⌈Erdoğan Doğan⌉
​Lübeck, geçtiğimiz günlerde şiirin, resmin, ebrunun ve kadim dostluğun harmanlandığı çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Haus der Kulturen (Kültür Evi) ve Lübeck Alevi Toplumu’nun ortaklaşa düzenlediği bu anlamlı akşam, Lübeck Alevi Toplumu Kültür ve Sanat Salonu’nda gerçekleşti. Şenol Morgül’ün ezgileri ve Cemalettin Kaplan’ın duruşuyla derinleşen geceye, ebru sanatçısı Orhan İşözen ve ressam Tülin Atabay açtıkları sergi ve çalışmalarıyla sanatsal bir derinlik kattılar. Ancak gecenin kalbindeki asıl mesele; Sezai Sarıoğlu’nun imbiğinden süzülen o eşsiz Can Yücel anımsamasıydı.
​Şiirin Sokak Çocuğu, Devletin Tersi
​Sarıoğlu’nun anlatımıyla Can Baba, Lübeck’e bir kez daha konuk oldu. Ama bu kez alışılmışın dışında bir bakışla; Sarıoğlu’nun deyimiyle “perspektif” değil, “terspektif” sahibi bir çocuk olarak… O, şiirin sokak, sokağın şiir çocuğuydu. Bilinenin aksine onun “küfürlerini” basit birer öfke değil, felsefi ve estetik bir kategori olarak okumak gerektiğini hatırlattı Sezai. O; “Aslında çirkin değilsin sen / Çirkin görünmek istiyorsun / Güzelliği tarif için” diyen, güzelliği ezber bozan bir yerden kuran, devlete ve kapitalizme teslim olmadan ömrünü tamamlayan “Rakışıklı” bir çocuktu.
​Emma Goldman’ın Dansı ve Can Baba’nın Demi
​Gece boyunca yankılanan o özgürlükçü ruh, Emma Goldman’ın o meşhur manifestosuyla selamlaştı: “Dans edemeyeceksem, bu benim devrimim değildir!” Can Yücel, tam da bu ruhun şiirdeki karşılığıydı. Verili sosyalizmin katılığına, kendi icadı olan “Tansık Gerçekçiliği” ile şerh düşmüştü. Onun için hayat, her anı hakkıyla yaşanması ve demlenmesi gereken bir “Dem” meselesiydi. Sezai’nin vurguladığı gibi o; “ben” ve “biz” arasındaki sınırları “Bin dereden bir kendimi getirdim” diyerek aşan diyalektik bir ustaydı.
​”Bana Bir Varmış De…”
​Etkinliğin en dokunaklı, salonun en sessizleştiği anı ise Sezai Sarıoğlu’nun Can Baba’nın o naif sitemini dilendirdiği andı:
​”Bana bir varmış de… Bir varmış bir yokmuş deme, içime dokunuyor.”
​Bu mısra yankılanırken hepimiz o “yokluğu” reddettik. Çünkü Can Yücel; ardında bıraktığı yüzlerce dost, sayısız okur ve “Rh Negatif” özgeçmişiyle hâlâ oradaydı. Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’in oğlu olmasından Cambridge’deki eğitimine, Datça’nın günebakanlarından “bitmemiş senfoniyi bitirdim” dediği hastalığı tiye alışına kadar o devasa hayat; bir kez daha hafızalarımızda can buldu.
​Sonuç Yerine: Mânâ Gönüllü Olmak
​Mânâsını yitirmiş bu dünyada “mânâ gönüllü” kalabilmenin mümkün olduğunu gösteren Can Baba’yı; Lübeck’in bu ortaklaşa kültür sofrasında, resmin, ebrunun ve müziğin ışığında selamladık. Onu bir etkinlik üzerinden hatırlamak sadece bir anma değil; hayata, aşka ve itiraza dair bir “dem” tazeleme seansıydı. Sezai Sarıoğlu’nun dediği gibi; o, şiir ve aşk gibi devletin hep tersi kaldı… Ve biz o akşam, ona söz verdiğimiz gibi sadece “Bir varmış” dedik.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir