Türkiye’de hukukun üstünlüğü ve demokrasi, son yıllarda ciddi bir sınavdan geçiyor. Bu sınavın son örneği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 35 yıl önce aldığı diplomasının iptal edilmesiyle yaşandı. İktidar, sandıkta kazanan bir ismi, hukuksuz yollarla hedef alarak siyaseten etkisizleştirmeye çalışıyor. Ancak, unuttukları bir şey var: Halkın iradesi ve demokrasi, her türlü hukuksuzluğa karşı direncini korur.

Bu müdahale, İmamoğlu’nu hedef almakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’deki demokratik süreçlere de büyük bir darbe vurmaktadır.

İmamoğlu’nun diplomasının iptali, bir adalet arayışı olmayıp, tam tersine siyasi mühendisliğin ta kendisidir. Sandıkta kaybetmek, iktidar için kabul edilemez bir yenilgiyken, bu yenilgiyi hazmetmek yerine hukukun ötesine geçilerek, kişisel hedeflere ulaşılmak isteniyor. 35 yıl önce alınan bir diplomayı iptal etmenin ne hukuki ne de etik bir dayanağı vardır. Sadece bir kişi değil, bütün bir sistem bu şekilde hedef alınmakta; halkın seçme hakkı ve demokratik iradesi zayıflatılmak istenmektedir.

Bu müdahale, İmamoğlu’nu hedef almakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’deki demokratik süreçlere de büyük bir darbe vurmaktadır. Hukukun, siyasetin emrine girmesi ve kararların siyasi amaçlarla şekillendirilmesi, adaletin tecelli etmesini engeller. Hukuk, toplumun bütün bireylerinin eşit haklar ve adaletle muamele görmesini sağlamak için vardır. Ancak bu tür uygulamalar, hukuk sistemini birer araç olarak kullanmakta ve bir kişinin demokratik hakkını, sadece siyasi hesaplarla yok etmeye çalışmaktadır.

İktidarın İmamoğlu’na yönelik bu hamlesi, halkın iradesini ve özgür iradesiyle seçtiği temsilcisini yok sayma çabasıdır. Ancak, unutmamalıdırlar ki, demokrasi sadece sandıkta kazananların değil, halkın da bir gücüdür. Hukuksuzluk ne kadar arttırılırsa arttırılsın, halkın vicdanı, adalet ve demokrasi arayışı her zaman iktidarın baskılarına karşı direnç gösterecektir. İktidar ne kadar manipülasyon yaparsa yapsın, halkın seçme ve seçilme hakkı, her türlü hukuksuzluğa karşı bir kalkan gibi duracaktır.

Bu tür hukuksuz girişimler, sonunda kendi tabanında bile güven kaybına yol açacaktır. Seçimin sonuçları, halkın iradesinin tecellisidir ve bu irade, her türlü baskı ve oyuna karşı korunmalıdır. Çünkü halk, adaleti ve hakkaniyeti her zaman savunur. Hukukun üstünlüğü ilkesinin ihlali, demokrasinin en temel direklerinden birini yıkmak anlamına gelir ve bunun bedelini yalnızca iktidar değil, tüm toplum ödeyecektir.

Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali, sadece kişisel bir saldırı değil, aynı zamanda demokrasiye yapılmış büyük bir haksızlıktır. Ancak her ne kadar iktidar bu tür hukuksuz adımlarla halkın iradesini küçültmeye çalışsa da, demokrasi ve halkın iradesi her zaman kazanacaktır. Bu tür manipülasyonlar ne kadar artarsa artsın, halkın vicdanı ve adalet duygusu, en sonunda bu tür girişimlerin karşısında dimdik duracaktır. Unutulmamalıdır ki, hukuksuzluk ne kadar büyürse büyüsün, halkın iradesi her zaman her şeyin önündedir.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir