-Ali Kadir  Tanriverdi-

Ortadoğuda halklar birbirini boğazlandırılmaya devam ediliyor. Katledilen toplumlar genelde mazlumdurlar. Yani savunmasız, silahsız, devletsiz halklardır.
Ezidiler, her kesin gözü önü de Irak pazarında kadınları, genç kızları satıldı. Ortaçağ karanlıklarında yaşananların hemen hemen her şey Ezidilere yaşattırıldı.

Alevi-Kızılbaş inancında Ezidilerden farksızdır. Gerek Türkiye, Kürdistan, Suriye ve dünyanın değişik bölgelerine yerleşenlerin tümü savunmasız ve kimsesizdirler. Alevilerin inanç ve kanat önderleri tarihte ya derileri yüzülmüş ya da darağacında bedenleri sallandırılmıştır. Toplu katliamlar ve toplu canlı canlı, toplu toprağa gömme gibi kıyımlar yaşatıldı.

Koçgiri-Dersim soykırımlarını bilmeyen yok. Ve bu kıyımlarda koca bir toplumu ortada kaldırma yönünde büyük projelerin sonucuydu. Bütün bu yazdıklarımın çoğu şimdilik sadece tarih sayfalarında mevcut.

Lakin, Madımak Yangını hepimizin canlı canlı izlediği bir katliamdır. Alevi-Kızılbaşlara yapılan en son ve en büyük vahşetti. Biz Alevilere düşen görev ve sorumluklarımız var olduğunu düşünüyorum.

Madımak da yükselen alevler ve duman ile boğulanlar sadece 33 Canımız değildir. Onlar şahsında bütün Alevi-Kızılbaş inancı ve kültürü yakılmış ve o dumanlar içerisinde boğdurulmaya çalışılmıştır. Meseleye böyle bakmazsak daha nice aydınlarımızın derilerini yüzecekleri muhakkaktır. Sadece ve sadece aydın ve yazarları öldürmek değildir; onlar şahsında bir inancı ve kültürü ortadan kaldırmaktır.

Bu katliamların arka planını açığa çıkarmamız ve geleceğimizi buna göre şekillendirmemiz şarttır. Aksi taktirde yalan yanlışlarla manipülasyon yapılarak söz konusu bir avuç caninin işi imiş gibi göstererek kapatılmaya çalışanlar başarılı olurlar.

Daha nice canlı canlı insanlarımızı yakacaklarına tanıklık etmek istemiyorsak; ki istemiyoruz. O vakit meselenin özünü yakalamamız gerekir.

Cumhuriyetin ilk kuruluş aşamasındaki zihniyeti iyi anlamamız ve bu akıldan kesin kes uzaklaşmamız gerekir. Örneğin başta Koçgiri ve Dersim soykırımını iyi analiz etmemiz şarttır.

Dikkat edilirse, ne zaman bize kıymışlarsa mutlaka bir bahaneleri olmuştur. Yalandan, uyduruk senaryolarla bu kültürü yaşayanları yakmış ve kıymışlardır. Amaç bellidir; Jar u Diyar dediğimiz, Semavi dinlere ait olmayan bu toplumun, kanat ve inanç önderlerine saldırmak ve sonrasında da kültürünü horlamak, dilini yasaklamak ve zamanla yok etmenin planları ve projeleri olduğunu görmemiz gerekir.

Madımak, Alevi-Kızılbaşlar açısından bir yas günü olmalı ve bunun kavgasını büyütmelidirler. Bunu başardıkları taktirde, yeni yeni yapılacak katliamların önünü de almak olacaktır. Sadece bir gün; 2 Temmuz günü anmak ya da hatırlamak, zamanla bunu unutmak demektir. Devletin bu olayın üzerine gitmesini her defasında zorlamak asli görevlerimizden biri olmalıdır.
Ve bizler, Kızılbaş Alevileri de başta Madımak yangının içerisinde ki çığlığımızı diri tutmak olmalıdır.
Sıvasa gitmek ve orada etkinliklere katılmak peşinde akşam barlara koşmak bizlere yakışmaz. Gerçekçi olmak ve gerçeğin karşısında dik durmak kurumlarımıza ve temsilcilerine yakışır. Kerbela olayı gibi yas haline getirmeliyiz.
Soykırımlarını yaşayan toplumların özel, anlamlı günleri olur. Bizler içinde 2 Temmuz anlamlı ve özeldir. Yas günümüzdür. Böyle bakmamız gerekir ve bundan sonraki günlerde bu yaslı günümüz için neler yapmalı gibi çalışmalar önümüze koymalıyız…

Sevgi ve Hürmetlerimle

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir