12 Eylül askeri darbesinin ardından Dersim’de gözaltına alınan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Behzat Firik’in işkence edilerek öldürülmesi ve babası Alevi Dedesi Seyfi Firik’in oğlunun ardından 26 yıl boyunca saçını ve sakalını kesmemesi, Türkiye’nin yakın tarihindeki ağır acılardan birini gözler önüne seriyor. Gazeteci İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı yazı, Behzat Firik’in öldürülmesini, ağabeyi Ekber Firik’in tanıklığını ve yıllarca süren adalet arayışını anlatıyor.

Bir ormanda yakalanıp ağaca bağlandı. İşkence gördükten sonra boğazına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.

AHA Haber Merkezi – Gazeteci İsmail Saymaz, 10 Ekim 1981’de Dersim’de gözaltına alınan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Behzat Firik’in işkence edilerek öldürülmesini ve ardından yaşanan adalet mücadelesini kaleme aldı. Saymaz’ın yazısında yalnızca genç bir insanın yaşamdan koparılışı değil, oğlunun ardından 26 yıl boyunca saçını ve sakalını kesmeyen Alevi Dedesi Seyfi Firik’in dinmeyen yası da anlatılıyor.

Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan hak ihlallerinin, cezasızlık tartışmalarının ve Dersim’in toplumsal hafızasında bıraktığı yaraların anlaşılması açısından önemli bulduğumuz İsmail Saymaz’ın bu yazısını Alevi Haber Ağı (AHA) okurlarıyla buluşturuyoruz.

İsmail Saymaz’ın yazısı şöyle:

Bir ormanda yakalanıp ağaca bağlandı. İşkence gördükten sonra boğazına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.

Babası ise oğlunun ölümünün ardından hayatının sonuna kadar ne saçını kesti ne de sakalını.

10 Ekim 1981’de, askeri darbenin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Dersim, 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Behzat Firik’in gözaltına alınışına ve ölümüne tanıklık etti.

Saat 14.00 sularında Ovacık-Hozat sınırında bulunan Hülükuşağı köyüne bağlı dört haneli Kale Deresi (Derê Garedesi) mezrası askerler tarafından kuşatıldı. Bir ihbar üzerine Behzat Firik gözaltına alındı. İhbarı yapanların, mezra nedeniyle husumet yaşanan akrabalar olduğu yıllar sonra ortaya çıkacaktı.

Behzat Firik ormanlık alana götürülerek bir ağaca bağlandı. Peşinden gelen ağabeyi Ekber Firik’in tüm yalvarışlarına rağmen serbest bırakılmadı. Ekber Firik de bir ağaca bağlanarak kardeşine yapılan işkenceyi izlemeye zorlandı.

Askerlerin başındaki Yüzbaşı Aytekin İçmez, bölgede teröristlerin bulunduğunu söyleyerek yerlerini öğrenmeye çalıştı. İki kardeş bilmediklerini söyledi, ancak bu ifadeler kabul edilmedi.

Behzat Firik’in gözleri ve vücudu kor haline getirilmiş kasaturayla dağlandı. Ardından ayakları ateşin içine yerleştirildi. Yanık kokusu vadiye yayılırken ayakları topuklarına kadar yandı.

İşkencenin ardından boğazına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.

Silah sesinin ardından olay yerine gelen köylüler, baygın haldeki Ekber Firik’i ve işkence sonucu tanınmaz hale gelen Behzat Firik’in cansız bedenini buldu.

Ekber Firik, kardeşinin ölümünden sorumlu olanların yargılanması için Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne başvurdu. Dava yıllarca sürdü. Mahkeme Yüzbaşı Aytekin İçmez hakkında kasten adam öldürme suçundan ceza verdi. Ancak sıkıyönetim dönemine ait düzenlemeler gerekçe gösterilerek ceza uygulanmadı.

Olaydan 28 yıl sonra, 30 Eylül 2009 tarihinde, emekli Albay Aytekin İçmez Bursa’daki evinde boğazından vurulmuş halde ölü bulundu.

Behzat Firik’in babası Alevi Dedesi Seyfi Firik ise derin bir yasa büründü. 10 Temmuz 2007’de, 110 yaşında hayatını kaybedene kadar 26 yıl boyunca ne saçını kesti ne de sakalını.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir