Ankara’da emeklilerin Anayasa Mahkemesi önünde düzenlediği eyleme “Para için değil, onurumuz için” yazılı dövizle katılan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu yaşamına son verdi. Şekeroğlu’nun ölümü, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısını ve insanca yaşam talebini bir kez daha gündeme taşıdı. Yaşananları yalnızca bireysel bir trajedi olarak değerlendirmek yerine, milyonlarca emekliyi kuşatan ekonomik ve toplumsal koşulların da konuşulması gerekiyor. Şekeroğlu’nun 25 Eylül’deki eyleme katıldığı ve daha sonra hastanede yaşamını yitirdiği doğrulandı.

Hasan Hüseyin Dönemez / AHA – Ankara’da emekli örgütlerinin seyyanen zam ve insanca yaşam talepleriyle Anayasa Mahkemesi önünde gerçekleştirdiği eylem, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun yaşamını yitirmesiyle Türkiye’nin gündemine oturdu. Şekeroğlu’nun eylemde “Para için değil, onurumuz için” yazılı döviz taşıdığı ve geçinemediğini dile getirdiği bildirildi.

Yaşanan bu ağır olayın ardından, milyonlarca emeklinin karşı karşıya olduğu ekonomik koşullar ve giderek ağırlaşan geçim mücadelesi bir kez daha tartışmanın merkezine yerleşti.

Bir Ömür Çalışan İnsanlar Neden Geçinemiyor?

Yıllarca çalışan, üreten, vergi veren, çocuk büyüten ve hayatın bütün yükünü omuzlayan insanlar neden emekliliklerinde insanca yaşayabilecekleri bir gelirden mahrum kalıyor?

Neden kira, gıda, elektrik, su ve sağlık giderlerini karşılamak emekliler için her geçen gün daha ağır bir mücadeleye dönüşüyor? Neden milyonlarca insan, ömrünün sonunda dinlenmesi gerekirken yeniden çalışmak, borçlanmak, çocuklarından destek istemek ya da en temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalıyor?

Ali Şekeroğlu’nun yaşamını yitirdiği eylemin temel taleplerinden biri de memurlara verilen seyyanen zammın emeklilere de yansıtılmasıydı.

Yoksulluk Yalnızca Cebimizdeki Paranın Azalması Değildir

Böylesine ağır bir olayın ardından kolay açıklamalara sığınmamak gerekiyor. Bir kişinin ruhsal durumuna ilişkin doğrulanmamış değerlendirmeler yapmak yerine, onu kuşatan toplumsal ve ekonomik koşulları da konuşmak gerekiyor.

Çünkü yoksulluk yalnızca cebimizdeki paranın azalması değildir.

Yoksulluk bazen sofradan bir öğünün eksilmesidir. Bazen ödenemeyen kiradır. Bazen alınamayan ilaçtır. Bazen torununa harçlık verememenin mahcubiyetidir. Bazen de yarının bugünden daha iyi olacağına ilişkin inancın giderek kaybolmasıdır.

“Sözün Bittiği Yer” Demeyin

Bu nedenle yaşananların ardından “sözün bittiği yer” demek yerine, söz söylemenin tam zamanı olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Çaresizlik tesadüf değildir. Yoksulluk kader değildir. Öfke sebepsiz değildir.

İnsanları susturan yalnızca korku değildir; bazen geçim derdi de insanın sesini boğar. Her gün biraz daha ağırlaşan hayat karşısında sessizliğe gömülündüğünde, asıl o zaman söz biter.

Emeklilerin Talebi: İnsanca Yaşamak

Emeklilerin meydanlarda dile getirdiği talep açık: Sadaka değil, yıllarca verdikleri emeğin karşılığı; yalnızca hayatta kalabilecekleri değil, insan onuruna yakışır biçimde yaşayabilecekleri bir gelir.

Şekeroğlu’nun taşıdığı “Para için değil, onurumuz için” yazılı döviz de bu talebin simgelerinden biri haline geldi. Bianet

Bugün susmak değil, konuşmak; yalnızlaşmak değil, dayanışmak zamanıdır. “Geçinemiyoruz” diyen milyonlarca emeklinin sesini duymak ve duyurmak zamanıdır.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir