⌈AHA⌉ DEDEF ve Munzur Koruma Kurulu, Dêrsim’de planlanan IV. Grup metalik madencilik projelerine karşı kamuoyuna çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada, Pîlemûriye (Pülümür) ve Mêzgir (Mazgirt) bölgelerinde toplam 36 bin dönümü aşan alanın madencilik faaliyetlerine açılmasının kapsamlı bir ekolojik yıkım tehdidi oluşturduğu vurgulandı.

Altın, bakır, gümüş ve molibden gibi metalik madenleri kapsayan projelerin yalnızca yer altı kaynaklarını değil; Dêrsim’in su havzalarını, ormanlarını, meralarını ve yaşam alanlarını doğrudan hedef aldığı belirtilen açıklamada, söz konusu girişimlerin “yerel halkın rızası dışında yürütülen sömürge madenciliği politikalarının bir parçası” olduğu ifade edildi.

Munzur Havzası İçin Uyarı

Açıklamada, Munzur Havzası’nın Anadolu’nun en önemli doğal yaşam alanlarından biri olduğu hatırlatılarak, açık ocak madenciliği yönteminin dağların patlatılması, ormanların yok edilmesi ve toprağın geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edilmesi anlamına geldiği kaydedildi.

Madencilik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkacak ağır metal kirliliği ve asit maden drenajının Munzur ve Pülümür vadilerindeki su kaynaklarını kalıcı biçimde tehdit edeceği belirtilerek, bunun içme sularının kirlenmesine, tarım ve hayvancılığın gerilemesine ve bölgenin yaşanamaz hale gelmesine yol açabileceği vurgulandı.

“Ekosistemin Tasfiyesi Anlamına Geliyor”

Planlanan projelerin yalnızca ekonomik faaliyet olarak görülemeyeceği ifade edilen açıklamada, ormanların kesilmesi, meraların yok edilmesi ve yaban hayatının yaşam alanlarının parçalanmasının biyolojik çeşitliliği hızla ortadan kaldıracağına dikkat çekildi. Endemik bitkiler, yaban hayvanları ve sucul yaşamın doğrudan etkileneceği belirtildi.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan madencilik felaketlerine işaret edilen açıklamada, metalik madenciliğin geride kirlenmiş sular ve zehirlenmiş topraklar bıraktığı ifade edilerek, elde edilen ekonomik kazancın sınırlı şirketlere aktarıldığı, ekolojik yıkımın bedelini ise yöre halkının ödediği kaydedildi.

“Doğayı Savunmak Yaşamı Savunmaktır”

DEDEF ve Munzur Koruma Kurulu, Dêrsim’in dağlarının, ormanlarının ve sularının ticari bir meta olmadığını vurgulayarak, Munzur Havzası’nın madenciliğe teslim edilemeyeceğini belirtti.

Açıklamada, başta yöre halkı olmak üzere demokratik kitle örgütleri, meslek odaları, bilim insanları ve tüm kamuoyu Dêrsim’de planlanan madencilik projelerine karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağrıldı.

“Dêrsim’de ekolojik yıkıma izin vermeyeceğiz. Munzur Havzası madenciliğe teslim edilemez. Sömürge madenciliğine hayır. Doğayı savunmak yaşamı savunmaktır” ifadeleriyle çağrı yinelendi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir