⌈Haber Merkezi⌉ Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), 11 Temmuz 2025’te yapılan silah bırakma açıklamasına ve Türkiye’de başlayan yeni sürece ilişkin üç sayfalık kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Açıklamada, Kürt halkının “barış” çağrısına sahip çıkıldığı belirtilirken, yeni dönemin eşit yurttaşlık ve demokratik cumhuriyet mücadelesiyle şekillendirilmesi gerektiği vurgulandı. TÖP’ün tam metin açıklaması şöyle:

Şimdi eşit yurttaşlık temelinde bir demokratik cumhuriyet mücadelesi zamanıdır!

11 Temmuz özel bir gündü. Kürt halkının evlatları dağlardan inip “Barış!” arzularını dillendirdi.
Onlarca yıldır dağları mekân eyleyen Kürt halkının evlatlarının “Barış!” özlemini anlıyor, saygı duyuyor, destekliyoruz.
Kürt halkıyla kader ortaklığı içindeyiz, birlikte demokratik, laik ve sosyal bir yeni düzen kurmayı umut ediyoruz.
Peki, nasıl bir siyasi ortamda dağlardan inildi, ne gibi fırsatlar ve riskler içindeyiz?
Her ne kadar simgesel bir siyasal tutum olsa da, “silahların yakılması” eylemi ülkemizin halkları açısından yeni bir mücadele kanalının önünü açtı.
Bese Hozat’ın okuduğu metin, demokratik bir topluma yönelik mücadele iradesini taşıyordu.
Zaten 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde iktidarın yenilmesiyle başlayan özel bir dönemin içindeyiz, ama şimdi o dönemin içinde yeni ve özel bir dönem daha açıldı. Onlarca yıldır dağlarda savaşanlar hedeflerine ulaştıklarını ve Kürt halkının varlığının artık herkeste kabullenildiğini ilan ederek meşru-demokratik siyasal mücadele dönemine geçmek istediklerini ilan ettiler.
Asla unutmayalım, bu özel dönemin bir yanında asla bir “Barış Süreci” iradesini taşımayan ve olup bitenlere “terör örgütünün silah bırakması” olarak bakan iktidar güçleri var.
İktidar, yaşanan tarihsel gelişmeyi sadece sıcak savaşlar içinde bütün dengeleri bozulan Orta Doğu’da ayakta kalabilmenin ve hatta bölgede hegemonya kurabilmenin katlanılması gereken bir külfeti olarak bakıyor. Mümkünse bir müddet gelişmeleri idare edip sonra ilk fırsatta mevcut durumu yeniden sürdürmeye çalışacaklardır.
En iyi olasılık ise, şayet diğerini başaramazlarsa, emperyalist güçlerin İsrail öncülüğünde kendi ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırmaya çalıştıkları Orta Doğu’da alt emperyalist bir hegemon devlet olmanın zorunlu bir dönüşümü olarak Kürt egemenlerini Türk egemenlik sistemine katmayı kabulleneceklerdir.
İktidar güçlerinden daha ötesine geçip Kürt halkının demokratik ihtiyaçlarına cevap veren bir tutum asla umut edilmemelidir.
Öte yandan, iktidar güçleri, aynı zamanda ülkedeki sistem içi meşru muhalefet CHP’yi hukuka değil kendisine bağlı mahkemelerde uydurma suçlarla yargılamakta, yaşanan süreci de Kürt halkını da kimi küçük tavizlerle hatta aslında sadece taviz verilebileceği umuduyla diğer diğer halk güçlerinden koparma aracı olarak değerlendirmek istemektedir.
Yeni dönemin diğer yanında ise halk güçleri var.
Kürt halkı şimdiye dek ulaştığı güçlü özneleşme düzeyinin daha yüksek bir aşamasına yönelip kendi ihtiyaçlarını sokak sokak, hatta ev ev örgütlenerek elde etmeyi hedefleyecektir. İktidarın bütün tuzaklarına karşı onca yıllık mücadelede edindikleri direnişçiliğe eskisinden daha çok ihtiyaç duyacaklar.
Daha fazla örgütlenme, daha yoğun bir halkçı-demokratik yoğunlaşma, daha çok politikleşme günün acil görevidir.
Ülkedeki diğer halk güçleri de, silahların bırakılmasının yaratacağı imkânlardan faydalanarak, iktidarın yoksullaştırma politikalarıyla ezip köleleştirmeye çalıştığı işçi ve emekçi halkın, özgürlük isteyen gençlerin, kadınların, Alevilerin ve doğa yıkımına karşı direnenlerin mücadelesini daha da yükselteceği yeni bir dönemin kurucu öncülüğü göreviyle yüzleşiyor.

Ülkedeki bütün toplumsal güçler Kürt halkının demokratik bir barış umuduna sahip çıkıp ortaklaşmalı, Kürt halkı da birlikte yaşamak iradesini gösterdiği ülkedeki diğer toplumsal güçlerle ortaklaşmanın yollarını bulmalıdır.
Görevler ve ihtiyaç duyulacak yönelimler özel yapıları gereği kimi farklılıklar taşısa da sürekli iletişim, destek ve dostluk zemininde akarak birbirlerini tamamlamalıdır.
Elbette diplomasi böylesi dönemlerde önemli bir rol oynayabilir, ancak güç ilişkilerindeki etki gücü sınırlıdır ve ancak halkın gücüyle desteklenirse yol alabilir.
Ne olacaksa halkın mücadelesiyle olacak. Halk kendisini kendisi olarak ve kendi ihtiyaçlarını esas alarak örgütlemelidir. Faşizmin halkı kuşatarak boğma yönelimine halkların kendi ihtiyaçlarını faşizme dayattığı halkçı-demokratik kuşatmayla cevap vermeliyiz.
Barış ancak ve sadece aşağıda, tabanda, halkların kader birliğini oluşturarak toplumsallaşabilir.

Demokratikleşmenin öznesi halktır, demokratik halkçı çözümün öznesi başta Kürtler olmak üzere tüm Türkiye halklarıdır.
Barış sadece Kürt halkının değil Türkiye halklarının ortak iradesinde buluştuğu oranda halkın kazanımına dönüşecektir.
Demokrasi iradesi, demokratik bir anayasa temelinde kurulacak yeni ve demokratik bir cumhuriyet hedefiyle güncellenebilir.

Şimdi tam zamanıdır! 

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir