⌈Erdoğan Doğan⌉
Hürmüz Boğazı’nın dar sularında yankılanan patlama sesleri, savaşın 20. gününde sadece bölgeyi değil, İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen Uluslararası Düzenin tüm dayanaklarını yerle bir ediyor. ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmada maskeler artık tamamen düşmüş durumda. Karşımızda duran tablo, ideolojik bir kavgadan ziyade, küresel enerji damarlarına sahip olma hırsının çıplak ve vahşi bir dışavurumudur.
Vurgu: Hürmüz’de savaşın 20. günü: Yüzlerce sivil öldü, sistem sustu. Petrol fiyatları arttı, piyasalar konuştu.

Sıradanlaşan Dehşet: İnsancıl Hukukun Tasfiyesi
Savaşın ilk günlerinde bir eğitim kurumuna isabet eden füzenin aralarında 160 kız öğrencinin de bulunduğu yüzlerce sivili hayattan koparması, Uluslararası Hukuk normlarına göre bir savaş suçu ve infial sebebi olmalıydı. Ancak bugün, bu trajedi sadece tarafların birbirini suçladığı bir “yan hasar” verisine dönüştü. Medyanın bu ölümleri “stratejik gereklilik” ambalajıyla sunması, küresel kamuoyunda bir Siyasi Duyarsızlaşma yarattı. İnsanlık Onuru ve Evrensel Standartlar, varil başına düşen petrol fiyatının çok gerisinde kalmış durumda.
200 Milyar Dolarlık İlan: Savaş Ekonomisinin Küreselleşmesi
ABD Başkanı’nın senatodan talep ettiği 200 milyar dolarlık ek ödenek, bu yıkımın kısa sürede bitmeyeceğinin resmi ilanıdır. Bu devasa bütçe, sadece askeri mühimmat değil, küresel enflasyonun da yakıtıdır. Enerji tıkanıklığı mutfaklardaki yangını körüklerken, devletlerin savaş makinesini beslemek için sosyal politikalardan feragat etmesi, toplumları sistematik bir yoksulluğa mahkûm ederek Küresel Sosyal Sözleşmeyi ihlal ediyor.
Sessizliğin Mühendisliği: Sivil Alanın Daralması
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kurulan barış yanlısı yapıların bugün sergilediği etkisizlik, savaşın sadece sahada değil, Küresel Sivil İrade üzerinde de kazanıldığını kanıtlıyor. Finansal ve siyasi baskılarla işlevsiz hale getirilen örgütler, artık güçlü bir Anti-Militarist hareket geliştiremiyor. Uluslararası Denetim Mekanizmaları, yerini büyük güçlerin karşılıklı çıkarlarına dayalı bir sessizliğe bırakmış durumda.
Soru: Küresel denetim mekanizmaları nerede? Meşruiyet zemini neden çöktü? Temel haklar, enerji koridorlarının jeopolitik çıkarlarına mı kurban edildi?

Yeni Bir Yol Ayrımı: Kolektif Sorumluluk ve Siyasi Uyanış
Gelinen noktada barış talebi artık sadece bir tercih değil, Küresel Medeniyet Eşiğini koruma zorunluluğudur. Eski diplomasi yöntemlerinin miadı dolmuştur; hiyerarşik olmayan, dijital tabanlı ve sınır tanımayan yeni bir Küresel Dayanışma Ağına ihtiyaç vardır. Medyanın yarattığı dezenformasyon duvarını yıkacak, enerji kaynakları uğruna sivil katliamlarını meşrulaştıran bu Statükoyu reddedecek radikal bir siyasi bilinç şarttır.
Sonuç: Hürmüz Boğazı’ndaki bu karanlık tablo, modern sistemin alt sınırıdır. Eğer küresel kamuoyu bu uykudan uyanmazsa, enerji uğruna feda edilen sadece o siviller değil, Hukukun Üstünlüğü ve insanlığın ortak geleceği olacaktır. Savaşın gerçek maliyeti 200 milyar dolar değil; Uluslararası Mutabakatın tamamen çöküşüdür.
#Hürmüz #UluslararasıHukuk #JeopolitikYıkım #EnerjiSavaşları #SiyasiBilinc #KüreselAdalet

19.03.2026

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir