⌈Suna Demir – AHA⌉  Çözüm süreci kapsamında kurulan komisyonun 5. toplantısında dinlenen Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının hikâyelerini anlattı, adalet ve hakikat talebini yineledi. Anneler, “Hakikat Komisyonu kurulsun, Galatasaray Meydanı’ndaki yasak kalksın” dedi.

Komisyonun 5. toplantısında söz alan Cumartesi Anneleri, yıllardır sürdürdükleri mücadelenin sesini Meclis’e taşıdı. Anneler, gözaltında kaybedilen yakınlarının hikâyelerini paylaşarak, devletin sorumluluğunu kabul etmesini ve adaletin sağlanmasını istedi.

“Geçmişe Girmeden Bugünü Anlatamayız”
İlk sözü alan, gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Yarıcı oldu. Yarıcı, “Sayın Başkan geçmişe girmeden bugünü anlatamayız” diyerek abisinin hikâyesini anlattı:

“Abim, 1980 yılında arkadaşıyla buluşmak üzere evden çıktı. Polis, bu buluşmayı öğrenince abimi gözaltına alarak Fatih Karagümrük Karakolu’na götürdü. Annem ve babam karakola gittiğinde, polisin verdiği bilgilerle Emniyet’e yönlendirildik ama orada olmadığını söylediler. Arabamızın emniyetin bahçesinde olduğu görülüyordu. Annem her sorduğunda polis, annemi tartaklayarak uzaklaştırdı. Sonrasında ‘yanlış bilgi verilmiş’ dediler. Benim burada bulunma amacım, abim ve tüm gözaltında kaybedilenler için adaletin sağlanmasıdır.”

Yarıcı, “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak Cumartesi Anneleri ile görüşmeniz önemli bir adım. Hakikatleri ortaya çıkaracak, doğru çözümler üretecek ve içinde bizim de yer alacağımız bir komisyon kurulmalıdır” çağrısı yaptı.

“Galatasaray Meydanı Hâlâ Yasaklı”
Kayıp yakını Maside Ocak ise abisi Hasan Ocak’ın hikâyesini anlattı:

“Abim Hasan Ocak, atama bekleyen bir ilkokul öğretmeniydi. Bir gün pasta almaya gitti ve bir daha dönmedi. İç hukukta sonuç alamamamız bizi Cumartesi Anneleri olarak bir araya getirdi. 699 hafta boyunca barışçıl buluşmalar gerçekleştirdik. 25 Ağustos 2018’de ağır polis şiddetiyle karşılaştık ve Galatasaray Meydanı o tarihten beri bize yasaklandı. AİHM kararına ve Anayasa Mahkemesi’nin meydanın açılması yönündeki kararına rağmen, hâlâ yasak sürüyor. Suç unsuru olmamasına rağmen 29 defa gözaltına alındık. Galatasaray Meydanı hak savunucularına açılmalıdır. Ayrıca Hakikat Komisyonu da kurulmalıdır.”

“30 Yıldır O Beyaz Toros’un Peşindeyiz”
Kayıp yakını Besna Tosun da babası Fehmi Tosun’un gözaltında kaybedilişini anlattı:

“Annem, üç kişinin babamı zorla beyaz Toros’a bindirdiğini gördü. Çığlıkları duyduk. En küçüğümüz 5, en büyüğümüz 14 yaşındaydı. Abim 14 yaşındaydı, araçtaki kişi ‘gel, seni de bindirelim’ dedi. Tüm mahalle sokağa koştu, araç hızla uzaklaştı. 34 UD 597 plakalı beyaz Toros’un peşinden koştuk. 30 yıldır hâlâ o aracın peşindeyiz. Babam 19 Ekim 1995’te evimizden alındı. Başvurduğumuz tüm hukuk yolları sonuçsuz kaldı. Devlet babamın gözaltına alındığını inkâr etti. Hükümet, AİHM’e ‘kaybolmasından dolayı üzgünüz’ dedi ama hiçbir sorumluluk kabul edilmedi. Hak arama yolları bize kapatıldı.”

Cumartesi Anneleri’nin Talepleri
Besna Tosun, Cumartesi Anneleri’nin ortak taleplerini sıraladı:

  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulansın.

  • Galatasaray Meydanı’ndaki keyfi yasaklama son bulsun.

  • Gözaltında kayıpları araştırmak üzere “Hakikat Komisyonu” kurulsun.

  • Devlet, gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul etsin.

  • Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklansın, kalıntıları ailelerine teslim edilsin.

  • Fail ve sorumluları koruyan cezasızlığa son verilsin, adalet sağlansın.

  • Gözaltında kaybetme suçu insanlığa karşı suç olarak tanımlansın, zamanaşımı engeli kaldırılarak cezalandırılsın.

  • Türkiye, BM’nin Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşmesi’ni ve Roma Statüsü’nü imzalasın ve uygulasın.

Cumartesi Anneleri, “Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış; hakikatin dile gelmesi, adaletin tesis edilmesi ve mağdurların sesi duyulana kadar sürecek toplumsal bir sorumluluktur” sözleriyle toplantıyı noktaladı.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir