DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu ile birlikte Alevi kurumlarının başkan ve temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmede Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri, cemevlerinin yasal statüsü, tarihsel hafıza ve son dönemde yaşanan tartışmalar ele alındı. Bakırhan, Alevi toplumunun eleştiri, öneri ve kaygılarını dinlemenin temel görevlerinden biri olduğunu belirterek, “Alevinin olmadığı bir sürece DEM Parti’nin rızalık vermeyeceğini bir kez daha basın huzurunda tekrar etmek istiyorum” dedi.

AHA Haber Merkezi – DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu ile Alevi kurumlarının başkan ve temsilcileri 22 Eylül’de bir araya geldi. Görüşmeye Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Türkiye Alevi Federasyonu (TAF) Başkanı Zeynel Abidin Koç, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Mercan Gül ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez katıldı.

Görüşmede konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, toplantının yalnızca bir program olmadığını belirterek, son dönemde yürütülen tartışmalara ilişkin Alevilerin eleştiri, öneri ve kaygılarını dinlemek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

“Alevi Canların Eleştiri ve Önerilerini Almak Temel Görevlerimizden”

Alevi kurumlarının temsilcileriyle dönem dönem bir araya geldiklerini hatırlatan Bakırhan, bu tür toplantıların birlikte tartışmak ve süreci değerlendirmek açısından önem taşıdığını belirtti.

Bakırhan, “Birlikte tartışmak, birlikte anlamak, görmek, Alevi canların desteğini almak, eleştiri ve önerilerini almak da bizim temel görevlerimizden biridir” dedi.

Aleviler ve Kürtlerin tarih boyunca ortak acılar, baskılar, göçler ve mücadeleler yaşadığını ifade eden Bakırhan, Türkiye’nin demokratikleşmesi için birlikte mücadele edildiğini söyledi. Alevi öğretisindeki “İnsan insana köprü olmalıdır” sözünü hatırlatan Bakırhan, özellikle içinde bulunulan süreçte toplumsal kesimlerin birbirine köprü olması gerektiğini dile getirdi.

Görüşmelerin geleceğe ilişkin umutlarını artırdığını belirten Bakırhan, bu buluşmaların aynı zamanda geleceğe yönelik bir yol haritası ortaya çıkaracağını söyledi. Demokratik geleceğin Aleviler, kadınlar, gençler, halklar, inançlar ve ezilenlerle birlikte kurulabileceğini ifade etti.

“Nihai Hedef Eşit ve Adil Bir Düzen Kurmaktır”

Türkiye’nin önemli bir dönemden geçtiğini söyleyen Bakırhan, partisinin “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak adlandırdığı sürecin yalnızca Kürtler açısından değil, Aleviler ve Türkiye’de yaşayan herkes açısından önem taşıdığını savundu.

Bakırhan, sürecin nihai hedefini şöyle anlattı:

“Nihai hedef sadece barış değil, demokrasidir. Nihai hedef eşit yurttaşlıktır. Nihai hedef haktır, hukuktur, adalettir. Nihai hedef eşit ve adil bir düzen kurmaktır.”

Bakırhan, beklentilerinin kimsenin kimliğinin inkâr edilmediği ve başta Aleviler olmak üzere herkesin eşit koşullarda, rızalık temelinde ortak bir gelecek kurduğu bir toplumsal düzen olduğunu ifade etti.

“Bu Süreç Hepimizin Sürecidir”

Barış sürecinin yalnızca Kürtlerin süreci olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Bu süreç Kürtlerin olduğu kadar Alevilerindir, ezilenlerindir. Süreç 86 milyonundur, Türkiye’nindir” dedi.

Sürecin ilk aşamasında şiddet ve çatışma zemininin ortadan kaldırılması ve sorunların hukuki ve siyasi zeminde tartışılmasının hedeflendiğini ifade eden Bakırhan, sonraki aşamanın hukuk, adalet, demokrasi ve eşit yurttaşlık taleplerini kapsayacağını söyledi.

Bakırhan, “Kürtleri, Alevileri, bütün kimlikleri ve inançları hukukun öznesi haline getirmeye çalışmaktır bu sürecin adı” ifadelerini kullandı.

“Alevinin Olmadığı Bir Sürece DEM Parti Rızalık Vermeyecektir”

Konuşmasında Alevilikteki rızalık kavramına özel vurgu yapan Bakırhan, DEM Parti’nin hukuki tanınmaya, demokratik topluma ve Alevilerin kendilerini eşit yurttaş olarak hissedeceği bir sürece rızalık vereceğini belirtti.

Bakırhan şöyle konuştu:

“Rızalık sizin çok önemli bir öğretinizdir. Çok önemlidir. Dolayısıyla Alevinin olmadığı bir sürece DEM Parti’nin rızalık vermeyeceğini bir kez daha basın huzurunda tekrar etmek istiyorum.”

Süreç içinde farklılıkların ve kimliklerin korunması gerektiğini belirten Bakırhan, amaçlarının kimsenin bir başkasına benzemesi olmadığını, farklılıkların ve özgürlüklerin korunarak bir arada olunması gerektiğini söyledi. Süreci bütün kimliklerin anayasal güvencelere ve temel haklarına kavuşması ilkesi etrafında yürütmeye çalıştıklarını ifade etti.

“Cemevleri Yasal Statü Kazandığında Gerçek Barıştan Söz Edebileceğiz”

Bakırhan, gerçek anlamda barışın koşullarına ilişkin değerlendirmesinde Alevilerin eşit yurttaşlığına ve cemevlerinin statüsüne dikkat çekti.

“Aleviler eşit yurttaş olduğunda, Cemevleri yasal statü kazandığında, ayrımcılığa son verildiğinde, bütün kimlik ve inançlar özgür olduğunda gerçek anlamda bir barış zemininde olduğumuzu söyleyebileceğiz” diyen Bakırhan, çerçeve yasanın uygulanmasının ardından sürecin ikinci aşamasına geçileceğini söyledi.

Bu aşamada “cumhuriyeti demokratikleştirmek” istediklerini ifade eden Bakırhan, Kürtler gibi Alevilerin de eşit yurttaşlık hakkını yok sayan anlayışa karşı mücadele edileceğini belirtti. Mücadelenin bir ayağının Kürtler, diğer önemli ayağının ise Aleviler, emekçiler, ezilenler ve hakları tanınmayan kesimler olduğunu söyledi.

Bakırhan, bütün kimliklerin kendisini ait hissedebileceği kapsayıcı bir yurttaşlık anlayışı oluşturmak istediklerini belirterek, bu süreçte ortak mücadeleye ihtiyaç olduğunu kaydetti.

“Demokratik Entegrasyon Alevilerin Sünni, Kürtlerin Türk Olması Değildir”

Demokratik entegrasyon tartışmalarına da değinen Bakırhan, bunu kimliklerin ortadan kaldırılması olarak görmediklerini belirtti.

“Demokratik entegrasyon Kürtlerin Türk, Alevilerin Sünni olması değil. Aksine eşit özneler arasında kurulan özgür bir ilişki demektir” diyen Bakırhan, Alevinin Alevi, Kürdün Kürt olarak var olduğu bir toplumsal zeminden söz ettiklerini ifade etti.

Bakırhan, son dönemde Kürtlerle Alevileri ve Alevileri kendi içinde ayrıştırmaya yönelik bazı söylem ve yaklaşımların bulunduğunu savundu. Alevileri “makbul ve gayri makbul” şeklinde sınıflandıran bir dilin yeniden üretildiğini belirten Bakırhan, bu yaklaşımın tehlikeli olduğunu söyledi.

“Türkiye’nin ihtiyacı Alevilere yeni bir kimlik tarifi dayatmak değildir” diyen Bakırhan, ihtiyacın Alevileri eşit yurttaş olarak gören bir zemin oluşturmak olduğunu ifade etti.

Tarihsel Hafıza ve Ortak Gelecek Vurgusu

Geçmişe ilişkin tartışmalara da değinen Bakırhan, tarihsel acıların toplumsal hafızadan silinemeyeceğini ancak geleceğin yalnızca geçmişte yaşanan acılar üzerinden belirlenmemesi gerektiğini söyledi.

Bakırhan, “Tarih kavga alanımız olmamalı” diyerek geçmişte Kürtlerin ve Alevilerin yaşadığı katliam, sürgün, inkâr ve asimilasyon politikalarının unutulamayacağını ifade etti.

Tarihsel travmaların inkâr edilemeyeceğini belirten Bakırhan, bunları yeniden üretmek yerine ders çıkarılması ve barış içinde ortak bir gelecek kurulması gerektiğini söyledi. Bu konuda Alevi kurumları başta olmak üzere herkese görev ve sorumluluk düştüğünü ifade etti.

“Cem Öğretisine Sahip Olanlar Ülkeye Demokrasi ve Özgürlüğü Getirebilir”

Bakırhan, konuşmasında Aleviliğin rızalık ve Cem öğretisine de değindi. “Bu ülkeyi en güzel rızalığı bilenler anlar ve yönetebilirler” diyen Bakırhan, Alevilerin ülke yönetiminde daha fazla görev ve sorumluluk alabileceğini söyledi.

Cem’de herkesin sözünü söylemesi anlayışının demokratik yönetim açısından önem taşıdığını ifade eden Bakırhan, Hünkâr Hacı Bektaş Veli ve Ocaklar üzerinden de birliktelik mesajı verdi.

Bakırhan, Alevilerin, Kürtlerin, kadınların ve ezilenlerin söz ve karar sahibi olduğu bir Türkiye’nin demokratik ve güçlü olacağını savunarak, herkesin kendi kimliğiyle özgürce yaşayabildiği ve ülke yönetiminde söz sahibi olduğu bir Türkiye için mücadele ettiklerini söyledi.

“Önümüzdeki Dönemde Alevi Canlarla Birlikte Yürümek İstiyoruz”

Konuşmasının sonunda Alevi kurumlarının eleştiri ve önerilerine açık olduklarını belirten Bakırhan, eksiklik ve yetersizliklerin toplantıda birlikte tartışılarak giderilmesini istedi.

Bakırhan, “Eksikliğini kabul eden ve geleceğe güçlü bir şekilde yürümek isteyen bir parti olarak önümüzdeki dönem Alevi canlarla birlikte yürümek istiyoruz. Birlikte mücadele etmek istiyoruz” dedi.

Konuşmasını Hünkâr Hacı Bektaş Veli’ye atfedilen “Gelin bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözüyle tamamlayan Bakırhan, güzel günlerin ortak demokratik mücadeleyle mümkün olacağına inandıklarını ifade etti

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir