⌈Hüseyin Akkuş⌉
Alevi-Kızılbaş Yolundan Hesaplaşma
Alevi-Kızılbaş yolu; zulme rıza göstermeyenlerin, hakikati iktidarın önünde eğmeden söyleyenlerin yoludur. Bu yol, tarih boyunca ne sarayın ne de muktedirin himayesinde var olmuştur. Dergâhlar; iktidarın günahlarından arındığı mekânlar değil, zulmün yüzüne hakikatin söylendiği ocaklardır.
Bugün Hüseyin Gazi Dergâhı üzerinden yürüyen tartışma, yalnızca bir ziyaret meselesi değildir. Bu tartışma; Alevi inancının, siyasal iktidar ve onun temsilcileri tarafından meşruiyet üretme aracına dönüştürülme girişiminin açık göstergesidir.
Alevi-Kızılbaş dergâhlarının iktidar sahipleri tarafından ziyaret edilmesi, masum bir “inanç ziyareti” değildir; bu, siyasal bir hamledir.
Alevilere hakaret eden, katliamları meşrulaştıran, halkların ölümünü olağanlaştıran siyasetçilerin dergâhlara yönelmesi; vicdan arayışı değil, toplumsal hafızayı manipüle etme çabasıdır. Fotoğraf kareleriyle, birkaç klişe sözle geçmiş temizlenemez.
Alevi Yolundan Bakış:
Rızalık Olmadan İkrar Olmaz
Alevilikte yolun temel ilkesi rızalıktır.
Rızalık olmayan yerde cem olmaz.
Rızalık olmayan yerde ikrar geçersizdir.
Alevi-Kızılbaş yoluna göre; zalimle mazlum aynı kapıdan aynı şekilde içeri giremez. Yol, herkese açık olabilir ama her davranışı meşru kılmaz. Eğrinin doğrultulması gerekir; eğriliğin alkışlanması değil.
Dergâhlar tarihsel olarak eğitimin, yüzleşmenin ve dönüşümün mekânlarıydı. Cahiller oraya gelir, pişirilir, topluma insan-ı kâmil olarak gönderilirdi. Bugün ise eğrilik düzeltilmiyor, aksine üstü örtülüyorsa; bu, yolun değil, kurumsal korkunun sonucudur.
Kurumsal Suskunluk
Korku Yol Değildir
Alevi kurumlarının bir kısmı, iktidarın baskısı karşısında suskunluğu tercih etmektedir. Elektriği kesilen dergâhlar, kapatılan cemevleri, baskı gören yöneticiler… Bunların hepsi gerçektir.
Ancak tarih bize şunu gösterir:
Alevilik hiçbir zaman güvenli alanlarda var olmadı.
Pir Sultan, “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” derken bunu biliyordu. Hüseyin Gazi, Hacı Bektaş, Seyit Rıza bu yolu korkuyla yürümemiştir. Bugün korku gerekçesiyle susmak, Alevi yoluna değil; iktidarın diline teslim olmaktır.
Katliamlar Karşısında Sessizlik de Suçtur
Suriye’de, Ortadoğu’da, bu topraklarda katledilen Aleviler, Kürtler, emekçiler…
Bunlara “size ne” diyen bir zihniyetle aynı karede durmak, yol açısından kabul edilemez.
Alevi-Kızılbaş öğretisi yalnızca kendi canını değil, tüm canlıları savunan bir etik sistemdir.
Doğaya, insana, emeğe yönelen saldırılar karşısında susmak; Alevilik değil, düzenin hizmetidir.
Bizim sözümüz nettir:
Dergâhlar aklanma mekânı değildir.
Alevi inancı siyasal vitrin olamaz.
Yol, zulmün karşısında susanlarla yürünmez.
Rızalık almayan iktidar, meşru değildir.
Alevi-Kızılbaş yolu ile sosyalist mücadele burada birleşir:
Zulme karşı durmak, hakikati söylemek ve bedel ödemeyi göze almak.
Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi:
“İnsanın cemali, sözünün güzelliğidir.”
Bizim sözümüz, mazlumdan yana olduğu sürece güzeldir.
İktidarın hoşuna gittiği için değil.
Aşk ile
Yol ile
Hakikat ile…
WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir