İnsan Hakları Derneği (İHD), 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de zorla kaybedilenlerin akıbetinin ortaya çıkarılması, faillerin yargılanması ve cezasızlık politikasına son verilmesi çağrısında bulundu. İHD, kayıp dosyalarının yeniden ve etkili biçimde soruşturulmasını, devlet arşivlerinin erişime açılmasını ve Türkiye’nin BM Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalayıp onaylamasını istedi.

İHD, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 27 Mayıs 1995’te İstanbul Galatasaray Lisesi önünde başlattığı mücadeleyi Türkiye’nin en önemli hakikat ve adalet arayışlarından biri olarak nitelendirdi.

AHA Haber Merkezi – İnsan Hakları Derneği (İHD) Gözaltında Kayıplara Karşı Merkezi Komisyon, 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla “Kayıplarımızı Aramaktan, Hakikat ve Adalet Mücadelesinden Vazgeçmiyoruz” başlıklı bir açıklama yayımladı.

İHD, 30 Ağustos’un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 21 Aralık 2010 tarihli kararıyla, zorla kaybedilen kişilerin akıbetinin ortaya çıkarılması ve bu ağır insan hakları ihlaline karşı mücadelenin güçlendirilmesi amacıyla Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü ilan edildiğini hatırlattı.

Dernek, Türkiye açısından 30 Ağustos’un aynı zamanda geçmişte yaşanan zorla kaybetmelerle yüzleşme, hakikati açığa çıkarma ve cezasızlığa son verme çağrısının yükseltildiği bir gün olduğunu vurguladı.

“Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın”

İHD açıklamasında, Türkiye’de özellikle 1990’lı yıllarda ağırlaşan zorla kaybetmelerin etkilerinin bugün de sürdüğüne dikkat çekildi.

İnsanların gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamaması, cenazelerin gizlenmesi, toplu mezarların ortaya çıkması ve devlet görevlilerinin sorumluluğunun etkin biçimde araştırılmamasına işaret edilen açıklamada, aradan geçen yılların kayıp yakınlarının hakikat ve adalet hakkını ortadan kaldırmadığı belirtildi.

İHD, yıllardır sürdürdüğü mücadelenin temel talebini bir kez daha yineledi:

“Kayıplar bulunsun, failler yargılansın.”

Kayıp Yakınlarının Adalet Arayışına Dikkat Çekildi

Açıklamada, kayıp yakınlarının sevdiklerinin nerede olduğunu bilmeden yaşamak, mezarlarına ulaşamamak ve sorumluların hesap vermediğini görmek zorunda bırakılmasının ağır hak ihlalinin devam eden bir sonucu olduğu belirtildi.

İHD, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye hakkındaki kararlarının da devletin kayıp iddialarını etkili biçimde soruşturma ve failleri ortaya çıkarma yükümlülüğünün yanı sıra kayıp yakınlarının yaşadığı acıya karşı etkili mekanizmalar işletme yükümlülüğüne işaret ettiğini kaydetti.

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın Mücadelesine Vurgu

İHD, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 27 Mayıs 1995’te İstanbul Galatasaray Lisesi önünde başlattığı mücadeleyi Türkiye’nin en önemli hakikat ve adalet arayışlarından biri olarak nitelendirdi.

Açıklamada, mücadelenin yalnızca İstanbul’la sınırlı olmadığı belirtilerek İHD’nin Diyarbakır, Urfa, Hakkâri, Batman ve İzmir şubelerinin de kayıp yakınlarıyla birlikte her cumartesi kayıpların akıbetinin açıklanması ve faillerin yargılanması talebiyle eylem ve açıklamalar gerçekleştirdiği ifade edildi.

“Türkiye’nin İhtiyacı Unutmak Değil, Hakikatle Yüzleşmektir”

İHD, geçmişteki zorla kaybetmeler açısından temel sorunlardan birinin dosyaların zamanaşımı, etkisiz soruşturmalar ve cezasızlıkla sonuçlandırılması olduğunu belirtti.

Zorla kaybetme gibi ağır insan hakları ihlallerinde devletin görevinin geçmişi kapatmak değil, bütün yönleriyle aydınlatmak olduğunu vurgulayan İHD; kimin kaybedildiğinin, nerede ve kimler tarafından gözaltına alındığının, akıbetlerinin ne olduğunun, cenazelerin nereye götürüldüğünün ve emir-komuta zincirinde kimlerin sorumluluğunun bulunduğunun ortaya çıkarılmasını istedi.

Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:

“Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu şey unutmak değil, hakikatle yüzleşmektir.”

İHD, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmeden, kayıpların akıbeti açıklanmadan, sorumlular hesap vermeden ve mağdurların adalet talepleri karşılanmadan kalıcı toplumsal barışın kurulamayacağını ifade etti.

Devlet Arşivleri Erişime Açılmalı

İHD, Türkiye’nin geçmişle yüzleşme mekanizmalarını gecikmeksizin oluşturması gerektiğini belirterek bir dizi talebi sıraladı. Kayıp dosyalarının yeniden ve etkili biçimde soruşturulması, toplu mezarlara ilişkin çalışmaların bilimsel ve bağımsız yöntemlerle yürütülmesi ve kayıpların akıbetini aydınlatabilecek devlet arşivleri ile bilgi ve belgelerin erişime açılması istendi.

Kayıp yakınlarının adalet arayışının önündeki idari ve kolluk engellerinin kaldırılması gerektiğini belirten İHD, Cumartesi Anneleri/İnsanları ile diğer kayıp yakınlarının barışçıl toplantı ve gösteri hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Türkiye’ye BM Sözleşmesi Çağrısı

İHD, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalayıp onaylamasını da istedi.

Zorla kaybetmenin uluslararası hukuktaki niteliğine uygun biçimde bağımsız bir suç olarak düzenlenmesi ve cezasızlığı mümkün kılan hukuki düzenlemelerin ortadan kaldırılması gerektiği belirtildi.

“Mücadelemiz Sürecektir”

İHD, kayıplar meselesinin yalnızca geçmişe ait olmadığını vurgulayarak, her cumartesi meydanlarda yükselen “Kayıplarımız nerede?” sorusunun aynı zamanda Türkiye’nin geçmişiyle yüzleşip yüzleşmeyeceği ve adaletin sağlanıp sağlanmayacağı sorusu olduğunu ifade etti.

İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Merkezi Komisyon açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Tüm kayıpların akıbeti açıklanana, hakikat ortaya çıkana, failler yargılanana ve cezasızlık sona erene kadar mücadelemiz sürecektir.”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir