Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Milli Eğitim Bakanlığı ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ortaklığında planlandığını belirttiği kurs ve eğitim programlarına sert tepki gösterdi. Aleviliğin devlet eliyle tarif edilemeyeceğini vurgulayan Erçe, Alevi inancının ocakları, mürşitleri, pirleri, rehberleri ve talipleriyle yaşayan müstakil bir yol olduğunu belirterek, “Aleviliği tarif etmekten vazgeçin; Aleviliği tanıyın” çağrısında bulundu.

AHA Haber Merkezi – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Milli Eğitim Bakanlığı ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ortaklığında planlandığını ifade ettiği kurs ve eğitim programlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

“Alevilik, müfredata sığmayacak bir yoldur” diyen Erçe, söz konusu çalışmaların Aleviliğin devlet eliyle tarif edilmesi ve sınırlarının belirlenmesi anlamına geldiğini savundu. Aleviliğin kurslarla öğretilecek ya da sertifikalarla tanımlanacak bir inanç olmadığını belirten Erçe, Aleviliğin kendi tarihsel ve inançsal yapısı içerisinde; ocak, mürşit, pir, rehber ve talip ilişkisiyle yaşamaya devam ettiğini vurguladı.

Açıklamasında Alevilerin tarih boyunca yaşadığı baskı, inkâr ve katliamlara da değinen Erçe; Baba İshak’tan Çaldıran’a, dergâhlara yönelik müdahalelerden Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas Madımak ve Gazi’ye uzanan tarihsel hafızaya dikkat çekti. Bugün geliştirilen kurs ve programları da tarih boyunca sürdürülen “inkâr ve dönüştürme siyasetinin modern bir devamı” olarak nitelendirdi.

Alevi toplumuna, Pirlere, Dedelere, Analara, yol hizmeti yürüten canlara ve Alevi kurumlarına seslenen Erçe, Yol yürütücülerinin bu süreç karşısında ortak ve güçlü bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade etti. Dedeliğin devlet memurluğu anlayışı içerisine alınmasına, cemevlerinin fonlarla ilişkilendirilmesine ve Aleviliğin müfredat üzerinden tanımlanmasına karşı olduğunu belirten Erçe, bunların Yol’un erkânı ve ikrarıyla bağdaşmadığını savundu.

Erçe, çözümün Alevilik üzerine kurslar açmak değil; eşit yurttaşlığın sağlanması, cemevleri ve Alevi inancının anayasal güvence altına alınması, el konulduğunu belirttiği dergâh ve ziyaretgâhların iade edilmesi olduğunu ifade etti. Zorunlu din derslerinin kaldırılması, eğitimin laik, bilimsel ve demokratik ilkeler doğrultusunda düzenlenmesi ve Sivas Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi yapılması çağrısında bulunan Erçe, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın da lağvedilmesini istedi.

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin 4 Ekim 2026 tarihli açıklaması şöyle:

“ALEVİLİK, MÜFREDATA SIĞMAYACAK BİR YOLDUR!”

İNANCIMIZ; DEVLET ELİYLE VE KURSLARLA TARİF EDİLEMEZ!

Yüzyıllardır bu topraklarda kadim bir hakikat olarak varlığını sürdüren Alevi-Bektaşi, Kızılbaş inancı, tarih boyunca yok sayılmaların, inkarın ve üzerini örtme çabalarının en ağır yükünü taşıdı. Bugün ise yeni bir yöntemle karşı karşıyayız: Yok edemediklerini devletleştirme, teslim alamadıkları inancı müfredatlara sığdırıp asimile etme hamlesi.

Milli Eğitim Bakanlığı ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ortaklığıyla planlanan kurslar ve eğitim programları; Aleviliğin özünü boşaltmayı, bu kadim inancı devlet eliyle tarif edilip sınırları çizilen sentetik bir yapıya dönüştürmeyi hedeflemektedir. Unutulmamalıdır ki Alevilik, devlet eliyle öğretilecek veya sertifikalarla tescillenecek bir öğreti değildir. Alevilik; ocaklarıyla, mürşidiyle, piriyle, rehberiyle, talibiyle yaşayan, doğadan ve insandan koparılamaz bağı olan müstakil bir yoldur. Esasen hiçbir inanç devletin vesayeti ve otoritesi altına girmez, girmemelidir.

Buradan topluma, Pirlerimize, Dedelerimize, Analarımıza, yol hizmeti yürüten tüm canlara ve kurumlarımıza tarihsel bir sorumluluğu hatırlatmak boynumuzun borcudur. Bizler ne Selçuklu döneminden bu yana Alevilere yönelen baskıları ve Baba İshak’tan bu yana süregelen kıyımları unuttuk; ne 1514 Çaldıran (Çıldıran) öncesi, sırası ve sonrası Alevi Kızılbaş kıyımını, Ne 1551’de Dergahlarımıza atanan kayyumları, ne dergahlarımıza el konulan 1826’yı, ne de Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile ocaklarımızın kapısına kilit vurulduğu 1925’i unuttuk!

Koçgiri, Dersim, Sivas Madımak, Maraş, Çorum, Gazi başta olmak üzere yaşanan tüm katliamlar hafızamızda tazeliğini koruyor. Aleviler dışındaki halklara yönelik katliamları da asla unutmadık. Bu katliamların arkasındaki zihniyeti de iyi biliyoruz. Suriye’de yaşanan Alevi Soykırımı bu zihniyeti bize daha tanınır kılıyor. Bugün, çeşitli adlar altında geliştirilen projeler, programlar, politikalar, kurslar v.b faaliyetler, inancımızı teslim almayı amaçlayan girişimler, cemevlerimize kayyum atama niteliği taşıyan adımlar, tarih boyunca sürdürülen inkar ve dönüştürme siyasetinin modern bir devamıdır. Herkes iyi bilmelidir ki Aleviler hiçbir dönem teslim alınamadı, bugün de bu sinsi politikalara teslim olmayacaktır.

Yol yürütücülerimizin ve kurumlarımızın bu oyunlar karşısında uyanık ve dik durması tarihsel bir zorunluluktur. Devletin memuru haline getirilmek istenen dedelik, fonlanan cemevleri veya müfredata sıkıştırılmış bir Alevilik tasviri, bu yolun erkanına da ikrarına da ihanettir. Aleviliği tarif etmekten vazgeçin; Aleviliği tanıyın!

Çözüm kurs açmakta değil; eşit yurttaşlık hakkını sağlamakta, cemevlerimize ve inancımıza anayasal güvence vermekte, gaspedilen dergahlarımızı ve ziyaretgahlarımızı gerçek sahiplerine iade etmektedir. Çözüm; zorunlu din derslerini kaldırmakta, eğitimi laik, bilimsel ve demokratik ilkelere kavuşturmakta, Sivas Madımak Oteli’ni Utanç Müzesi yapmakta ve geçmişin katliamlarıyla samimiyetle yüzleşmektedir. Hem Diyanet İşleri Başkanlığı hem de Alevi Bektaşi Kültür mevi Başkanlığı derhal lağvedilmeli, devlet inançların üzerinden elini çekmelidir. Aleviler vardır, Alevilik haktır ve bu yol, ikrarından dönmeyenlerin omuzlarında ilelebet yaşayacaktır.

Cuma ERÇE
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı
4 Ekim 2026 Pazar

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir