Suriye İnsan Hakları Derneği (AHRS), TELE1 ve Halk TV’ye kayyım atanması ile T24’e yönelik erişim engeline ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Türkiye’de bağımsız medya kuruluşlarına yönelik idari ve hukuki müdahalelerin basın özgürlüğünü, demokratik çoğulculuğu ve toplumun haber alma hakkını tehdit ettiğini belirten dernek, bu uygulamaların Ortadoğu genelinde de olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. AHRS, medya kuruluşlarının editoryal bağımsızlığının yeniden sağlanmasını ve gazetecilere yönelik kısıtlamaların uluslararası insan hakları standartlarına uygun hâle getirilmesini istedi.

AHA Haber Merkezi – Suriye İnsan Hakları Derneği (Association for Human Rights in Syria – AHRS), Türkiye’de son dönemde bağımsız medya kuruluşlarına yönelik gerçekleştirilen idari ve hukuki müdahaleler hakkında bir basın açıklaması yayımladı. Dernek Yönetim Kurulu adına Başkan Hasan Öğütcü tarafından yapılan açıklamada, TELE1 ve Halk TV’nin yönetimlerine kayyım atanması, yayın faaliyetlerine müdahale edilmesi ve bağımsız haber sitesi T24’e yönelik erişim engeli ele alındı.

Türkiye’de medya kuruluşlarının yayın faaliyetlerine ve kurumsal yapılarına yönelik müdahaleleri yakından takip ettiklerini belirten AHRS, bu uygulamaların yalnızca ilgili medya kuruluşlarını değil, demokratik tartışma ortamını, basın çeşitliliğini ve anayasal güvence altındaki temel hakları da etkilediğini vurguladı.

Türkiye Basın Özgürlüğü Endeksinde 180 Ülke Arasında 163. Sırada

AHRS, açıklamasında Sınır Tanımayan Gazeteciler (Reporters Without Borders – RSF) tarafından yayımlanan 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne dikkat çekti.

RSF’nin 2026 verilerine göre Türkiye, değerlendirilen 180 ülke arasında 163. sırada yer alıyor. Dernek, Türkiye’nin 2002 yılında endekste 99. sırada bulunduğunu hatırlatarak yirmi yılı aşkın sürede yaşanan gerilemeyi kaygı verici olarak değerlendirdi.

AHRS, basın özgürlüğü alanındaki gerilemenin yalnızca gazetecilerin çalışma koşullarıyla sınırlı olmadığını, toplumun farklı görüşlere ulaşabilmesi ve kamusal tartışmaların çoğulcu biçimde yürütülebilmesi açısından da ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti.

TELE1, Halk TV ve T24’e Yönelik Müdahaleler Gündemde

Açıklamada, Türkiye’de bağımsız medya kuruluşlarına yönelik son dönemde gerçekleştirilen müdahaleler ayrı ayrı ele alındı.

AHRS, TELE1 televizyonunun yönetiminin mahkeme kararıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiğini hatırlattı. Bu tür müdahalelerin medya kuruluşlarının kurumsal ve editoryal bağımsızlığı üzerinde doğrudan sonuçlar yarattığına dikkat çekildi.

Halk TV’ye kayyım atanması ve yayın faaliyetlerinin durdurulması da açıklamanın önemli başlıkları arasında yer aldı. Dernek, bu müdahalenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun devam eden yargı süreciyle aynı döneme denk geldiğini belirterek gelişmenin basın özgürlüğü açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bağımsız haber sitesi T24’e yönelik erişim engelini de eleştiren AHRS, haber sitelerinin erişime kapatılmasının toplumun bilgiye ulaşma hakkını doğrudan etkilediğini vurguladı.

Dernek, farklı medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek medya çoğulculuğunun korunmasının demokratik toplum düzeninin temel koşullarından biri olduğuna dikkat çekti.

Gazetecilere Yönelik Gözaltı ve Tutuklamalar Eleştirildi

AHRS, açıklamasında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gibi meslek örgütlerinin verilerine de yer vererek gazetecilere yönelik adli işlemlerin basın özgürlüğü üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Derneğin aktardığı verilere göre Türkiye’de 18 gazeteci cezaevinde bulunuyor. Açıklamada, son 70 gün içerisinde gazetecilere yönelik 25 gözaltı işlemi, 10 tutuklama ve iki ev hapsi kararı kaydedildiği belirtildi.

AHRS, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında yürütülen soruşturmaların da gazetecilik faaliyetlerini etkilediğini savundu. Açıklamada gazeteciler Alican Uludağ, İsmail Arı ve Pınar Gayıp’ın isimlerine yer verilerek ceza mevzuatının haber üretimi ve kamuoyunu bilgilendirme faaliyetleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Dernek, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltı, tutuklama veya diğer adli tedbirlerle karşı karşıya kalmasının ifade özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkı bakımından ciddi sorunlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

“Basın Özgürdür, Sansür Edilemez”

AHRS, Türkiye’de medya kuruluşlarına yönelik idari müdahalelerin ulusal anayasal hükümler ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 28. maddesinde yer alan “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmüne dikkat çekildi.

Dernek, Anayasa’nın 90. maddesinin temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmaların iç hukukla ilişkisini düzenlediğini hatırlatarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğünü güvence altına alan 10. maddesinin önemini vurguladı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) içtihatlarında basının demokratik toplumlarda kamusal denetim işlevi üstlendiğinin kabul edildiğine dikkat çekilen açıklamada, devletlerin medya çoğulculuğunu koruma sorumluluğu bulunduğu ifade edildi.

AHRS ayrıca Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesine atıfta bulunarak herkesin düşünce ve ifade özgürlüğüne, bilgi ve düşünceleri arama, edinme ve yayma hakkına sahip olduğunu hatırlattı.

“Türkiye’deki Müdahaleler Ortadoğu İçin Olumsuz Bir Örnek Oluşturabilir”

Suriye İnsan Hakları Derneği, Türkiye’deki basın özgürlüğü tartışmalarının yalnızca ülke sınırları içerisinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek gelişmelerin bölgesel etkilerine de dikkat çekti.

Özellikle Suriye gibi uzun yıllardır çatışmaların ve siyasal istikrarsızlığın etkisi altında bulunan ülkelerde hukukun üstünlüğünün, demokratik kurumların ve şeffaf yönetim anlayışının güçlendirilmesinin bölgesel gelişmelerle yakından ilişkili olduğu vurgulandı.

AHRS, Türkiye’de bağımsız medyaya yönelik müdahalelerin bölgedeki otoriter uygulamalar açısından olumsuz bir örnek oluşturabileceği görüşünü dile getirdi.

Derneğe göre basın özgürlüğünün sınırlandırılması, yalnızca ulusal demokratik kurumları zayıflatmakla kalmayıp Ortadoğu genelinde insan haklarının korunmasına yönelik çabaları da olumsuz etkileyebilir.

Açıklamada, komşu ülkelerde demokratik uygulamaların güçlenmesinin bölgesel insan hakları mekanizmalarının gelişmesi bakımından önem taşıdığı belirtildi.

AHRS’den Üç Temel Talep

Suriye İnsan Hakları Derneği, basın açıklamasının sonunda Türkiye’deki yetkili idari ve adli makamlara çağrıda bulunarak üç temel talep sıraladı.

Medya Kuruluşlarının Bağımsızlığının Yeniden Sağlanması: TELE1 ve Halk TV’nin hukuki statülerinin ve editoryal bağımsızlıklarının kendi kurumsal yapıları içerisinde yeniden tesis edilmesi istendi.

Gazetecilere Yönelik Kısıtlamalarda Ölçülülük İlkesinin Gözetilmesi: Gazetecilik faaliyetlerine yönelik gözaltı işlemleri ve idari erişim engellerinin hukukun gerektirdiği zorunlu ve ölçülü sınırlar içerisinde tutulması gerektiği vurgulandı.

Uluslararası İnsan Hakları Standartlarına Uyum: Türkiye’deki yargısal uygulamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleriyle ve Anayasa’nın medya çoğulculuğunu koruyan düzenlemeleriyle uyumlu hâle getirilmesi talep edildi.

“Hukukun Üstünlüğü ve Medya Çoğulculuğu Korunmalıdır”

AHRS Yönetim Kurulu adına açıklamayı yayımlayan Dernek Başkanı Hasan Öğütcü, hukukun üstünlüğü ilkelerinin korunması ve basın özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Dernek, medya kuruluşlarının kurumsal bağımsızlığının korunması, gazetecilerin mesleki faaliyetlerini özgürce sürdürebilmesi ve toplumun farklı kaynaklardan bilgiye ulaşabilmesinin demokratik yaşam açısından temel önem taşıdığını belirtti.

Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin bölgesel sonuçlarına da dikkat çeken AHRS, yetkili makamları anayasal güvencelere ve uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uygun hareket etmeye çağırdı.

Kaynak: Suriye İnsan Hakları Derneği (AHRS) Yönetim Kurulu adına Başkan Hasan Öğütcü tarafından yayımlanan basın açıklaması.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir