Hacı Bektaş-ı Veli Anma ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nden Adana’ya dönüş yolunda, 18 Ağustos 2002’de Tarsus Damlama mevkiinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren 39 can, Hakk’a yürüyüşlerinin 24. yılında Adana Kabasakal Mezarlığı’ndaki anıt mezarda anıldı. Alevi kurumlarının temsilcileri, “Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” mesajı verirken, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe kazanın yeniden soruşturulması ve Damlama mevkiindeki kazaların TBMM gündemine taşınması çağrısında bulundu.

Erçe, 39 canın anısı önünde Alevi kurumlarının dergâhlarına sahip çıkma sözünü yineleyerek, “39 canımızın huzurunda söz veriyorum ki ikrarımıza bağlıyız ve mutlaka o dergâhları yeniden sahipleneceğiz”

AHA Haber Merkezi – Nevşehir’de düzenlenen Hacı Bektaş-ı Veli Anma ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nden Adana’ya dönerken, 18 Ağustos 2002 tarihinde Tarsus Damlama mevkiinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren 39 can, Hakk’a yürüyüşlerinin 24. yılında Adana Kabasakal Mezarlığı’ndaki anıt mezarda düzenlenen törenle anıldı.

İçerisinde 57 kişinin bulunduğu otobüsün frenlerinin tutmaması sonucu meydana gelen kazada yaşamını yitiren 39 can için gerçekleştirilen anmaya Alevi kurumlarının temsilcileri, yöneticileri, yaşamını yitirenlerin yakınları ve çok sayıda can katıldı.

Anmada yapılan konuşmalarda 39 canın anısının yaşatılacağı vurgulanırken, Damlama mevkiindeki yol güvenliğinin araştırılması, 2002’de meydana gelen kazanın yeniden soruşturulması ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrıları öne çıktı.

Serkan Taşan: “Biz Unutmayacağız, Unutturmayacağız”

Adana Alevi Platformu adına konuşan Bulam-Der Adana Şube Başkanı Serkan Taşan, yaşamını yitiren 39 canın Hacı Bektaş-ı Veli’nin yoluna gönül vermiş, aynı inancı ve umudu paylaşan insanlar olduğunu söyledi.

Aradan 24 yıl geçmesine rağmen acının dinmediğini belirten Taşan, “Bir canı unutmak bir hatırayı unutmak değildir. Bir yolu unutmaktır. Biz unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

Taşan, 18 Ağustos 2002’de Hakk’a yürüyen 39 canla birlikte tüm Hakk’a yürüyenleri sevgi, saygı ve özlemle andı.

Baki Çelik: “Geçmişimizi Unutursak Geleceğimizi de Kaybederiz”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adana Merkez Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Baki Çelik, 39 canı Hakk’a yürüyüşlerinin 24. yılında acı, özlem ve hürmetle andıklarını belirtti.

Yaşamını yitirenlerin yalnızca bir trafik kazasında hayatını kaybeden yolcular olmadığını, Alevi inancının ve yolunun iz sürücüleri olduğunu ifade eden Çelik, “Geçmişimizi unutursak, geleceğimizi de kaybederiz” dedi.

Hacı Bektaş-ı Veli’den Pir Sultan Abdal’a uzanan Alevi yolunun insanlık ve hak yolu olduğunu vurgulayan Çelik, Alevilerin tarih boyunca inkâr, asimilasyon ve imha politikalarına karşı mücadele ettiğini belirtti.

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden yürütülen politikaları da eleştiren Çelik, Alevi inanç ve kültürel kimliğinin korunması için bütünlüklü bir karşı duruş sergilenmesi gerektiğini söyledi.

Çelik, konuşmasını “Unutmadık! Unutmayacağız! Unutturmayacağız!” sözleriyle tamamladı.

Mikdat Öztürk’ten Anmaların Ortaklaştırılması Çağrısı

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Mikdat Öztürk, yaşamını yitiren 39 canın çoğunluğunun Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyelerinden oluştuğunu hatırlattı.

Yaşamını yitirenler arasında PSAKD Adana Şubesi Başkanı Mithat Kızılok’un eşi ile yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğunu belirten Öztürk, bundan sonraki anmaların yalnızca yerel kurumlarla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Öztürk, Alevi kurumlarının genel başkanları ve yöneticilerinin de katılımıyla anmaların ortaklaştırılması yönündeki taleplerini dile getirerek, bu konuda gösterdiği duyarlılık nedeniyle PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’ye teşekkür etti.

Cuma Erçe: “Her Şey Kazayla Açıklanamaz”

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, anmaya birlikte mücadele ettikleri Alevi kurumları adına katıldığını belirterek, 39 canın herhangi bir eğlence, piknik ya da düğünden değil, Hacı Bektaş-ı Veli’nin çağrısıyla gittikleri Hacıbektaş’tan dönerken yaşamlarını yitirdiklerini vurguladı.

39 canın “yol için” yola çıktığını belirten Erçe, onların bıraktığı mirasın Alevilerin inançlarına, dergâhlarına ve kültürel değerlerine sahip çıkmak olduğunu söyledi.

Erçe, 1826’dan 2026’ya uzanan süreçte Alevi dergâhları ve türbelerine yönelik tarihsel müdahalelere dikkat çekerek, Alevilere ait dergâhların gasbedildiğini ve bazı yerlerde kayyum yönetimlerinin sürdüğünü savundu.

“Her Şey Kaderle Açıklanamaz”

Damlama’da meydana gelen kazaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erçe, yaşananların yalnızca “kaza”, “kader” ya da “takdiri ilahi” ifadeleriyle açıklanamayacağını söyledi.

Pozantı-Tarsus arasındaki yolda ve özellikle Damlama mevkiinde geçmişten bugüne meydana gelen kazaların, yaşamını yitirenlerin ve alınan güvenlik önlemlerinin araştırılması gerektiğini belirten Erçe, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çağrıda bulundu.

Milletvekillerinin konuyu TBMM gündemine taşımasını ve soru önergeleri vermesini isteyen Erçe, 18 Ağustos 2002’de meydana gelen kazaya ilişkin yeniden soruşturma açılması ve varsa kamu kurumları nezdindeki kusurların ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.

“Herhangi bir kaza olarak kayıtlara geçmemeli” diyen Erçe, Damlama mevkiinde yıllar içerisinde çok sayıda kamyon, otomobil ve otobüsün kazaya karıştığını belirterek, bölgenin bugün dahi insanlar açısından ciddi bir travma kaynağı olduğunu ifade etti.

“Dergâhlarımızı Yeniden Sahipleneceğiz”

Cuma Erçe, 39 canın Hakk’a yürümesinin ardından Alevilerin Hacıbektaş’ta gerçekleştirdiği yürüyüşü de hatırlatarak, Alevilerin “Aleviler vardır, Aleviler haktır” diyerek dergâhlarını geri istemeye devam ettiğini söyledi.

Geçmişte Hacıbektaş’a girişlerde bilet uygulamasının bulunduğunu, verilen mücadele sonucunda bunun kaldırıldığını belirten Erçe, bugün ise Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden Aleviliğe yönelik yeni bir kuşatma politikası yürütüldüğünü savundu.

Erçe, 39 canın anısı önünde Alevi kurumlarının dergâhlarına sahip çıkma sözünü yineleyerek, “39 canımızın huzurunda söz veriyorum ki ikrarımıza bağlıyız ve mutlaka o dergâhları yeniden sahipleneceğiz” dedi.

“Unutmadık, Unutmayacağız, Unutturmayacağız”

Anmada yapılan konuşmalarda, 18 Ağustos 2002’de yaşamını yitiren 39 canın yalnızca bir trafik kazasında yaşamını yitiren insanlar olarak değil, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yoluna gönül vermiş canlar olarak hatırlanması gerektiği vurgulandı.

Alevi kurumlarının temsilcileri, 39 canın anısını yaşatma, Alevi inanç ve kültürüne sahip çıkma, dergâhların Alevilere iade edilmesi ve Damlama mevkiinde yaşanan kazaların nedenlerinin araştırılması yönündeki çağrılarını yineledi.

Anma töreni, 39 can ve tüm Hakk’a yürüyenler için yapılan duaların ardından “Aşk ile” sözleriyle sona erdi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir