Eğitim Fakültesi’nde okuduğum dönemden aklımda kalan bir kaç tanımdan birisi eğitimin tanımıydı. Eğitim için şöyle deniliyordu: Eğitim; bireyde istendik davranış edindirme sürecidir. İtiraf dolu bir tanım. İstendik davranış edindirme süreci. Peki kimlerin istediği davranışlar? Tabi ki; egemen güçlerin, siyasal iktidarın ve erkek egemen sosyal yapının.

Dolayısıyla bizim gibi geri bırakılmış ülkelerde eğitim sisteminin çürümesi ve adeta can çekişir hali, tamamen bir tercihtir. Egemen güç ve egemen zihniyet, eğitimin böyle olmasını istemektedir.

Devletin anayasasının değişmez maddesi, laiklik vurgusu yapadursun. Türkiye’de eğitim hiç bir zaman tam anlamı ile laik olmamıştır. Eğitim böyle iken  devletin laikliğinden zaten bahsedilemez. Ancak, Cumhuriyet döneminin son 20 yılı laikliğin kırıntılarının bile ortadan kalktığı bir dönemdir. Sağ iktidarlar toplumun cahilliğinden, şükürcülüğünden ve biat kültüründen beslenirler. AKP de aynen bunu yapmaktadır. AKP döneminde başta Aleviler olmak üzere farklı inanç topluluklarının türlü itirazlarına ve AİHM kararlarına rağmen Zorunlu din dersi uygulaması yetmez gibi yeni din dersleri eklenmiş ve tüm derslerin müfredatı dinselleştirilmistir. Hem de tek din ve tek mezhebin söylediği ne varsa topluma o empoze edilmekte ve çocuklar hızla asimile edilmektedir. Şimdi bütün bunlar yetmiyormuş, adım başı cami, merdiven altı kuran kursları, cemaatler, tarikatlar ve yurtlarda tek dinin tek mezhebin kuralları dayatılıyor.

Elbette bu da yetmiyecek ve yaşamın her alanını tehdit eden gericilik ana sınıflarına kadar hükmedecektir. Milli Eğitim Bakanlığı Milli Eğitim Şurası‘nın bu ayın başında aldığı tavsiye niteliğindeki kararı ile nasıl bir toplum yapısı oluşturmak istemişlerdir.

Türkiye Eğitim Sistemi, tekçidir, asimilasyoncudur, gericidir, şovendir, cinsiyetçidir. Eğitimin bu halinden gerici iktidarlar sürekli nemalanmaktadır. Şura kararlarının 4+4+4 eğitim modelinde olduğu gibi ciddi toplumsal, pedogojik ve sosyal dünya açısından da hiç bir fayda sağlamadığı halde çok büyük bir insan hakkı ihlali yaşanmaktadır. Anasınıfı, ilkokul, ortaokul, lise fark etmez çocuklara okullarda uygulanan din dersleri pedolojik açıdan ciddi bir zuldür.

Bu karar derhal geri çekilmeli, okullarda zorunlu veya gönüllü hiç bir din dersi verilmemelidir.

Eğitim Sistemi ve müfredatı  bilimsel normlara göre yeniden yazılmalı. Bilimden, akılcılıktan ve sevgiden yana olan  tüm insanlar birleşmelidir. Bu çerçevede Demokrasi Konferansı kapsamında Alevi Çalışma Grubunun başlattığı kampanya çok ses çıkarmıştır. Ancak yeterli de değildir. İmzacı sayısını artırmak yetmez kitlesel karşı duruşlar lazım. Aksi taktirde imza ile, basın açıklaması ile bunlar olmaz. Egitimdefirsatesitligi13@gmail.com adlı linkten imzacı olabilirsiniz.

Sonuç olarak bu adım, hükümetlerin kendilerini kurtarma ve iktidarlarını güçlendirme hamleleridir. Bize düşen görev ise bu ve benzeri gerici kararları geri püskürtmektir.

Aşk ile…

Cuma ERÇE

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ( PSAKD) Tarsus Şube Başkanı

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir