⌈ Latife Ulutaş – PSAKD GYK Üyesi⌉

Geçmişte toplumsal yaşamın içinde düşünceler, tavırlar ve siyasal tutumlar daha açık ve net tartışılırdı. Gündemde yer alan ya da toplumda karşılık bulan her konu, insanların fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir tartışma zemini yaratırdı. Farklı görüşler üzerinden yürütülen tartışmalar, hem olayları daha doğru analiz etmemizi sağlar hem de birbirimize yeni pencereler açardı.

Bizler de düşüncelerimizi paylaşabileceğimiz, güncel sorunlar üzerine söz söyleyebileceğimiz alanlar bulurduk. Ancak uzun zamandır yorum yapmaktan, tartışmalara katılmaktan ve fikir beyan etmekten giderek uzaklaşıyorum. Çünkü dün karaya ak diyenlerin bugün aka kara dediğini; ilkelerini koşullara göre değiştirenleri, menfaatlerini ideolojik değerlerin önüne koyanları gördükçe söz söylemenin anlamını sorguluyorum.

Böyle bir ortamda ne eleştirinin ne de önerinin gerçek bir karşılığı kalıyor. İnsan bazen sessizliği tercih ediyor. Çünkü kimi zaman susmak, bu kirlenmiş düzene ortak olmamanın en onurlu biçimine dönüşüyor.

Bugün sosyal medyada hemen herkes bir pozisyon almaya, kendini ifade etmeye çalışıyor. Ancak bunu çoğu zaman ilkesel ve ideolojik değerler üzerinden değil; görünür olma, kabul görme ya da bir çevrede yer edinme kaygısıyla yapıyor. Olduğumuz gibi davranmak yerine, olmamız gerektiği düşünülen bir kimliği sergiliyoruz. Düşüncelerimizi hakikate göre değil, çoğu zaman çıkar ilişkilerine göre şekillendiriyoruz.

Bu nedenle yaşanan gelişmeleri olduğu gibi okuyamıyor, gerçek anlamda değerlendiremiyoruz. Toplumsal reflekslerin yerini, nabza göre şerbet veren tutumlar alıyor. İnsanlar doğru olanı savunmaktan çok, kendilerine zarar vermeyecek pozisyonlar almaya yöneliyor.

Okudukça, gördükçe ve yaşadıkça umutlarımız azalıyor. Hak ve hakikat arayışının yerini günü kurtarma telaşı alıyor. Toplumsal sorumluluk duygusu zayıflarken, bireysel olarak ayakta kalma mücadelesi öne çıkıyor. Belki de en acı olan budur.

Kimlerin hangi ilişkilere dayanarak konumlandığı, hangi değerleri temsil ettiği giderek belirsizleşiyor. Bu durum sadece düşünsel bir karmaşa yaratmıyor; aynı zamanda güven duygusunu da aşındırıyor. Dostlukların, yoldaşlıkların ve ortak mücadele kültürünün yerini kuşkuya, itibarsızlaştırma çabalarına ve hatta iftiralara bıraktığına tanıklık ediyoruz.

Bugün toplumu analiz etmek, siyasal gelişmelere dair fikir üretmek ve bir tutum ortaya koymak bile başlı başına bir risk olarak görülüyor. Çünkü düşünceler tartışılmak yerine taraflaştırılıyor; eleştiriler ise anlamaya çalışmanın değil, düşmanlaştırmanın aracı haline getiriliyor.

Oysa toplumların ilerleyebilmesi için ilkelerinden taviz vermeyen, eleştirebilen ve eleştirilebilen insanlara ihtiyaç vardır. Eğer düşünceyi menfaatin, ilkeleri ise konjonktürel hesapların gerisine düşürürsek, kaybeden yalnızca bireyler değil, bütün toplum olur. En büyük tehlike de budur.

Bu tehlikeyi görüp her koşulda vicdanın, adaletin ve hakikatin yanında durabilen; günübirlik hesaplara değil toplumsal değerlere yaslanan tüm canlara aşk ile…

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir