ulaştırma Bakan ve yetkilerinin çözüm üretmesini bekliyorlar.

Kazanın olduğu günden itibaren batan geminin yerinin tespit edildiği ancak TCG Akın gemisindeki komutanların görevlerinin gemiyi bulmak ve tespit etmek olduğunu, geminin içerisindeki mürettebatı veyahut da dip taramayı teknik olarak yapamayacaklarını belirtmişlerdir.

Bakanlığın girişimiyle teknik inceleme yapabilecek bir firmaya ulaşılmış, uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) kullanılarak görüntüler elde edilmiş ancak, ailelere, geminin bir bölümünün 720 metre derinlikte çamura saplanmış olması nedeniyle çıkarılamayacağı açıklanmıştır.

Bu bağlamda;

1- Marmara/Silivri açıklarında kaza nedeniyle batan geminin 10 mürettebatından dokuzunun çıkarılması çalışmaları neden ağırlıklı olarak deniz yüzeyinde yürütülmektedir? Batan geminin deniz tabanında olduğu bilinmesine rağmen neden su altı dip araması yeterli şekilde yapılmamaktadır?

2- Kayıp denizcilere ulaşılması için arama-kurtarma çalışmalarının sürdürülmesi ve enkaza ilişkin teknik verilerin ailelerle paylaşılması doğrultusunda bağımsız bir uzman heyet kurulacak mıdır?

3- Geminin çıkarılmasına yönelik alternatif teknik yöntemleri ve uluslararası uzmanlık imkânları neden değerlendirilmemektedir?

4- Arama çalışmalarının kapsamı, kullanılan teknik imkânlar ve geminin neden çıkarılamadığı konusunda ailelere ayrıntılı bilgi verilecek midir?

5- Enkazın çıkarılması mümkün değilse teknik olarak neden mümkün olmadığının, hangi teknik inceleme ve verilere dayanılarak bu sonuca ulaşıldığının ve bugüne kadar yapılan çalışmaların yazılı, gerekçeli ve teknik bir raporla ailelere bildirilecek midir?

6- Oluşturulacak teknik uzmanlar kurulu ve/veya bağımsız kuruluş raporlarını tamamlanmadan, yalnızca derinlik veya genel nitelikli sözlü değerlendirmelere dayanılarak kurtarma çalışmalarının kesin biçimde sonlandırılmasına izin verilecek midir?

7- İş sınıfı ROV’lar ve uygun sualtı müdahale imkânları kullanılarak batığın teknik açıdan uygun bölümlerinde peç (açıklık) açılması ve robotik sistemlerle kapalı bölmelerde keşif yapılacak mıdır? Teknik kısıtlamalar dikkate alınarak, uygun koşulların sağlanması hâlinde ulaşılamayan kapalı bölmelerde ROV’larla arama yapılacak mıdır?

8- Cenazelere ulaşılabilmesi için mevcut yöntemler dışındaki tüm alternatiflerin teknik uygulanabilirlik, başarı ihtimali, risk ve kısıtlamalar yönünden değerlendirilmesi; uygulanamayan yöntemlerin gerekçeleri ile müteakip faaliyetlere ilişkin somut yol haritası ailelerle paylaşılacak mıdır?

9- Kazaya ilişkin süreçlerin bağımsız uzman bilirkişilerin desteğiyle, tüm teknik ve hukuki hususları kapsayacak şekilde tarafsız, adil ve şeffaf yürütülmesi; tüm bilgi, belge, kayıt ve raporların ilgili makamlarla paylaşılması, delillerin eksiksiz değerlendirilmesi ve hiçbir ayrıntının göz ardı edilmemesi için Bakanlık yetkilerini kullanacak mıdır?

Editoryal not: Haber, Celal Fırat’ın paylaştığın soru önergesine dayanılarak hazırlandı. Kazaya, arama çalışmalarına ve teknik bulgulara ilişkin bilgiler önergedeki anlatıma atfedildi; Bakanlığın güncel yanıtı ayrıca doğrulanmadı. Önergenin tam metnindeki ifadeler korunarak yalnızca kopyalama kaynaklı boşluk kodları temizlendi.PDF’ye dönüştür

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir