⌈Hasan Subaşı⌉

Aleviler için ibadet yeri Cemevidir. Bu, tartışmaya kapalı bir hakikattir. Cemevi; niyazın, lokmanın, görgünün, semahın, gülbenkin mekânıdır. İkrarın verildiği, cemlerin kurulduğu, hakikat dilinin konuşulduğu kutsal bir mekândır. Bu hakikati görmezden gelmek yalnızca bir inancı yok saymak değil, milyonlarca insanın kimliğine, tarihine ve toplumsal belleğine kastetmek demektir.

Bugün Türkiye’de “din ve vicdan özgürlüğü” kavramı, Aleviler söz konusu olduğunda hükümsüz kılınmıştır. Devletin resmî söylemi ve uygulamaları, Alevilere açıkça şunu söylemektedir: “Sizin ibadet yeriniz camidir.” Oysa biz biliyoruz ki cami, Alevilerin inançsal dünyasında bir ibadet mekânı değil, çoğu zaman tarihsel baskıların ve dışlanmışlığın sembolü olmuştur.

“Cemevi ibadethane değildir” diyen her yasa, her mahkeme kararı, her bürokratik işlem; Alevilere dönük inkârın kurumsallaşmış biçimidir. Bu sadece ayrımcılık değil, aynı zamanda sistematik bir asimilasyon projesidir.

Devlet, Aleviliği kendine benzeterek tanımak istiyor. Alevi’yi, kendi istediği biçimde ibadet eden, itiraz etmeyen, baş eğen bir kimliğe büründürmek istiyor. Cemevlerinin statüsünü tanımamak, bu asimilasyonun en görünür ve en tehlikeli adımıdır.

Laiklik; sadece devletin dinler arasında eşit durması değil, aynı zamanda inançların kendilerini özgürce ifade etmesinin teminat altına alınmasıdır. Türkiye’de Cemevlerinin hâlâ yasal olarak ibadethane kabul edilmemesi, devletin laiklik sınavından her seferinde sınıfta kaldığını gösteriyor.

Camiler Diyanet tarafından bütçelenip yönetilirken, Alevi kurumları kendi olanaklarıyla ayakta durmaya çalışıyor. Binlerce Cemevi’nin ne elektriği ne suyu karşılanıyor. Bazıları mühürleniyor, bazıları imar gerekçesiyle yıkım tehdidi altında. Bu koşullarda Alevilere “eşit yurttaşlık”tan söz etmek, kelimenin tam anlamıyla bir aldatmacadır.

Aleviler, bu ülkenin kurucu unsurlarından biridir. Ama bugünün Türkiye’sinde hem görünmez kılınmakta hem de inancından dolayı aşağılanmaktadır. Siyasi iktidar; Cemevlerini ibadethane olarak tanımayarak, aslında Aleviliği tanımadığını ilan etmektedir.

Bu nedenle susmak, bu inkâra ortak olmaktır. Görmezden gelmek, yok saymayı normalleştirmektir. Alevi kurumlarının, dedelerin, anaların, gençlerin ve kadınların bu sessizliğe razı olmaması; kendi yoluna, ikrarına ve hakikate sahip çıkması hayati önem taşımaktadır.

Bugün Cemevlerinin ibadethane statüsünü tanımak; yalnızca bir idarî karar değil, aynı zamanda tarihsel bir yüzleşme, toplumsal bir helalleşme ve inançlar arasında eşitliğin tesisi anlamına gelecektir. Bu mücadele, yalnız Alevilerin değil, bu ülkede inanç özgürlüğüne, laikliğe ve demokrasiye inanan herkesin ortak mücadelesidir.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir