24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Düzgün Baba Cemevi’nde düzenlenen “Alevilik, İnanç Özgürlüğü ve Demokratik Toplum” panelindekonuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinin hâlâ karşılanmadığını belirterek, Alevi toplumuna örgütlülüğünü büyütme ve Yol’una sahip çıkma çağrısı yaptı. Aslan, konuşmasında eğitim politikalarından Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na, kutsal mekânlara yönelik saldırılardan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

AHA | Haber Merkezi — 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Düzgün Baba Cemevi’nde düzenlenen “Alevilik, İnanç Özgürlüğü ve Demokratik Toplum” başlıklı panelde Alevi inancı, eşit yurttaşlık, demokratikleşme ve barış süreci ele alındı.

Tarihçi-yazar Namık Kemal Dinç‘in moderatörlüğünü yaptığı panele, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgür Demir, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ve tarihçi-yazar Doç. Dr. Yalçın Çakmak konuşmacı olarak katıldı.

Panelde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevilerin tarih boyunca inkâr ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirterek, inanç özgürlüğü, örgütlü mücadele ve demokratik bir gelecek için ortak dayanışmanın önemine dikkat çekti.

“Bizi İnkâr Etseler de Bu Toprakların Kadim İnançlarından Biriyiz”

Mustafa Aslan konuşmasında şunları söyledi:

”Devlet bizi yıllardır gözlüyor, izliyor, dinliyor ama körü ve sağı oynayamaya devam ediyor. Bugün de buradalar, çekiyorlar; çekmeye devam etsinler. Bizim kimseden gizlimiz, saklımız yok. Biz bu toprakların kadim inançlarından biriyiz. Onlar bizi yok saysalar da, inkâr etseler de, her türlü oyunu oynasalar da biz bu toprakların köklü kadim inançlarından biriyiz.

Osmanlı bize “zındık” dedi, bizi Müslüman saymadı. “Kestikleri yenilmez” denildi. Bugün ise Cumhuriyet döneminde geldiğimiz noktada birden bizi sever oldular. “Müslüman kardeşlerimiz, Alevi kardeşlerimiz… Alevi kardeşlerimize yardım etmek istiyoruz. Biz onları tanımak istiyoruz.” diyorlar.

Bu dilin ne kadar tehlikeli bir dil olduğunun farkına varmalıyız canlar.

Katliama uğradık mı? Uğradık.

Soykırıma uğradık mı? Uğradık.

Sürgün edildik mi? Edildik.

Hakaret edildi mi? Edildi.

Çocuklarımız kamuda ayrımcılığa uğradı mı? Uğradı.

Biz kamu kurum ve kuruluşlarında yeterince cesaretle kendi kimliğimizi dillendirebildik mi? Hayır. Gizledik, sakladık; sindirme ve korkutma politikalarıyla karşı karşıya kaldık.

Peki bugün, bütün geçmişte yaşananlara rağmen bir özgürlüğümüzü korumuştuk. Alevilik Yol’umuza, inancımıza, itikadımıza bağlıydık. Pirlerimize, dergâhlarımıza, ziyaretgâhlarımıza bağlıydık. Geçmişimize karşı sorumlu ve saygılıydık.

Bugün ise geçmişimizi sorgulamaya başladık. Geçmişimizi unutmaya başladık, geçmişimizden kopmaya başladık.

Kendi kavgasını, kendi müşkülatını, kendi içinde ve ibadetinde çözmesi gereken Aleviler, bugün birbirlerine silah çekiyor.

Kendi müşkülatını, kendi sorununu kendi ceminde, pirinin huzurunda çözmesi gereken Aleviler, bugün mahkeme kapılarında birbirini şikâyet ediyor.

Bu durum aslında bizim ne kadar değişip dönüştüğümüzü, inancımızdan ve Yol’umuzdan ne kadar uzaklaştığımızı göstermesine rağmen biz yine de farkına varmadan oyuna geliyoruz canlar.”

“Yol’umuzu Toplumumuzla Buluşturmalıyız”

Konuşmasının devamında eğitim politikaları ile Alevilere yönelik uygulamaları da değerlendiren Aslan şunları kaydetti: ” Bakın, iki gün önce bu ülkenin sözde Millî Eğitim Bakanı… Ben iki yıldır her yerde konuştuğumda söylüyorum; bence o Millî Eğitim Bakanı değil, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir memuru gibi çalışıyor.

Peki, Millî Eğitim Bakanı’na ve Cumhurbaşkanı’na şunu sormak lazım:

Alevilerin inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık talepleri gerçekleştirildi mi? Hayır!

Cemevleri ibadethane olarak kabul edildi mi? Hayır!

Alevi çocukları kamuda ayrımcılığa uğramaya devam ediyor mu? Evet.

Okullarımızın fiziki olarak onca sorunu varken, öğretmen açığı sürerken, eğitimin her alanı dinselleştirilirken yetmiyormuş gibi CEDES ve benzeri projelerle imamlar okullara sokuldu.

İstanbul Valisi, İstanbul’daki tüm okullara bir genelge gönderdi. “Tüm okullarda mescit yapılması zorunludur. Okulların ders saatleri 2026-2027 eğitim öğretim yılında cuma namazı saatlerine uygun düzenlenecektir.” diyor.

Değerli arkadaşlar, bizim ne kadar büyük bir tehlike altında olduğumuzu, inancımız üzerinde yürütülen değiştirme ve dönüştürme politikalarını artık görün.”

“Yol’umuza Sahip Çıkmak Zorundayız”

”Bakın, son dönemlerde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı diye bir başkanlık kurdular. Dün Alevilere küfreden, hakaret edenler bugün bir başkanlık kurdular, bir de bütçe oluşturdular. Şimdi her yeri geziyorlar. Alevi çocuklarını uzman olarak seçiyorlar. Başındaki kişi de Alevi olduğunu iddia ediyor.

Peki derdi ne?

Alevileri parayla, aşla, işle terbiye etmek, değiştirmek ve dönüştürmek istiyor. Sizin bir cemevine ihtiyacınız varsa; pirlerimiz, ulularımız, taliplerimiz, itikatlı insanlarımız geçmişte cemevlerini kendi lokmalarıyla nasıl var ettiyse, siz de kendi lokmalarınızla var edeceksiniz. Onların size verdiği bir masa ve sandalyeden dolayı onların önünde eğilemeyiz. Eğilirsek Düzgün Baba bize ne diyecek? Düzgün Baba bize ne diyecek?

Biz evimizde oturup pirimize, talibimize sahip çıkmıyorsak, “Aleviyiz” demekle görevimizi yerine getirdiğimizi mi zannediyoruz? Bizim daha çok birlikteliğe, daha çok birbirimize sahip çıkmaya, daha çok Yol’umuza, inancımıza ve itikadımıza sahip çıkmaya ihtiyacımız var.”

 Bu Süreç Barışla Taçlandırılmalıdır”

Konuşmasının son bölümünde Barış ve Demokratik Toplum Sürecine de değinen Mustafa Aslan, şu ifadeleri kullandı:

” Bu mücadeleyi tek başımıza verme şansımız da yok. Bu topraklardaki tüm halklarla, tüm inançlarla, tüm ezilenlerle ve tüm yok sayılanlarla birlikte ancak bu mücadeleyi verebiliriz. Bu ülkenin demokratikleşmeye ihtiyacı var. Evet, bir süreç var. Ve bu sürecin barışla taçlanması, Alevi kurumları olarak en fazla istediğimiz ve en fazla dillendirdiğimiz taleptir.

Bu topraklarda artık gözyaşı dökülmesin. Artık kan dökülmesin. Artık silahların sesi gelmesin. Bu topraklarda yaşayan her halkın ve her inancın eşit, özgür yaşamasını istiyoruz. Bu istem temelinde demokratik bir ülkede birlikte yaşama özlemimiz ve talebimiz var. “

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir