Şair Fırat Deniz, sinemacı Yılmaz Güney’in ardından kaleme aldığı “Çirkin Kral’a” şiirinde; sürgünü, yoksulluğu, mücadeleyi, sinemayı ve memleket özlemini aynı dizelerde buluşturuyor. Deniz, Güney’i yalnızca geçmişte kalan bir sinema insanı olarak değil, bıraktığı eserlerle ve toplumsal hafızada yaşayan iziyle anlatıyor. “Eylül seni bizden aldı belki, ama memleket seni hiç bırakmadı” dizeleriyle sona eren şiir, Yılmaz Güney’e şiirsel bir seslenişe dönüşüyor.

AHA Haber Merkezi – Bazı sanatçılar yalnızca eserleriyle değil, yaşadıkları çağın acıları, çatışmaları ve umutlarıyla birlikte hafızaya kazınır. Yılmaz Güney de sineması, yaşamı, sürgünü ve ardında bıraktığı filmlerle Türkiye sinemasının ve toplumsal belleğin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu.

Fırat Deniz, “Çirkin Kral’a” başlıklı şiirinde Yılmaz Güney’e yıllar sonra sesleniyor. “Yol”, “Umut” ve “Sürü”yü dizelerinin içine taşıyan Deniz; Güney’in sinemasını yoksulların, ezilenlerin, memleket hasretinin ve özgürlük arayışının izleri üzerinden anlatıyor.

Şairin 10 Eylül 2026 tarihini düştüğü şiiri, Yılmaz Güney’e “İnsan, geride bıraktığı iz kadar yaşar” sözleriyle seslenirken, ölümün ardından kalan belleğe dikkat çekiyor.

Fırat Deniz’in şiirini olduğu gibi yayımlıyoruz:

Çirkin Kral’a

Bugün yine bir eylül düştü yüreğimize,
Paris’in uzak bir sokağından
bir memleket kokusu yükseliyor.
Bir adam geçti bu dünyadan,
ardında yarım kalmış hikâyeler,
susmayan bir kamera,
ve yoksul insanların gözlerinde
unutulmaz bir bakış bırakarak…

Sen,
filmlere sığmayan adam,
sokağın dilini bilen,
acıya omuz veren,
ekmeğin kıymetini yoksullardan öğrenen
Çirkin Kral…

Kimi seni bir perdeye sığdırdı,
kimi bir mahkeme salonuna,
kimi sürgünün soğuk gecelerine…
Ama sen hiçbir yere sığmadın.

Çünkü sen
bir oyuncudan fazlasıydın;
yarası memleket olan
bir hikâyeydin.

Atın üzerinde değil belki,
ama yoksulun yanında yürüdün.
Kameranı bazen bir silah gibi tuttun,
bazen bir çocuğun gözlerine eğilip
dünyanın bütün acısını
sessizce anlattın.

Ve şimdi sen yoksun diyorlar…

İnanma.

Bir tren düdüğünde hâlâ
YOL var biraz
bir mahpushane duvarında
UMUT,
bir bozkırın sessizliğinde
SÜRÜ dolaşıyor.

Sen yoksun diyorlar…

Oysa hâlâ
bir sinema salonunun karanlığında
ışıklar söndüğünde
ilk sen konuşuyorsun.

“Ben buradayım,” diyorsun
eski bir filmin içinden.

Eylül yine acı bugün,
ama ölüm
sana yakışmadı be Çirkin Kral…

Çünkü bazı insanlar ölmez,
bazı insanlar
memleketin hafızasına karışır.

Sen de öyle oldun.

Biraz Adana sıcağı,
biraz Anadolu toprağı,
biraz sürgün,
biraz kavga,
biraz sevda…

Ve çokça insan.

Aradan yıllar geçse de
adın hâlâ yoksul bir evin duvarında,
bir gencin düşünde,
bir sinemacının kamerasında
ve özgürlük isteyen
her yüreğin içinde.

Bugün seni anmıyoruz yalnızca;
seni yeniden çağırıyoruz
karanlığın içinden.

Kamera dönsün Çirkin Kral…

Perde açılsın.

Ve sen yine
o tanıdık bakışınla
bize şunu hatırlat:

İnsan,
geride bıraktığı iz kadar yaşar.

Senin izin hâlâ sıcak.

Huzurla uyu
Yılmaz Güney…

Eylül seni bizden aldı belki,
ama memleket
seni hiç bırakmadı.
10.Eylül.2026
Fırat Deniz

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir