⌈Recai Doğan⌉

Dünya Kupası’nı izliyorum.

Sahada futbol oynanıyor ama tribünde, ekran başında ve yönetim anlayışında başka bir ülkenin fotoğrafı var.

Dün bir spiker, tam dört dakika boyunca İran Milli Takımı’nı Yeni Zelanda, Yeni Zelanda’yı ise İran diye anlattı.

İnsan hata yapabilir.

Ama dört dakika boyunca aynı hatayı sürdürüyorsa insanın aklına şu soru geliyor,

Gerçekten işi hak edenler mi bu görevlerde, yoksa birilerinin yakını olanlar mı?

İşte benim meselem tam da burada başlıyor.

Çünkü bu ülkede artık başarının değil, bağlılığın ödüllendirildiğine dair güçlü bir algı var.

Liyakat geri çekildikçe, vasatlık cesaret buluyor.

Hak eden beklerken, hak etmeyen makam
sahibi oluyor.

Sonra da şaşırıyoruz…

Federasyon neden tartışılıyor?

Hakemler neden güven vermiyor?

Teknik direktör seçimleri neden hep polemik konusu oluyor?

Spiker neden dört dakika boyunca iki milli takımı birbirine karıştırabiliyor?

Çünkü sorun kişiler değil.

Sorun, kişileri o koltuklara getiren anlayıştır.

Bir ülkenin yönetim biçimi, sadece mecliste ya da bakanlıklarda görülmez.

Sporunda görülür.

Adaletinde görülür.

Eğitiminde görülür.

Ama bir ülkede adalet zedelenmişse, liyakat yerini sadakate bırakmışsa, kurallar kişilere göre değişiyorsa, sahadaki oyunun da masadaki düzenin de güvenilirliği kalmaz.

Mikrofonun başındaki sesinde bile görülür.

Bir başka üzücü tablo ise milli formanın siyasi sloganlara alet edilmesidir.

O forma bir partinin değil, bu ülkenin formasıdır.

Hiç kimse, desteklemediği bir siyasi görüşün propagandasını milli takım üzerinden dinlemek zorunda değildir.

Ve sonra…

Bir galibiyet geliyor.

Sokaklar gürültüye boğuluyor.

İnsanların huzuru hiçe sayılıyor.

Bazen taşkınlıklar masum insanların canına kadar uzanıyor.

İşte bu yüzden ben artık sadece maçı izlemiyorum.

Bu ülkenin küçük bir özetini izliyorum.

Sahadaki skor değişir.

Ama adalet, liyakat ve ortak yaşam kültürü değişmedikçe, hangi kupayı kaldırırsak kaldıralım gerçek anlamda kazanmış sayılmayacağız.

Aşk ile ..

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir