⌈Can Kandemir⌉
Alevilik, yalnızca bir inanç sistemi değil; aynı zamanda adalet, eşitlik ve özgürlük taleplerini kuşanan tarihsel bir direniş geleneğidir. Bu geleneğin Anadolu’daki izd üşümleri ise, kimi zaman sözcüğün tam anlamıyla kanla yazılmış halk isyanlarında ortaya çıkmıştır. Alevi halk ayaklanmaları, Osmanlı’nın merkezi otoritesine, Sünni devlet ideolojisine ve yerel beylerin zulmüne karşı gelişen hak arayışlarının güçlü örnekleridir.
Babek’ten Baba İshak’a, Kalender Çelebi’den Pir Sultan’a
Alevi halk ayaklanmalarının kökleri yalnızca Osmanlı dönemine değil, daha erken dönemlere, Abbasi ve Selçuklu coğrafyasında Ehl-i Beyt yolunu izleyen topluluklara kadar uzanır. Anadolu’daki ilk büyük kıyam, 13. yüzyılda patlak veren Baba İshak Ayaklanmasıdır. Sosyal adalet, eşitlik ve dini baskılara karşı bir başkaldırı olan bu hareket, binlerce kişinin katılımıyla genişlemiş ve devleti derinden sarsmıştır.
Bunu takip eden Kalender Çelebi İsyanı (1527) ise, Osmanlı’nın hem merkezileşme politikalarına hem de Sünnileştirme sürecine karşı Alevi Türkmenlerinin ayaklanması olarak tarih sahnesinde yer alır. Bu isyan, Alevilerin hem inançsal hem de ekonomik baskılara karşı geliştirdikleri özgün bir direniş biçimidir.
Ve tabii ki Pir Sultan Abdal… Sadece bir ozan değil, aynı zamanda sömürüye, haksızlığa ve zulme karşı yaktığı nefeslerle halkın vicdanı olmuştur. Onun direnişi bir kıyama dönüşmese de, yolun ruhunu diriltmiş, isyana ses olmuştur.
Alevi halk ayaklanmaları yalnızca dini bir reddiyeden ibaret değildir. Aynı zamanda, ekonomik sömürüye, feodal zorbalığa ve merkezileşen devlet zorbalığına karşı toplumsal bir cevaptır. Osmanlı’nın tımar sistemiyle topraklarını kaybeden, vergilere ezilen ve inançları yüzünden “zındık” ilan edilen Alevi köylüler için bu ayaklanmalar, aynı zamanda bir yaşam hakkı mücadelesiydi.
Bu ayaklanmalar aynı zamanda, Alevi toplumunun “rıza şehri” tahayyülünün bastırılmasına ve kendi iç örgütlülüğünün dağılmasına karşı bir savunma refleksidir. Ayaklanan her topluluk, aslında adaletsizliğe karşı Aleviliğin erdemli bir duruşunu yansıtmıştır.
Osmanlı sonrası Cumhuriyet döneminde doğrudan büyük Alevi ayaklanmaları görülmese de, Dersim 1937-38 katliamı, devletin Alevi toplumuna yönelik tahammülsüzlüğünün açık bir tezahürü olarak hafızalarda yer etmiştir. Burada bir isyandan çok, Alevi Kürt kimliğinin bastırılmasına dönük sistematik bir kıyım yaşanmış, ama tıpkı önceki yüzyıllarda olduğu gibi bu bastırma karşısında da Alevi toplumu kimliğini koruyarak direnmiştir.
Bugün, Alevi halk ayaklanmaları tarihini hatırlamak; yalnızca geçmişi anmak değil, aynı zamanda inançsal varoluş mücadelesini yeniden ve yeniden kurmaktır.
Alevilikte direniş, sadece politik bir tepki değil, Hakikat uğruna boyun eğmeme erdemidir. “Ser verip sır vermemek” ilkesiyle yürüyen bu yolun yolcuları, tarih boyunca eğilmemiş, bükülmemiş ve teslim olmamıştır.
Anadolu Alevi halk ayaklanmaları bu erdemin tarihsel izdüşümleridir. Bu kıyamlar, bugün Aleviliği yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda direnişin, eşitliğin ve özgürlüğün yolu olarak yaşatan canlara ışık olmaya devam ediyor.
WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir