⌈Haber Merkezi⌉ Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), Doğu Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği (KJAR), Kuzey-Doğu Suriye Konfederal Kadın Hareketi (Kongra Star), Demokratik Alevi Kadın Birliği (DAKB) ve Êzidî Kadın Meclisi (SMJE), 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü öncesinde ortak bir açıklama yayımladı.
Kurumlar, “Kadınların kanıyla yazılan tarihe karşı, direnişle yazıyoruz geleceği” başlıklı açıklamada, kadın cinayetlerinin devlet politikalarıyla sürdürüldüğünü vurguladı.

‘Kadın Katliamları Erkek Devlet Sistemlerinin Ürünüdür’

Açıklamada, erkek egemen iktidar sistemlerinin tarih boyunca kadın katliamlarıyla kendini var etmeye çalıştığı belirtildi:
“Kastik katil, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, milliyetçiliğin, dinciliğin ve militarizmin yükseltildiği erkek devlet sistemlerinde geçmişten bugüne kadın katliamlarıyla varlığını sürdürmektedir. Her gün üçüncü sayfalarda gördüğümüz kadın cinayetleri artık sıradanlaştırılmış bir vahşet düzenine dönüşmüştür.”

Kurumlar, sadece Türkiye’de değil, sözde demokratik Avrupa ülkelerinde de kadınların güvenli yaşam hakkının sağlanamadığını belirterek, Almanya’da eşi tarafından katledilen Dilan K. örneğini hatırlattı. “Sözde koruyucu yasalar yürürlüktedir ama yıl içinde yalnızca Almanya’da 254 kadın katledilmiştir. Bu tablo, yetkili kurumların ve politikaların yetersizliğini açıkça göstermektedir” denildi.

‘Kadın Katliamları Devlet Politikasıdır’

Açıklamada, dünyanın farklı bölgelerinden örneklerle kadına yönelik şiddetin küresel boyutuna dikkat çekildi:
“İran ve Afganistan’da kadınların hiçbir hakka sahip olmaması, Afrika’da kadın sünneti, Hindistan ve Yemen’de tecavüzcülerin cezasız kalması, Türkiye’de kadın emeğinin sömürülmesi, iş cinayetlerinin ‘kaza’ olarak sunulması — tüm bunlar kadın katliamlarının bir devlet politikası haline geldiğini gösteriyor.”

Birleşmiş Milletler raporlarına göre dünyada her beş dakikada bir kadının yakını tarafından katledildiğine işaret edilen açıklamada, “Mevcut yasaların yetersizliği, ayrımcı tutumlar ve cezasızlık politikası, bu cinayetlerin artmasına neden olmaktadır” ifadeleri yer aldı.

‘Kadınları Evlere Hapsetme Politikası Sürdürülüyor’

Kurumlar, devletlerin “kadınlar için en güvenli yer evleridir” algısını dayatarak, kadınları toplumsal yaşamdan koparmaya çalıştığını belirtti:
“Kadınlar sosyal, siyasal ve ekonomik alandan dışlanarak görünmez kılınmak isteniyor. Evlere hapsedilen kadınlara alın yazgısı dayatmasıyla başkaldırının önü kesilmek isteniyor.”

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi de bu politikanın bir uzantısı olarak değerlendirildi:
“Yasal ve hukuksal politikalarla kadınların haklarını ellerinden alan sistem, kadınları yalnız ve savunmasız bırakmaya çalışmaktadır.”

‘Örgütlü Mücadele Her Zamankinden Daha Hayati’

Ortak açıklamada, kadın hareketlerinin küresel dayanışmasının önemine vurgu yapıldı:
“Erkek egemen zihniyet yapılanmalarına karşı mücadele eden biz kadınlar biliyoruz ki, örgütlü mücadelemiz her zamankinden daha hayatidir. Erkek aklın birlikteliği kadın direnişine karşı her türlü yöntemi kullanarak saldırmaktadır. Ancak kadınlar yürüttükleri mücadeleyle bu kırım politikalarını deşifre etmekte ve direnişi büyütmektedir.”

‘Kadın Özgürlük Mücadelesi Dünya Çapında Yükseliyor’

Kadınların dünya genelinde büyüyen bir özgürlük mücadelesi yürüttüğü belirtilen açıklamada, “Bugün Mirabel kardeşlerden Sakine Cansız ve Rosa Luxemburg’a uzanan mirasla kadınlar kendi öz gücüyle eylem ve mücadeleyle özgürleşmenin yolunu açmaktadır” denildi.

‘Eril Zihniyete Karşı Meşru Mücadelemizi Sürdüreceğiz’

25 Kasım’a doğru yapılan çağrıda, kurumlar kadın katliamlarını bir kez daha lanetledi:
“Biz kadınlar, 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nü karşılarken kadın katliamlarını kınıyor ve buna karşı her türlü meşru mücadele hakkımızı yaşamın her alanında kullanacağımızı belirtiyoruz.”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir