Adana Alevi Platformu, Suriye’de Alevilere ve sivillere yönelik saldırılara dikkat çekerek can güvenliğinin sağlanması, saldırıların durdurulması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması çağrısında bulundu. Humus kırsalında Alevi işçi ve mühendisleri taşıyan araca düzenlenen, 7 kişinin yaşamını yitirdiği ve 4 kişinin yaralandığı silahlı saldırının bütün yönleriyle açığa çıkarılmasını isteyen Platform, “Alevilerin yaşam hakkı hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz. Bir halkın acısını görmezden gelerek kalıcı barış kurulamaz” mesajını verdi.

AHA Haber Merkezi – Adana Alevi Platformu, Salman-ı Pak Kültür Merkezi’nde yaptığı basın açıklamasıyla Suriye’de yaşayan Alevilerin ve bütün sivillerin yaşam hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.

“Suriye’deki Aleviler yalnız değildir! Saldırılar durdurulsun, yaşam hakkı güvence altına alınsın!” başlığıyla gerçekleştirilen açıklamaya Yeni Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, DEM Parti Adana İl Eş Başkanı Av. Yakup Ataş, Yeni Parti Çukurova İlçe Başkanı Av. Ümit Arif Özsoy, Seyhan İlçe Başkanı Alattin Solmaz, Eğitim Sen Adana Şubesi, Adana Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, DİSK Devrimci Emekliler Sendikası temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

Basın açıklamasını Adana Bulamlılar Derneği Başkanı ve Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Serkan Taşan okudu.

“Suriye’deki Aleviler ve Bütün Siviller İçin Sesleniyoruz”

Taşan, Suriye’de yaşayan Alevilerin yanı sıra ülkedeki bütün sivillerin yaşam hakkına dikkat çekerek, saldırılar karşısında adalet talebini yükseltmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Taşan, “Bugün Selman-ı Pak’tan, Suriye’deki Alevilerin ve bütün sivillerin yaşam hakkını savunmak, devam eden saldırılara karşı sesimizi yükseltmek ve adalet talebimizi kamuoyuyla paylaşmak için sesleniyoruz” diyerek 30 Eylül’de Humus kırsalında yaşanan saldırıya dikkat çekti.

Açıklamada, Humus kırsalında Misyaf Köprüsü yakınlarında özel bir şirkette çalışan mühendis ve işçileri taşıyan aracın 30 Eylül akşamı silahlı saldırıya uğradığı, saldırıda 7 kişinin yaşamını yitirdiği ve 4 kişinin yaralandığı belirtildi.

Saldırganların kimliği ve saldırının saiki konusunda kesinleşmiş bir sonucun henüz kamuoyuna açıklanmadığı ifade edilirken, saldırının bütün yönleriyle aydınlatılması istendi.

Taşan şöyle konuştu:

“Evlerine dönmek isteyen emekçilerin yaşamlarının ellerinden alınmasını lanetliyoruz. Katledilen canlarımızı saygıyla anıyor, ailelerinin ve yakınlarının acısını paylaşıyor, yaralıların sağlığına kavuşmasını diliyoruz. Bu saldırı, Alevilerin can güvenliğine ilişkin kaygıların ne kadar yakıcı olduğunu bir kez daha göstermiştir.”

“Suriye’deki Aleviler Yalnız Değildir”

Adana Alevi Platformu, insanların işe giderken, evlerine dönerken veya yaşadıkları topraklarda günlük hayatlarını sürdürürken ölüm korkusuyla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Taşan, “Suriye’deki Aleviler yalnız değildir” diyerek şu mesajı verdi:

“Onların acısı bizim acımızdır. Yaşamlarını, inançlarını ve kendi topraklarında güven içinde yaşama haklarını savunmak ortak sorumluluğumuzdur.”

Suriye’de Eylül Ayında 207 Kişinin Yaşamını Yitirdiği Belirtildi

Açıklamada Suriye’deki sivil kayıplara ilişkin verilere de yer verildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin 2 Ekim’de yayımladığı Eylül 2026 bilançosuna dayandırılan açıklamada, bir ay içerisinde 207 kişinin yaşamını yitirdiği, bunların 160’ının sivil olduğu belirtildi. Sivil kayıpların 23’ünün çocuk, 12’sinin kadın olduğu ifade edildi.

Aynı verilere göre 12 sivilin mezhepsel saiklerle gerçekleştirilen saldırılarda, 58 kişinin ise cinayet olarak kaydedilen olaylarda yaşamını yitirdiği aktarıldı. Rastgele açılan ateş sonucu 7’si çocuk 12 sivilin, geçiş hükümeti güçlerinin açtığı ateş sonucu ise 3 sivilin öldüğü belirtildi. Geçiş hükümetine bağlı cezaevlerinde de 2 kişinin işkence sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi.

Platform, bu rakamların yalnızca istatistik olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı:

“Bu verilerin her biri bir insanı, bir aileyi, yarım bırakılmış bir hayatı anlatmaktadır. Çocukların öldürüldüğü, insanların inançları nedeniyle hedef alındığı, işkence ve silahlı saldırıların sürdüğü koşullarda sivillerin korunması ertelenemez.”

Savaş Kalıntılarının Yarattığı Tehlikeye Dikkat Çekildi

Basın açıklamasında Suriye’de yıllardır süren savaşın geride bıraktığı mayın, patlamamış mühimmat ve diğer patlayıcıların siviller açısından oluşturduğu tehlikeye de dikkat çekildi.

Açıklamada aktarılan verilere göre, 8 Aralık 2024 ile 3 Ekim 2026 arasında savaş kalıntılarının patlaması sonucu 944 sivil yaşamını yitirdi. Bu kişilerin 301’inin çocuk, 59’unun kadın olduğu belirtildi.

2026 yılının başından ekim ayının ilk günlerine kadar savaş kalıntılarının neden olduğu ölümlerin 265’e ulaştığı; yaşamını yitirenlerin 97’sinin çocuk, 12’sinin kadın olduğu ifade edildi.

Platform, farklı dönem ve nedenlere ilişkin kayıp rakamlarının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ortak tablonun siviller açısından ağır bir güvenlik sorununa işaret ettiğini vurguladı:

“Bütün verilerin ortaya koyduğu ortak gerçek açıktır: Suriye’de insanların evlerinde, yollarında, tarlalarında ve çalışma alanlarında güvenle yaşayabilmesi için acil önlemler gerekmektedir.”

“Talebimiz Hukuk, Adalet, Eşitlik ve Yaşam Hakkıdır”

Adana Alevi Platformu, herhangi bir halkın, inancın veya mezhebin topluca suçlanmasına karşı olduklarını özellikle vurguladı.

“Bizim talebimiz hukuk, adalet, eşitlik ve yaşam hakkının korunmasıdır” denilen açıklamada, suçlarda bireysel sorumluluğun ortaya çıkarılması ve sorumluluğu delillerle belirlenen kişilerin adalet önünde hesap vermesi istendi.

Platform, Şam yönetiminin Aleviler başta olmak üzere Suriye’de yaşayan bütün halkların ve inanç topluluklarının can güvenliğini ayrım gözetmeden sağlamakla sorumlu olduğunu belirterek, saldırılar hakkında kamuoyuna açık ve denetlenebilir soruşturmalar yürütülmesi çağrısında bulundu.

Humus Saldırısı İçin Bağımsız Soruşturma Çağrısı

Humus kırsalında işçi ve mühendisleri taşıyan araca yönelik saldırının bütün yönleriyle açığa çıkarılmasını isteyen Platform, saldırıyı gerçekleştirenlerin yanı sıra varsa saldırganları yönlendiren veya destekleyen yapıların da araştırılması gerektiğini belirtti.

Delillerin korunması, tanık güvenliğinin sağlanması ve bağımsız, tarafsız bir soruşturmanın önünün açılması istendi.

Öldürme vakalarının yanı sıra kaçırma, zorla kaybetme ve zorla yerinden etme iddialarının da araştırılması gerektiği belirtilerek şu çağrı yapıldı:

“Kayıp insanların akıbeti açıklanmalı; saldırılardan zarar görenlerin ve yakınlarının hakikate, adalete, tedaviye ve destek hizmetlerine erişimi güvence altına alınmalıdır.”

“Hiçbir Sivil Yaşadığı Topraklardan Ayrılmaya Zorlanmamalı”

Platform, insanların inançları veya kimlikleri nedeniyle hedef gösterilmesine karşı etkili önlemler alınmasını istedi.

Hiçbir sivilin evinden, köyünden veya tarihsel olarak yaşadığı coğrafyadan ayrılmaya zorlanmaması gerektiği belirtilirken, yerinden edilenlerin gönüllü, güvenli ve onurlu biçimde geri dönebilecekleri koşulların oluşturulması talep edildi.

Mayın ve patlamamış mühimmat bulunan bölgelerin belirlenerek işaretlenmesi ve uzman ekipler tarafından temizlenmesi de talepler arasında yer aldı. Özellikle yerleşim alanlarına, çocukların bulunduğu bölgelere, yollara ve tarım arazilerine öncelik verilmesi istendi.

BM ve Uluslararası Kuruluşlara Çağrı

Adana Alevi Platformu; Birleşmiş Milletler’e, uluslararası insan hakları kuruluşlarına, Türkiye’deki yetkililere ve Suriye’nin geleceği üzerinde etkisi bulunan aktörlere de seslendi:

“Alevilerin yaşam hakkını gündeminizin dışında bırakmayın. Sivillerin korunması için somut, sürekli ve denetlenebilir adımlar atın.”

Platform, bağımsız gözlem ve soruşturma mekanizmalarının çalıştırılmasını, insani yardımın ihtiyaç duyan bütün topluluklara ayrım gözetilmeksizin ulaştırılmasını ve diplomatik ilişkilerde yaşam hakkının korunmasının temel önceliklerden biri haline getirilmesini istedi.

Barolara, Sendikalara ve Üniversitelere Dayanışma Çağrısı

Açıklamada barolara, hukuk örgütlerine, sendikalara, meslek kuruluşlarına, üniversitelere ve demokratik kitle örgütlerine de çağrı yapıldı.

Saldırılara ilişkin tarihlerin, bilgilerin ve tanıklıkların güvenli biçimde belgelenmesi, hukuki destek çalışmalarının geliştirilmesi ve uluslararası mekanizmalara yapılacak başvurularda ortak çalışma yürütülmesi istendi.

“Alevilerin Güvenliği Yalnızca Alevilerin Omuzlarına Bırakılamaz”

Adana Alevi Platformu, Suriye’de yaşayan bütün halkların ve inançların eşit haklarla ve güven içerisinde yaşayabileceği bir gelecek istediklerini belirterek şu mesajı verdi:

“Alevilerin güvenliği, yalnızca Alevilerin omuzlarına bırakılamaz. İnsan yaşamının değeri kimliğe ve inanca göre değişmez. Alevilerin, Sünnilerin, Hristiyanların, Dürzilerin; Arapların, Kürtlerin ve Suriye’de yaşayan bütün toplulukların eşit haklarla, korkmadan yaşayabildiği bir gelecek istiyoruz.”

“Alevilerin Yaşam Hakkı Siyasi Pazarlık Konusu Yapılamaz”

Adana Alevi Platformu açıklamasının sonunda, Alevilerin yaşam hakkının hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamayacağını vurguladı.

“Bir halkın acısını görmezden gelerek kalıcı barış kurulamaz” denilen açıklama şu sözlerle tamamlandı:

“Hakikat olmadan adalet,
adalet olmadan güven,
güven olmadan barış olmaz.

Suriye’deki Aleviler yalnız değildir!
Alevilerin ve bütün sivillerin yaşam hakkı güvence altına alınsın!
Saldırılar durdurulsun!
Failler ve sorumlular ortaya çıkarılsın!
Cezasızlık sona ersin!
Adalet sağlansın!

Nefret değil kardeşlik!
Ayrımcılık değil eşitlik!
Cezasızlık değil adalet!
Ölüm değil yaşam!”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir