DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Suriye’deki Nusayri/Alevi toplumunu hedef alan ve “Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor” şeklindeki sözlere sert tepki gösterdi. Bir rejimin ya da kişinin işlediği suçların bütün bir halka yüklenemeyeceğini vurgulayan Fırat, “Bir halkın varlığı hiçbir iktidarın merhametine bırakılamaz. Biz kimseden merhamet istemiyoruz. Adalet istiyoruz” dedi. Kerbela’dan Dersim’e, Maraş’tan Çorum ve Sivas’a uzanan tarihsel acılara dikkat çeken Fırat, Suriye’de tüm halklar ve inançlar için eşit yaşam hakkına dayalı bir barış çağrısında bulundu.

Bir insan çıkıyor, yaşanan acıları anlatıyor. Hapishaneleri anlatıyor, ölümleri anlatıyor, zulmü anlatıyor. Buraya kadar hepimizin yüreği yanar. Zulmü kim yaptıysa karşısında dururuz. Suçu kim işlediyse hukuk önünde hesabını versin deriz.

AHA Haber Merkezi – DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Nusayri/Alevi toplumuna yönelik katliamı meşrulaştıran ifadelerin öfke veya siyasi eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, söz konusu yaklaşımı “nefretin siyasete tercüme edilmiş hâli” olarak nitelendirdi.

Yaşanan zulümlerin, ölümlerin ve hak ihlallerinin konuşulması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirten Fırat, suçun bireyselliği ilkesine dikkat çekerek bir yönetimin suçlarının bir halka mal edilemeyeceğini vurguladı.

“Bir Halkın Tamamı İçin Bunu Söylemek Artık Öfke Değildir”

Fırat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bazen insan bir söz duyuyor ve neye cevap vereceğini şaşırıyor. Söze mi? Öfkeye mi? Yoksa o sözün arkasında duran zihniyete mi?

Bir insan çıkıyor, yaşanan acıları anlatıyor. Hapishaneleri anlatıyor, ölümleri anlatıyor, zulmü anlatıyor. Buraya kadar hepimizin yüreği yanar. Zulmü kim yaptıysa karşısında dururuz. Suçu kim işlediyse hukuk önünde hesabını versin deriz.

Ama sonra dönüp;

‘Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor.’

diyor.

İşte orada durmak gerekiyor.

Çünkü bir insan için bile ‘katledilse yeridir’ diyebilmek korkunçken, bir halkın tamamı için bunu söylemek artık öfke değildir.

Bu, nefretin siyasete tercüme edilmiş hâlidir.”

“Bir Rejimin Suçunu Bir Halka Nasıl Miras Bırakırsınız?”

Fırat, kolektif suçlamaya karşı çıkarak çocukların, kadınların ve sivillerin herhangi bir yönetimin eylemlerinden sorumlu tutulamayacağını belirtti:

“Soruyorum:

Bir çocuğun ne suçu var? Bir annenin ne suçu var? Halep’teki, Lazkiye’deki, Tartus’taki bir Alevinin, Nusayrinin ne suçu var?

Bir rejimin suçunu bir halka nasıl miras bırakırsınız?”

“İnsan Öldürmemek Lütuf Değildir”

“İntikam alınmadığı” yönündeki söylemlere de tepki gösteren Fırat, bir halkın yaşam hakkının herhangi bir yönetimin lütfu veya merhameti olarak sunulamayacağını vurguladı:

“Sonra deniliyor ki:

‘Ama intikam almadılar.’

Ne demek intikam almadılar?

Almamalılar zaten.

Bir halkı katletmemek ne zamandan beri meziyet oldu?

İnsan öldürmemek lütuf değildir. Katliam yapmamak hoşgörü değildir. Bir halkın yaşamasına izin vermek de kimsenin ihsanı değildir.

Çünkü yaşam hakkını size kimse bağışlamadı ki siz de başkasına bağışlayasınız.”

“Biz Bu Aklı Kerbela’dan, Dersim’den, Maraş’tan, Çorum’dan, Sivas’tan Tanıyoruz”

Fırat, “Sizi öldürebilirdik ama öldürmedik” anlayışının içerisinde barış ve eşitlik bulunmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Asıl ürkütücü olan tam da budur.

‘Sizi öldürebilirdik ama öldürmedik.’

Bu cümlenin içinde barış yoktur. Bu cümlenin içinde eşitlik yoktur. Bu cümlenin içinde, kendisini muktedir; karşısındakini ise hayatı bağışlanmış gören fetihçi bir akıl vardır.

Biz bu aklı Kerbela’dan tanıyoruz.

Biz bu aklı Dersim’den tanıyoruz.

Biz bu aklı Maraş’tan, Çorum’dan, Sivas’tan tanıyoruz.

Her seferinde önce insanın adı silinir. Sonra kimliği öne çıkarılır. Sonra suç genelleştirilir. En sonunda ölüm sıradanlaştırılır.”

“Bazen Katliamlar Silahla Başlamaz”

Nefret söyleminin yaratabileceği sonuçlara dikkat çeken Fırat, kullanılan dilin önemini şu sözlerle ifade etti:

“O yüzden kelimeler önemlidir.

Çünkü bazen katliamlar silahla başlamaz.

Önce insanların birbirleri hakkında kurduğu cümlelerde başlar.”

“Suriye İçin Barış İstiyoruz”

Fırat, Suriye’de barış talebinin herhangi bir inanç veya halkla sınırlandırılamayacağını belirterek şöyle devam etti:

“Biz bugün Suriye için barış istiyoruz.

Ama yalnızca bizim inancımızdan olanlar için değil.

Sünni için de istiyoruz. Alevi için de. Kürt için de, Arap için de. Dürzi için de, Hristiyan için de. Ezidi için de.

Çünkü barış, sevdiğimiz insanlara tanıdığımız bir ayrıcalık değildir.

Barış, sevmediğimiz insanın da yaşam hakkını savunabildiğimiz yerde başlar.”

“Biz Kimseden Merhamet İstemiyoruz, Adalet İstiyoruz”

Nusayri/Alevilerin yaşam hakkının hiçbir siyasi hesaplaşmanın veya intikam arayışının konusu yapılamayacağını vurgulayan Fırat şunları söyledi:

“Ve buradan açıkça söylüyorum:

Bir Nusayrinin, bir Alevinin hayatı hiç kimsenin intikamına konu edilemez.

Bir halkın varlığı hiçbir iktidarın merhametine bırakılamaz.

Biz kimseden merhamet istemiyoruz.

Adalet istiyoruz.

Kim suç işlemişse yargılansın. Kim zulmetmişse hesabını versin.

Ama bir kişinin suçunu bir halka yüklemeyin.

Hele milyonlarca insanın ölüm ihtimalini, gerçekleşmedi diye bir yönetimin hanesine erdem olarak hiç yazmayın.”

“İncinsen de İncitme”

İnsanlığın, öldürme gücüne sahip olduğu hâlde bunu kullanmamak şeklinde tanımlanamayacağını belirten Fırat, Alevi öğretisine de atıfta bulundu:

“Çünkü insanlık dediğimiz şey çok büyük laflarla başlamıyor.

Bazen yalnızca şu kadar basit:

Öldürebileceğin hâlde öldürmemek değildir insanlık. Hiç kimsenin yaşamı üzerinde böyle bir hakkın olduğunu düşünmemektir.

Bizim yolumuz da bize bunu söyler:

İncinsen de incitme.”

“Suriye’nin İhtiyacı Yeni İntikamlar, Yeni Mezarlar Değildir”

Celal Fırat açıklamasını, Suriye’de hiçbir halkın diğerinin merhametine bırakılmadığı eşit bir düzen çağrısıyla tamamladı:

“Bugün Suriye’nin ihtiyacı yeni fatihler, yeni intikamlar, yeni mezarlar değildir.

Suriye’nin ihtiyacı, hiç kimsenin diğerine ‘Seni öldürebilirdim ama bağışladım’ diyemeyeceği bir düzendir.

Çünkü gerçek barış ancak o zaman gelir:

Kimsenin efendi, kimsenin makbul, kimsenin de bağışlanmış olmadığı; herkesin yalnızca insan olduğu gün.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir